Ana içeriğe geç
Sözlük

in ile cümle

in kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Asosyal olabilirim , ama bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.I may be antisocial, but it doesn't mean I don't talk to people.
Antisosyal olabilirim fakat bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.I may be antisocial, but it doesn't mean I don't talk to people.
Yalnız olan herkes diğer insanlardan korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Yalnız olan her insan başkalarından korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.I am a flawed person, but these are flaws that can easily be fixed.
Bir sürü insan varsa, bundan nefret ediyorum.I hate it when there are a lot of people.
Çok fazla insan olmasından nefret ediyorum.I hate it when there are a lot of people.
Yabancı insanlar benim ilgimi çekiyor.Foreign people intrigue me.
Yarın, aya inecek.Tomorrow, he will land on the moon.
Madritli insanlar tuhaftır.People from Madrid are weird.
Pek çok insan amaçsızca hayatın içinde sürükleniyor.Many people drift through life without a purpose.
Birkaç sayfa ingilizceyi çevirmek iki saatten daha fazla zamanımı aldı.It took me more than two hours to translate a few pages of English.
Kanıtlayamasan bile neyin doğru olduğuna inanırsın?What do you believe is true even though you cannot prove it?
Bilgisayarlar insanları aptallaştırır.Computers make people stupid.
İki insan her zaman aynı görüşe sahipse, bunlardan biri gereksizdir.If two men always have the same opinion, one of them is unnecessary.
Bizim görüşümüz sahip olduğumuz bir fikirdir; inancımız bize sahip olan bir fikirdir.Our opinion is an idea which we have; our conviction an idea which has us.
İnternet üzerinden insanlara asılmak sokakta asılmaktan daha kolaydır.It is easier to hit on people on the Internet than in the street.
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Ben ona inanamıyorum!I can't believe it!
Herkes hayallerin gerçekleşebileceğine inanmak istiyor.Everyone would like to believe that dreams can come true.
Onun hikayesi herhangi birinin inanması için çok fazla saçma.His story was too ridiculous for anyone to believe.
Her insan bir dünyadır.Each person is a world.
Sence insanlık bir gün Ay'ı sömürgeleştirecek mi?Do you think mankind will someday colonize the Moon?
Peynir, inek, keçi, koyun, ve diğer memelilerin sütlerinden yapılan bir katı gıdadır.Cheese is a solid food made from the milk of cows, goats, sheep, and other mammals.
Ellerinizi indirin!Put your hands down!
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
O iyi bir insan.He's a good person.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlar.Wolves won't usually attack people.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmaz.Wolves won't usually attack people.
Gözlerime inanamıyorum.I can't believe my eyes.
Savaşın başlayacağına inanıyor musun?Do you believe war will start?
Allah'a inanıyor musun?Do you believe in God?
Açıklamanız inandırıcı olmayacak; o gerçek olamayacak kadar imkansız.Your explanation won't wash; it's too improbable to be true.
Seni incitmek istemedim.I didn't mean to hurt you.
Amacım seni incitmek değildi.I didn't mean to hurt you.
Seni incitmek istememiştim.I didn't mean to hurt you.
Ona inanmayı zor buluyorum.I find it difficult to believe.
Sana inanıyorum.I believe you.
Size inaniyorum.I believe you.
Bana inanmaman çok üzücü.That you don't believe me is a great pity.
Böyle bir şeye inanman aptalca.It is foolish of you to believe such a thing.
Onu inkar etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use your trying to deny it.
Öyleyse onu görmediğine inanamam.I cannot believe you did not see him then.
O zaman onu görmediğine inanmıyorum.I cannot believe you did not see him then.
Hava, yemek gibi insanların temel ihtiyaçlarındandır.Air, like food, is a basic human need.
Hava boşalırken balon yavaşça indi.The balloon descended gradually as the air came out.
Hava yoksa insan on dakika bile yaşayamaz.If there were no air, man could not live even ten minutes.
Çılgınlık yapmadan yaşayan insan düşündüğü kadar akıllı değildir.Who lives without folly is not so wise as he thinks.
Banka insanlar için para tutar.The bank keeps money for people.
Zenginler insanları küçük görmeye eğilimlidir.The rich are apt to look down on people.
Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.Some people identify success with having much money.
Altın ince plakalar halinde dövüldü.The gold was beaten into thin plates.
köprü inşaatı için fiyat verilmişti.Bids were invited for building the bridge.
Kiliseye giden kimse Tanrı'ya inanır.Whoever goes to church believes in God.
Kiliseler tüm ada üzerine inşa edilmiştir.Churches were erected all over the island.
Her yıl birçok insan Kyoto'yu ziyaret eder.Kyoto is visited by many people every year.
Geçen yıl bir inme geçirdim.I had a stroke last year.
Inek, uzun, yeşil çimenlerin arasında çok yavaş hareket ediyordu.The cows were moving very slowly through the long green grass.
Bir inek bize süt verir.A cow gives us milk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod