inanıyorum ile cümle

inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Pretože verím, že spoločnosť nebude slobodná, pokiaľ ženy tejto spoločnosti sú neslobodné.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Protože věřím, že společnost nemůže být svobodná, dokud ženy v této společnosti nejsou svobodné.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Społeczeństwo nie będzie wolne jeśli kobiety nie będą wolne.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Weil ich glaube, dass eine Gesellschaft nicht frei ist, ehe die Frauen dieser Gesellschaft nicht frei sind.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Επειδή πιστεύω ότι μια κοινωνία δεν είναι ελεύθερη όταν οι γυναίκες αυτής της κοινωνίας δεν είναι ελεύθερες.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Защото вярвам, че едно общество не може да е свободно, ако жените в него не са.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.(Оплески)
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Потому что верю, что общество не будет свободным, если несвободны женщины в этом обществе.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.כי אני מאמינה שהחברה לא תהיה חופשית אם הנשים של חברה זו אינן חופשיות.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.لأنني أؤمن بأن المجتمعات لن تكون حرة إذا لم تكن نساء تلك المجتمعات حرة.
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.それを構成する女性たちの 自由なしにはありえない (拍手)
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Además, creo que todos los animales cubiertos de petróleo merecen una segunda oportunidad de vida.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Além disso, acredito que todos os animais sujos de petróleo merecem uma segunda oportunidade na vida.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Bovendien geloof ik dat ieder met olie besmeurd dier een tweede kans op leven verdient.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.E poi credo che ogni animale che abbia subito questo danno meriti una seconda occasione di vita.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Et de plus, je crois que tout animal mazouté mérite une deuxième chance de vivre.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Hơn thế nữa, tôi tin rằng mỗi động vật bị dính dầu xứng đáng có một cơ hội sống thứ hai.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Każdemu zwierzęciu dotkniętemu taką katastrofą należy się od życia druga szansa.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.저는 모든 기름범벅이 된 새들에게 다시 한번 더 살 수 있는 기회를 줘야한다고 생각합니다
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Kromě toho se domnívám, že každý ropou znečištěný živočich si zaslouží šanci přežít.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Mitöbb, hiszek abban, hogy minden olajos madár megérdemel egy második esélyt az életre.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Navyše si myslím, že každé zviera pokryté ropou si zaslúži druhú šancu na život.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Poleg tega pa verjamem, da vsaka z nafto prekrita žival v življenju zasluži drugo priložnost.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Saya percaya setiap binatang korban tumpahan minyak layak mendapatkan kesempatan kedua.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Şi în plus, cred că fiecare animal contaminat merită o a doua şansă la viaţă.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Zudem glaube ich, dass jedes mit Öl überzogene Tier eine zweite Chance im Leben verdient.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Επιπλέον, πιστεύω ότι κάθε ζώο που έχει καλυφθεί από πετρέλαιο δικαιούται μια δεύτερη ευκαιρία στη ζωή.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.В допълнение на това, аз вярвам, че всяко замърсено с петрол животно заслужава втори шанс в живота.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Кроме того, я верю что каждое облитое нефтью животное заслуживает ещё один шанс на жизнь.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.Окрім того, я вважаю, що кожна забруднена нафтою тварина заслуговує на другий шанс на життя.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.ובנוסף, אני מאמינה שלכל חיה משומנת מגיע סיכוי נוסף לחיים.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.كما أؤمن أن كل حيوان غارق في النفط يستحق فرصة ثانية للحياة
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.再度生きる機会を与えられるべきだと信じます 私がなぜこのことをこれほど強く
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Acredito que devemos chegar a horas.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Cred că trebuie să soseşti la timp.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Credo che si debba essere puntuali.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Creo que se debe ser puntual.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Hiszek abban, hogy pontosnak kell lennünk.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Je crois qu'on doit arriver à l'heure.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Jeg mener man skal komme til tiden.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.저는 여러분들이 시간을 지켜야 한다고 믿어요. 하지만 저는 연습할때 정말로 느낍니다. 예를들어,
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Man sollte immer pünktlich sein.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Saya percaya Anda harus tepat waktu.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Tôi tin rằng ai cũng phải đúng giờ.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Uważam, że zawsze trzeba być na czas.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Verím, že je dôležité pracovať načas.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Πιστεύω πως πρέπει να είσαι στην ώρα σου.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Вярвам, че трябва да идваш навреме.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Нужно быть всегда вовремя.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.Я вірю в те, що приходити треба вчасно.
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.אני מאמין שצריך להיות בזמן. אבל הרגשתי שבאימון, לדוגמא,
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.اعتقد انه عليك ان تأتي في الوقت المحدد, لكنني لم اشعر بأهميته إلاَّ عند التدريب
Dakik olunması gerektiğine inanıyorum.練習は時間通りに始まり終わる
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Điều đó rất đáng để thử và tôi tin rằng nó sẽ thành công.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Es ist einen Versuch wert und ich glaube, dass es erfolgreich wäre.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Het is een poging waard en ik geloof dat het zou slagen.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Ini patut dicoba dan saya percaya ini akan berhasil.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.이건 해볼만한 가치가 있고 전 이게 성공할 거라 믿습니다.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Merită să încercăm şi eu cred că vom reuşi.
Denemeye değer ve ben başarılı olacağına inanıyorum.Stojí to za pokus a věřím, že tento pokus bude úspěšný.

İlgili Sayfalar