Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.I was forced to sign my name.
Onlar beni ismimi imzalamam için zorladılar.They forced me to sign my name.
Anlaşma imzalamamız gerekmeyebilir.We might not need to sign a contract.
Bir şey imzalamam gerekiyor mu?Do I need to sign something?
İmzalamam lazım.I've got to sign off.
Tom onu imzalayacaktı ama imzalamamaya karar verdi.Tom was going to sign it, but decided not to.
Adımı nereye imzalamam gerekiyor?Where should I sign my name?
Bir itiraf imzalamamalıydın.You shouldn't have signed a confession.
Avukatımız imzalamamız için bir sözleşme düzenledi.Our lawyer drew up a contract for us to sign.
Herhangi bir şey imzalamamı istiyor musun?Do you need me to sign anything?
Tom itirafı imzalamamalıydı.Tom shouldn't have signed a confession.
Tom ve Mary itirafları imzalamamalıydı.Tom and Mary shouldn't have signed confessions.
Almanya, Velsen Antlaşması'nı EGF ya da daha sonraki bir anlaşma üzerinde imzalamamıştır.Germany did not sign the Treaty of Velsen on the EGF or any subsequent accord.
7 Nisan 2017 itibarıyla Nauru, vize muafiyet anlaşması imzalamamış olan 19 ülkeden sadece biridir.As of 2018, Nauru is the only one of the 19 countries that has not signed a visa waiver agreement.
Türkiye ise anlaşmayı bazı sebeplerden dolayı imzalamamıştır.However, I did not agree to sign it for several reasons.
Nereyi imzalamam gerek?Where do I sign?
Merya, "En zoru da, çocuklar okuldan imzalamam gereken bir belge getirdiklerinde yaşanıyor."It is most difficult when the children bring a school document I need to sign.
Del Ponte'den AB'ye, Mladiç yakalanmadan Sırbistan ile anlaşma imzalamama çağrısıDel Ponte urges EU not to seal accord with Serbia before Mladic's capture
Dragan, "SC'nin karşı olduğu hiçbir şeyi imzalamamalıydık." dedi."We shouldn't have signed anything RS disagrees with," he said.
Üsküp, anlaşmayı imzalamaması yönünde AB'den oldukça baskı gördü.Skopje was under pressure from the EU not to sign the agreement.
Türkiye ise anlaşmayı bazı sebeplerden dolayı imzalamamıştır.Südafrika hatte wegen anderer Verträge kein Interesse an der Mitgliedschaft.
Grup hala bir firma ile anlaşma imzalamamıştır.Un contrat de travail est signé avec une entreprise.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.Da allora, gli Stati che non hanno firmato il trattato ora possono solo aderirvi.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.После этой даты, государства, которые не подписывали соглашение, могут только присоединиться к нему.
Fakat Türkiye Devleti bu anlaşmayı imzalamamıştır.Однако Япония не подписала этот договор.
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.بينما تُقاوم ليزى لعدم التوقيع يهددوا في نفس اللحظة بالقبض عليها كونها عاهرة .
Fransa ve Çin-Sovyet ayrılığını sebep gösteren Çin hükümetleri antlaşmayı imzalamamışlardır.Contudo, nem a França nem a China, ambos Estados com armas nucleares, assinaram o TIP.
Mısır, Arap Birliğindeki ülkelerin bu antlaşmayı imzalamaması yönünde ağır baskısı altında idi.Egypt byl pod silným tlakem ostatních arabských zemí, aby nepodepisoval bilaterální mírovou smlouvu.
Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.S-a făcut presiune asupra mea ca să semnez cu numele meu.
Türkiye ise anlaşmayı bazı sebeplerden dolayı imzalamamıştır.Hän ei kuitenkaan allekirjoittanut lopullista sopimusta lisäehtojen vuoksi.
Almanya, Velsen Antlaşması'nı EGF ya da daha sonraki bir anlaşma üzerinde imzalamamıştır.Η Γερμανία υπέγραψε τη Συνθήκη του Βέλσεν για την ΕΔΧ ή οποιαδήποτε μεταγενέστερη συμφωνία.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.Từ đó, các nước chưa ký Công ước này nay chỉ có thể tham gia Công ước.
Türkiye ise anlaşmayı bazı sebeplerden dolayı imzalamamıştır.Liên Xô đã trì hoãn sự can thiệp của họ vì nhiều lý do.
Mısır, Arap Birliğindeki ülkelerin bu antlaşmayı imzalamaması yönünde ağır baskısı altında idi.エジプトは、単独講和条約に調印しないようにアラブ諸国からの激しい圧力下にさらされていた。
5 İsviçre EEA!yı imzalamamıştır.従五位下伊豆守。
Grup hala bir firma ile anlaşma imzalamamıştır.她此后未再签约新公司。
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.כשסילביה מסרבת, הוא מאיים לאנוס אותה.
Grup hala bir firma ile anlaşma imzalamamıştır.Компанията все пак подписва контракт.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.좋은 소식은 모두 웃으며 손에 99를 들고 있는 찍은 사진에 사인을 해달라며 절 찾아왔다는 것이고
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.A jó hír: mind 99 példányokat tartanak fel mosolyogva és rámtaláltak, hogy írjam alá a képet.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.Dobra wiadomość to, że wszyscy uśmiechając się trzymają kopie The 99 i znaleźli mnie, żebym podpisał obrazek.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.Estavam a sorrir e a segurar exemplares de Os 99. Pediram-me para lhes autografar a fotografia.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.Tin tốt là họ đang cầm Nhóm 99, đang cười, và họ nhờ tôi kí vào ảnh.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.Vestea bună e că ţin toţi în mâini, zâmbind, copii din Cei 99 şi m-au găsit ca să le dau un autograf.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.Добрата новина бе, че всички те държаха копия на "99-те" усмихнати и ме намериха, за да подпиша снимката.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.הבשורות הטובות הן שכולם שם מחזיקים עותקים של ה-99 מחייכים, והם מצאו אותי כדי לחתום על התמונה.
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.والخبر الجيد انهن كانوا يحملن صورا للابطال ال99 ويبتسمون وكانوا يردون ان اوقع لهم على تلك الصور
İyi haber ise hepsinin elinde The 99 nüshaları, ve imzalamam için beni bulmuşlar.私に気づいてサインを求めて来ました あいにくのこと 不正コピーだったので まったく収入はありません
Nereyi imzalamam gerek?¿Dónde firmo?
Nereyi imzalamam gerek?Dove devo firmare?
Nereyi imzalamam gerek?Gdzie mam podpisać?
Nereyi imzalamam gerek?Kde to mám podepsat?
Nereyi imzalamam gerek?Unde semnez? Bine, vă las.
Nereyi imzalamam gerek?Που υπογράφω;
Nereyi imzalamam gerek?Где тут подписаться?
Nereyi imzalamam gerek?>よろしい。では、あなたたちに任せましょう。 エージェント ラルソンが、必要なものは何でも用意します。
"tabi varsa, çünkü hiç imzalamamıştım.""jeśli istnieje taki papier, bo ja nigdy nic nie podpisywałem."
"tabi varsa, çünkü hiç imzalamamıştım.""...kalau ada, karena saya tak pernah menandatanganinya"
"tabi varsa, çünkü hiç imzalamamıştım."Pretože ja som to nikdy nepodpísal.
"tabi varsa, çünkü hiç imzalamamıştım." Ve "barrio"lardaki insanlar karşı-saldırıya geçmeye başladılar.A külkerületi emberek elkezdtek harcolni.