Ana içeriğe geç
Sözlük

iman ile cümle

iman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.Чи бачиш, що віра допомагала дїлам його, і ділами звершилась віра?
Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.הנך ראה כי היתה האמונה עזרת למעשיו ומתוך המעשים השלמה האמונה׃
Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.فترى ان الايمان عمل مع اعماله وبالاعمال اكمل الايمان
Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.可 見 信 心 是 與 他 的 行 為 並 行 、 而 且 信 心 因 著 行 為 纔 得 成 全
Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.可見 信心 是 與 他 的 行為並行 、 而且 信心 因 著行 為纔 得 成全
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.A widzicież, iż z uczynków usprawiedliwiony bywa człowiek, a nie z wiary tylko.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Hieruit blijkt dus dat een mens gered wordt door wat hij gelooft én door wat hij doet.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.I se, at et Menneske retfærdiggøres af Gerninger, og ikke af Tro alene.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.I sen alltså att det är av gärningar som en människa bliver rättfärdig, och icke av tro allenast.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.I ser at mennesket blir rettferdiggjort ved gjerninger, og ikke ved tro alene.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.이로 보건대 사람이 행함으로 의롭다 하심을 받고 믿음으로만 아니니라
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Látjátok tehát, hogy cselekedetekbõl igazul meg az ember, és nem csupán hitbõl.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.nhơn đó anh em biết người ta cậy việc làm được xưng công bình, chớ chẳng những là cậy đức tin mà thôi.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.nhơn đó anh_em biết người_ta cậy việc_làm được xưng công_bình , chớ chẳng_những là cậy đức_tin mà thôi .
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.So sehet ihr nun, daß der Mensch durch die Werke gerecht wird, nicht durch den Glauben allein.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Tak teda vidíte, že sa človek ospravedlňuje zo skutkov a nie samo z viery.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Te näette, että ihminen tulee vanhurskaaksi teoista eikä ainoastaan uskosta.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vedes então que é pelas obras que o homem é justificado, e não somente pela fé.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vedete che l'uomo viene giustificato in base alle opere e non soltanto in base alla fede
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vedeţi dar că omul este socotit neprihănit prin fapte, şi nu numai prin credinţă.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Veis, pues, que el hombre es justificado por las obras y no solamente por la fe
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vidite, da se iz del opravičuje človek in ne samo iz vere.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vidíte-liž tedy, že z skutků ospravedlněn bývá člověk a ne z víry toliko?
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Vous voyez que l`homme est justifié par les oeuvres, et non par la foi seulement.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Βλεπετε λοιπον οτι εξ εργων δικαιουται ο ανθρωπος και ουχι εκ πιστεως μονον.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Видите ли, что человек оправдывается делами, а не верою только?
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Защото всякакъв вид зверове, птици, гадини, и морски животни се укротяват и укротени са били от човечеството;
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.Чи бачите ж оце, що з дїл оправдуєть ся чоловік, а не з однієї віри?
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.הנכם ראים כי במעשים יצדק האיש ולא באמונה לבדה׃
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.ترون اذا انه بالاعمال يتبرر الانسان لا بالايمان وحده.
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.這 樣 看 來 、 人 稱 義 是 因 著 行 為 、 不 是 單 因 著 信
Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.這樣 看來 、 人稱義 是 因 著 行為 、 不 是 單 因 著 信
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Aussi voyons-nous qu`ils ne purent y entrer à cause de leur incrédulité.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.A vidíme, že jsou nemohli vjíti pro nevěru.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.A vidíme, že nemohli vojsť pre neveru.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.En waarom konden zij die rust en vrede niet krijgen? Omdat zij Hem niet wilden vertrouwen.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.E vemos que não puderam entrar por causa da incredulidade.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.In realtà vediamo che non vi poterono entrare a causa della loro mancanza di fede
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.In vidimo, da niso mogli priti vanj zaradi nevere.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.I widzimy, iż tam nie mogli wnijść dla niedowiarstwa.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Ja niin me näemme, että he epäuskon tähden eivät voineet siihen päästä.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.이로 보건대 저희가 믿지 아니하므로 능히 들어가지 못한 것이라
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Látjuk is, hogy nem mehettek be hitetlenség miatt.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Og vi se, at de ikke kunde gå ind på Grund af Vantro.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Så ser vi da at det var for vantros skyld de ikke kunde komme inn.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Så se vi då att det var för otros skull som de icke kunde komma ditin.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Sekarang kita mengerti bahwa mereka tidak dapat masuk, karena mereka tidak percaya kepada Allah
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Und wir sehen, daß sie nicht haben können hineinkommen um des Unglaubens willen.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Vả , chúng_ta thấy những người ấy không_thể vào đó được vì cớ không tin .
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Vả, chúng ta thấy những người ấy không thể vào đó được vì cớ không tin.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Vedem dar că n'au putut să intre din pricina necredinţei lor.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Y vemos que ellos no pudieron entrar debido a su incredulidad
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Και βλεπομεν οτι δια απιστιαν δεν ηδυνηθησαν να εισελθωσι.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Итак видим, что они не могли войти за неверие.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.І бачимо, що не змогли ввійти за невірство.
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.Следователно, за Божиите люде остава една съботна почивка. ( Виж. ст. 4. )
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.ואנחנו ראים כי לא יכלו לבוא על אשר לא האמינו׃
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.فنرى انهم لم يقدروا ان يدخلوا لعدم الايمان
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.這 樣 看 來 、 他 們 不 能 進 入 安 息 、 是 因 為 不 信 的 緣 故 了
Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.這樣 看來 、 他 們 不 能 進入 安息 、 是 因 為 不 信 的 緣故了
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod