inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Hayaletlere inanıyorum.I believe in ghosts.
Affedersiniz. Onun benim koltuğum olduğuna inanıyorum.Excuse me. I believe that is my seat.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Öldükten sonra tekrar canlanmaya kuvvetle inanıyorum.I strongly believe in respawn after death.
Sana her şeyi söylediğime inanıyorum.I believe I have now told you everything.
Ben sansüre inanıyorum. Onun sayesinde bir servet yaptım.I believe in censorship. I made a fortune out of it.
Söylediğinin doğru olduğuna inanıyorum.I believe what you said is true.
Sen buna ister inan istersen inanma, ben buna inanıyorum.Whether you believe it or not, I believe it.
Tom'un onun hakkında yanıldığına inanıyorum.I believe Tom is mistaken about that.
Ne demek istediğimi bildiğine inanıyorum.I believe you know what I mean.
Ben onun bir avukat olmadığına inanıyorum.I believe he is not a lawyer.
Ben her şeyin iyi olacağına inanıyorum.I believe that everything will be fine.
Onun yetenekli olduğuna inanıyorum.I believe he is competent.
Bunun senin için yapabileceğim tek şey olduğuna inanıyorum.I believe this is the only thing I can do for you.
Kendine sormak zorundasın "İnandığıma neden inanıyorum?".You have to ask yourself "Why do I believe what I believe?".
Elvis'in şu anda yaşadığına inanıyorum.I believe Elvis yet lives.
Elvis'in hâlâ hayatta olduğuna inanıyorum.I believe Elvis is still alive.
Bu çocukları korumanın benim görevim olduğuna inanıyorum.I believe it's my duty to protect these children.
Ben Buda'ya inanıyorum.I believe in Buddha.
Ben Muhammed'e inanıyorum.I believe in Muhammad.
Ben yanıtı bulduğuma inanıyorum.I believe I have found the answer.
Onu yaptırabileceğimize inanıyorum.I believe we can get that done.
Ben bunun iyi bir fikir olmadığına inanıyorum.I believe that this is not a good idea.
Ben aşık olduğuma inanıyorum.I think I'm in love!
Onun 40 yaşında olduğuna inanıyorum.I believe she's 40 years old.
Ben hâlâ aşka inanıyorum.I still believe in love.
Aşkın var olduğuna inanıyorum.I believe love exists.
Ben hala internetin çocuklar için bir yer olmadığına inanıyorum.I still believe the Internet is not a place for children.
Tom'a inanıyorum.I believe Tom.
Kararın adil olduğuna inanıyorum.I believe that the decision is just.
Zaten ona inanıyorum.I already believe it.
Ben büyüye inanıyorum.I believe in magic.
Ben mucizelere inanıyorum.I believe in miracles.
Söylediğinin bu olduğuna inanıyorum.I believe that's what you said.
Tom'un masum olduğuna inanıyorum.I believe Tom is innocent.
Haklı olduğuna inanıyorum.I believe you're right.
Tom'la tanıştığına inanıyorum.I believe you've met Tom.
Hikayene inanıyorum.I believe your story.
Senin hikayene inanıyorum.I believe your story.
Her şeyin olabileceğine inanıyorum.I believe anything can happen.
Onun adının Tom olduğuna inanıyorum.I believe his name is Tom.
Bununla ilgili yardım edebileceğime inanıyorum.I believe I can help with that.
Tom'u bulmana yardım edebileceğime inanıyorum.I believe I can help you find Tom.
Sana yardımcı olabileceğime inanıyorum.I believe I can help you.
Kendimi açıkça ifade ettiğime inanıyorum.I believe I made myself clear.
Bunun bir hediye olduğuna inanıyorum.I believe it is a gift.
Ben denemeye değer olduğuna inanıyorum.I believe it's worth trying.
Onun bana ait olduğuna inanıyorum.I believe that belongs to me.
Tom'un Mary'yi tanıdığına inanıyorum.I believe Tom is acquainted with Mary.
Tom'un hatasız olduğuna inanıyorum.I believe Tom is correct.
Tom'un durumunun iyi olduğuna inanıyorum.I believe Tom is doing well.
Telefonda konuştuğumuza inanıyorum.I believe we spoke on the phone.
Hatalı olduğuna inanıyorum.I believe you are incorrect.
Her ikinizinde Tom'u tanıdığına inanıyorum.I believe you both know Tom.
Bize yardımcı olabileceğinize inanıyorum.I believe you can help us.
Tom'u tanıdığına inanıyorum.I believe you know Tom.
Ciddi bir durumumuz olduğuna inanıyorum.I believe we have a serious situation.
Elbette sana inanıyorum.I do believe you.
Elbette size inanıyorum.I do believe you.
Senin hakkında bilmiyorum ama Tom'a inanıyorum.I don't know about you, but I believe Tom.