inanırım ile cümle
inanırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tam bir imanla inanırım ki, peygamberlerin tüm sözleri doğrudur.Вярвам с чиста вяра, че всички думи на пророците са истина.
Ben sadece tutkuya inanırım.Religija – animizmas.
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,1992년까지 저는 미국이 최고라고 믿어왔죠 -- 전 여전히 그래요.
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,Đến năm 1992, tôi vẫn tin là Mỹ là nơi tốt nhất - mà hiện giờ tôi vẫn còn tin
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,Hasta 1992, pensaba que Norteamérica era el mejor país del mundo, todavía creo que lo es
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,Până în 1992, obișnuiam să cred că America a fost cea mai bună -- încă mai cred asta,
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,עד 1992 האמנתי שאמריקה היתה הכי טובה - ועודני מאמינה,
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,حتى عام 1992, كنت اعتقد ان امريكا هي الأفضل-- ومازلت
1992'ye kadar Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım -- halen inanırım,それは否定できません 私は被害者だから
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Cred în modestie și încerc să-mi plec privirea, iar dacă totul e de sus, atunci totul e la fel.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Creo en la modestia y trato de bajar la mirada, y si todo transcurre por arriba, me da lo mismo.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Io credo nella modestia e provo ad abbassare lo sguardo, e se tutto viene dall'alto, è tutta la stessa cosa.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Je crois en la modestie et j'essaye de baisser mon regard, et si tout vient d'en haut alors tout est pareil.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.저는 모든것이 같은 것이 아니라 저보다 위에 있으므로 제가 겸손하고 시선을 낮추려고 노력한다는 것을 믿고 있습니다.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Skromność jest dla mnie ważna i zniżam wzrok, a od góry wszystko jest jednakowe.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Вярвам в скромността и се опитвам да сведа погледа си. и ако всичко е от по-горе то тогава всичко е същото.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.אני מאמין בצניעות ומנסה להוריד את המבט, ואם הכל קורה מלמעלה אז הכל אותו הדבר.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.أؤمن بالتواضع، وأحاول أن أغض بصري، وإذا كان كل شيء من أعلى فإن كل شيء هو نفسه.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Ale każdy ma - i wierzę w pluralistyczne społeczeństwo - każdy na coś stawia.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Ale každý musí - a já věřím v pluralitní společnost - každý vsází na něco.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Dar oricine are -- iar eu cred într-o societate pluralistă -- toată lumea mizează pe ceva.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Ja verím v pluralitnú spoločnosť, každý vsádza na niečo.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Jeder von uns - und ich glaube an eine pluralistische Gesellschaft - jeder wettet auf irgendetwas.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.하지만 모든 사람들은 -- 전 다원적 사회를 믿습니다 -- 모두 다 다른 무언가에 베팅을 하고 있죠
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Maar iedereen -- in een pluralistische maatschappij -- zet zijn zinnen ergens op.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Mais tout le monde a -- et je crois dans une société pluraliste -- tout le monde mise sur quelque chose.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Ma ognuno, ed io credo in una società pluralista, ognuno sta puntando su qualcosa.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Tény, hogy - bár hiszek a plurális társadalomban - mindenki felteszi az életét valamire.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Αλλά όλοι έχουν -- και πιστεύω σε μια πλουραλιστική κοινωνία -- όλοι ποντάρουν πάνω σε κάτι.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Але в кожного — і я вірю в плюралістичне суспільство — в кожного є своє, чому присвятити себе.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Но всеки - и вярвам, че има болшинство всеки залага на нещо.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.Но каждый человек -- и я считаю, что в плюралистическом обществе -- каждый делает ставку на что-то.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.אבל לכולם יש -- אני מאמין בחברה פלורליסטית -- כולם מהמרים על משהו.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.لكن الجميع يفعل -- وأنا أؤمن بالمجتمع المتعدد -- الجميع يراهن بحياته على شئ ما.
Ama bunu herkeste yapar -- ben çoğulcu bir topluma inanırım -- herkes bir şey üzerine oynuyor.皆が人生を何かに賭けていると 私は信じています 私が教会を始めた時
Ben adalete katiyetle inanırım.Aku percaya sekali bahwa keadilan itu penting.
Ben adalete katiyetle inanırım.Bây giờ tôi là một người luôn tin tưởng vào công bằng.
Ben adalete katiyetle inanırım.Cred cu tărie în justiţie.
Ben adalete katiyetle inanırım.Én szilárdan hiszek az igazságban.
Ben adalete katiyetle inanırım.Eu acredito muito na justiça.
Ben adalete katiyetle inanırım.Itse uskon vankasti oikeudenmukaisuuteen.
Ben adalete katiyetle inanırım.Ja oczywiście wierzę w sprawiedliwość.
Ben adalete katiyetle inanırım.Ja pevne verím v spravodlivosť.
Ben adalete katiyetle inanırım.Já ve spravedlnost pevně věřím.
Ben adalete katiyetle inanırım.Je crois fermement en la justice.
Ben adalete katiyetle inanırım.Jeg går meget ind for retfærdighed.
Ben adalete katiyetle inanırım.Nun, ich glaube stark an Gerechtigkeit.
Ben adalete katiyetle inanırım.Ora, io credo fermamente nella giustizia.
Ben adalete katiyetle inanırım.Politiker pratar om rättvisa.
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.저 역시 정의를 믿습니다. 단지 실현 불가능하다는 거죠.
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.Nu geloof ik heilig in rechtvaardigheid, maar het is gewoon onmogelijk.
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.Soy un firme creyente en la justicia, simplemente creo que es imposible.
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.עכשיו אני מאמין אדוק בצדק. אני פשוט חושב שזה בלתי אפשרי.
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.وانا الان مقتنع تماما بمفهوم العادلة .. ولكن اعتقد ان تحقيقها بصورة تامة امرٌ مستحيل
Ben adalete katiyetle inanırım. Sadece imkânsız olduğunu düşünüyorum.私達は 出来ること全てを
Ben adalete katiyetle inanırım.Trdo verjamem v pravičnost.
Ben adalete katiyetle inanırım.Εγώ πιστεύω ακλόνητα στη δικαιοσύνη.
Ben adalete katiyetle inanırım.Аз напълно вярвам в справедливостта.
Ben adalete katiyetle inanırım.Лично я тоже полностью верю в справедливость.
Ben adalete katiyetle inanırım.Я теж за справедивість.