inanırlar ile cümle
inanırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Ze vertrouwen erop dat medewerkers en controleurs hun werk niet alleen doen maar ook correct.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Вони переконані, що працівники та спостерігачі бездоганно виконують свої обов'язки.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Они доверяют тому, что работники и наблюдатели выполняют свою работу и делают это безошибочно.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Те вярват, че избирателните служители и наблюдателите на изборите вършат работата си правилно и честно.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.הם סומכים על כך שעובדי הבחירות והמפקחים יעשו את עבודתם נאמנה.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.ويثقون بأن لجنة الإنتخابات ومراقبيها يؤدون واجباتهم بصورة صحيحة.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.職務をきちんと行っていると信じているのです 投票箱は集計所に行き
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Bună -- dar în acelaşi timp îi şi pot auzi, şi pot transmite această informaţie celor vii.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Ehilà!" -- ma che possono anche udirli, e che possono riferire le loro informazioni ai vivi.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hallo, Sie -- sondern die Toten auch hören, und diese Botschaften den Lebenden zurückmelden können.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.-- Hei vaan -- mutta he myös kuulevat kuolleiden puhuvan, ja he välittävät tämän tiedon takaisin eläville.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hejsan -- men de kan också höra de döda, och de kan vidarebefodra denna information till de levande.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.¡Hola a todos! Sino que también pueden escucharlos y pasarles esa información a los que están vivos.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Jak się masz! Ale także ich słyszą i mogą przekazać informacje żyjącym.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.여보세요~ -- 또한 죽은 사람의 목소리를 들을 수 있다고요. 그리고 들은 이야기를 산 사람들에게 전할 수 있다고요.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Nazdárek!" ale že jsou jim schopni i naslouchat a získané informace předávat živým.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Üdvözlöm -- de hallják is a holtakat, és ezt az információt közvetíteni tudják az élőknek.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Xin chào -- mà họ còn có thể nghe người đã mất nói, và chuyển thông tin này lại cho người còn sống.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.- Здравейте вие там! но те също чуват мъртвите и могат да предадат тази информация обратно към живите.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.שלום שם - אבל הם גם מסוגלים לשמוע את המתים, והם יכולים לשדר את המידע חזרה אל החיים.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.مرحبا، هناك -- ولكن يمكن سماع الأموات كذلك، وأنها يمكن تتبع هذه المعلومات مرة أخرى إلى الحياة.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.死者が話すことも聞けるし 聞いたことを 生きている人に伝えることもできるというんです 本当でしょうか
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.A görögök hittek abban, hogy az együttsírás köteléket hoz létre az emberek közt.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.De Grieken geloofden dat samen huilen mensen met elkaar verbindt.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Die Griechen glaubten, dass gemeinsam zu weinen die Menschen verbindet.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Grecii credeau că plânsul creează o legătură între oameni.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Gréci verili, že spoločný plač vytvára väzbu medzi ľuďmi.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Grecy wierzyli, że wspólny płacz tworzy więź między ludźmi.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.I Greci pensavano che piangere insieme creasse un legame tra le persone.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.그리스인들은 함께 운 것이 사람들 사이에 유대감을 만들었다고 믿었습니다.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Les Grecs croient que pleurer ensemble créer un lien entre les gens.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Los griegos pensaban que llorar en compañía creaba vínculos entre la gente.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Os gregos acreditavam que chorar em conjunto criava laços entre as pessoas.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Οι Έλληνες πίστευαν ότι, όταν κλαίνε μαζί οι άνθρωποι, δημιουργούν ένα δεσμό μεταξύ τους.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Греки верили, что совместный плач создаёт между людьми определённую связь.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.Гърците вярвали, че общият плач създава връзка между хората.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.היוונים מאמינים שבכי משותף יוצר קשר בין אנשים.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.اعتقد اليونان بأن النحيب معاً والعويل يخلق رابطاً بين الناس.
Yunanlılar birlikte ağlamanın insanlar arasında bir bağ oluşturduğuna inanırlardı.アキレウスはヘクトールの遺体を 父親であるプリアモスへ丁重に手渡し