inanırım ile cümle
inanırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.En daarom zal ik je een bedreiging laten zien, en een antwoord vanuit de architectuur.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Et c'est pourquoi je vais vous montrer une menace, et une réponse architecturale.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Itulah mengapa saya akan menunjukkan sebuah ancaman, dan tanggapan arsitekturnya.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.단지 기회를 신뢰할 뿐입니다. 이점이 바로 제가 여러분께 위협의 징후와 그에 대한 건축적 대응책을 보여드리는 이유입니다.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Tôi chỉ tin vào những cơ hội. Đó là tại sao tôi sẽ cho bạn thấy 1 mối đe dọa, và 1 giải pháp kiến trúc.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Was ich Ihnen zeigen werde, ist eine Bedrohung und die architektonische Antwort darauf.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Wierzę tylko w możliwości. Dlatego pokażę wam zagrożenie i odpowiedź architektoniczną.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Y es por eso que les voy a mostrar una amenaza y una respuesta arquitectónica.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Πιστεύω μόνο σε ευκαιρίες. Γι' αυτό το λόγο θα σας δείξω μια απειλή και μια αρχιτεκτονική απάντηση.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.Поради което ще ви покажа една заплаха и един архитектурен отговор.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.אני מאמין רק בהזדמנויות. לכן אני אראה לכם איום, והתשובה הארכיטקטואלית.
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.أنا أؤمن فقط بالفرص ما سأريكموه الآن يشكل تهديدًا لنا والرد المعماري عليه
Ben sadece fırsatlara inanırım, ki bu fırsat, bir tehditi ve mimari bir tepkiyi size niçin anlattığımdır.だから私はこうして脅威を提示し 建築からの対応をお見せするのです 脅威とは「砂漠化」です
Buna inanırım.Acredito.
Buna inanırım.Benar.
Buna inanırım.Cred.
Buna inanırım.Davvero.
Buna inanırım.Elhiszem.
Buna inanırım.En serio.
Buna inanırım.Ich glaube das auch.
Buna inanırım.Je le crois.
Buna inanırım.Temu verjamem.
Buna inanırım.Věřím tomu.
Buna inanırım.Το πιστεύω.
Buna inanırım.Вярвам им.
Buna inanırım.Действительно верю.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.저는 건축이 cool 하지 말아야 한다고 믿습니다.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Deswegen sollte es nicht cool sein.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Dlatego nie powinna być chłodna.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Donc, je crois qu'elle ne devrait pas être froide.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Ezért azt gondolom, hogy nem kellene hogy hűvös legyen.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Per questo penso che non dovrebbe essere fredda.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Portanto acho que não deve ser "fixe".
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Por tanto, creo que no debería ser "cool".
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Prin urmare cred că nu ar trebui să fie "cool".(n.t. mişto)
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Vì thế tôi tin rằng nó không nên lạnh lùng.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Затова вярвам, че тя не трябва да е хладна.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.לכן בעיני היא לא צריכה להיות רגועה.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.لذا أعتقد أنه لا ينبغي أن تكون طريفة
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.そのような冷たい建築は、非常に高く評価されますが
Bu yüzden, burdan yukarıya doğru tırmanan bişeyrlerin olduğuna inanırım...yada aşağı, kim bilir.Also würde ich glauben, dass es etwas gibt dass uns aufsteigen lässt... oder abwärts, wer weiß.
Bu yüzden, burdan yukarıya doğru tırmanan bişeyrlerin olduğuna inanırım...yada aşağı, kim bilir.Takže bych věřil, že něco je tady a stoupá to vzhůru...nebo dolů, kdo ví..
Bu yüzden, burdan yukarıya doğru tırmanan bişeyrlerin olduğuna inanırım...yada aşağı, kim bilir.Więc wierzyłbym, że jest coś co wznosi się w górze... albo w dole, kto wie.
Bu yüzden, burdan yukarıya doğru tırmanan bişeyrlerin olduğuna inanırım...yada aşağı, kim bilir.Ήθελα να πιστεύω ότι υπάρχει κάτι εδώ που ανεβαίνει ή κατεβαίνει, ποιος ξέρει.
Bu yüzden, burdan yukarıya doğru tırmanan bişeyrlerin olduğuna inanırım...yada aşağı, kim bilir.Так что я бы хотел верить, что там есть что-то, что возносится вверх.....или падает вниз, кто знает.
Duyduğum her söze inanırım.Cred toate promisiunile pe care le aud.
Duyduğum her söze inanırım. Hiçbir başarı elde edemedim.Mindig elhittem, amit ígértek, de soha nem sikerült semmi.
Duyduğum her söze inanırım. Hiçbir başarı elde edemedim.Todo Io que me prometieron me Io creí, pero nunca conseguí nada.
Duyduğum her söze inanırım.Ich glaubte immer alle Versprechungen.
Duyduğum her söze inanırım.Ik geloof elke belofte die ik hoor.
Duyduğum her söze inanırım.Věřím každému slibu, který slyším.
Duyduğum her söze inanırım.Πιστεύω κάθε υπόσχεση που ακούω.
Duyduğum her söze inanırım.Вярвам на всяко обещание.
Duyduğum her söze inanırım.Да, обманутой.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Cred în puterea audiovizualului.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Credo nel potere degli audiovisivi.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Creo en el poder de los audiovisuales.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Ich glaube an die Macht der audiovisuellen Hilfsmittel.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Ik geloof in de kracht van de audiovisuele boodschap.
Görsel-işitsel araçların gücüne inanırım.Je crois à la puissance de l'audiovisuel.