Ana içeriğe geç
Sözlük

imkan sağlamak ile cümle

imkan sağlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
22
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hanns-Martin-Schleyer-Halle (spor salonu) birçok spor dalına imkân sağlamaktadır.Nil-Saint-Vincent-Saint-Martin has several notable landmarks.
Türkiye'nin temel görevi ve amacı, Kosova ekonomisinin kalkınmasına imkân sağlamak."Turkey is a very important place for Kosovo.
Dere, yüzme ve rafting gibi açık hava etkinliklerine imkan sağlamaktadır. [2]The creek offers recreational outdoor activities like swimming and rafting.[1][3]
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Il va permettre de fabriquer des aciers de très bonne qualité.
Bu özelliği sayesinde sıva yapılmasına imkan sağlamaktadır.De esta forma, se garantiza su autenticidad.
Bu kavanoz ovalanarak üretilen elektriğin depolanmasına imkan sağlamaktadır.Esto obliga a que las locomotoras estén preparadas para admitir electrificación bitensión.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Con esto se logró el hierro fundido de más alta calidad.
Bu kavanoz ovalanarak üretilen elektriğin depolanmasına imkan sağlamaktadır.Queste curve sono utili nella scelta delle unità di produzione di energia elettrica da fornire.
Bu durum, alanda kalabalık kuş topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.Можно сказать, что и сейчас многие жители выращивают этих птиц.
Bu kavanoz ovalanarak üretilen elektriğin depolanmasına imkan sağlamaktadır.Note que este valor é independente da resistência geradora de ruído.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Daardoor werd het veel gemakkelijker om kwalitatief hoogwaardig staal te vervaardigen.
Su kaynakları bol olana mahallesimüzde her türlü tarım ürünü yetişmesine imkân sağlamaktadır.In een landbouwontwikkelingsgebied krijgt de intensieve veehouderij alle kansen om zich te ontwikkelen.
Bu durum, alanda kalabalık kuş topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.このため鳥が白い個体を捕食する機会は増大した。
Bu özelliği sayesinde sıva yapılmasına imkan sağlamaktadır.По този начин се удостоверява неговата самоличност.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Cenovo skoro najvýhodnejší spôsob výroby ocele pre veľké množstvá.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.Existen organizaciones y asociaciones deportivas que organizan gran cantidad de actividades para los jóvenes.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.Les associations et les sociétés sportives organisent de nombreuses activités à l’attention des jeunes.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.Också föreningar och idrottsklubbar ordnar mycket verksamhet för ungdomar.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.Yhdistykset ja liikuntaseurat järjestävät runsaasti toimintaa nuorille.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.Объединения и спортивные общества организуют для молодёжи большое количество различных мероприятий.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.الجمعيات والنوادي الرياضية تنظم العديد من الفعاليات للشباب.
Dernekler ve spor kulüpleri, gençlere çok sayıda imkân sağlamaktadır.各种协会及体育俱乐部也为青少年创造丰富多彩的业余活动机会。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod