Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A keď to poznal Ježiš, povedal im: Čo to rozmýšľate medzi sebou, vy ľudia malej viery, že vraj nemáte chleba?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A znaje to Ježíš, řekl jim: Co to rozjímáte mezi sebou, ó malé víry, že jste chlebů nevzali?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Co obaczywszy Jezus, rzekł im: O czemże rozmawiacie między sobą, o małowierni, żeście chleba nie wzięli?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?E Jesus, percebendo isso, disse: Por que arrazoais entre vós por não terdes pão, homens de pouca fé?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Isus, care cunoştea lucrul acesta, le -a zis: ,,Puţin credincioşilor, pentruce vă gîndiţi că n'aţi luat pîni?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?예수께서 아시고 가라사대 믿음이 적은 자들아 어찌 떡이 없음으로 서로 의논하느냐
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Ko pa Jezus to opazi, jim reče: Kaj premišljujete v sebi, maloverneži, da nimate kruha?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Νοησας δε ο Ιησους, ειπε προς αυτους Τι διαλογιζεσθε εν εαυτοις, ολιγοπιστοι, οτι αρτους δεν ελαβετε;
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?А Исус, като разбра това, рече: Маловери, защо разисквате помежду си понеже нямате хляб?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Постерігши ж се Ісус, рече до них: Що ви міркуєте собі, маловіри, що хлїба не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Уразумев то, Иисус сказал им: что помышляете в себе, маловерные, что хлебов не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?וידע ישוע ויאמר אליהם קטני האמונה מה תחשבו בלבבכם כי לא לקחתם אתכם לחם׃
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?فعلم يسوع وقال لماذا تفكرون في انفسكم يا قليلي الايمان انكم لم تأخذوا خبزا.
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶 穌 看 出 來 、 就 說 、 你 們 這 小 信 的 人 、 為 甚 麼 因 為 沒 有 餅 彼 此 議 論 呢
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶穌 看出 來 、 就 說 、 你 們這 小 信 的 人 、 為甚麼 因 為沒 有 餅 彼此 議論 呢
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Så är ock tron i sig själv död, om den icke har med sig gärningar.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Således og med troen: har den ikke gjerninger, er den død i sig selv.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Also auch der Glaube, wenn er nicht Werke hat, ist er tot an ihm selber.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Así también la fe, si no tiene obras, está muerta en sí misma
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Assim também a fé, se não tiver obras, é morta em si mesma.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Azonképen a hit is, ha cselekedetei nincsenek, megholt õ magában.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Begitulah juga dengan iman, jika tidak dinyatakan dengan perbuatan, maka iman itu tidak ada gunanya
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Così anche la fede: se non ha le opere, è morta in se stessa
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Il en est ainsi de la foi: si elle n`a pas les oeuvres, elle est morte en elle-même.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.이와 같이 행함이 없는 믿음은 그 자체가 죽은 것이라
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Ligeså er også Troen, dersom den ikke har Gerninger, død i sig selv.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Samoin uskokin, jos sillä ei ole tekoja, on itsessään kuollut.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Tak aj viera, keď nemá skutkov, je mŕtva sama v sebe.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Tako tudi vera, ako nima del, je mrtva sama ob sebi.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Także i wiara, nie mali uczynków, martwa jest sama w sobie.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Takž i víra, nemá-li skutků, mrtváť jest sama v sobě.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Tot aşa şi credinţa: dacă n'are fapte, este moartă în ea însaş.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Về đức tin, cũng một lẽ ấy; nếu đức tin không sanh ra việc làm, thì tự mình nó chết.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Về đức_tin , cũng một lẽ ấy ; nếu đức_tin không sanh ra việc_làm , thì tự mình nó chết .
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Ουτω και η πιστις, εαν δεν εχη εργα, νεκρα ειναι καθ' εαυτην.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Защото, както тялото отделено от духа е мъртво, така и вярата отделена от дела е мъртва.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Так и вера, если не имеет дел, мертва сама по себе.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.Так само й віра, коди дїл не має, мертва сама по собі.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.ככה גם האמונה אם אין בה מעשים מתה היא בעצמה׃
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.هكذا الايمان ايضا ان لم يكن له اعمال ميت في ذاته.
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.這 樣 、 信 心 若 沒 有 行 為 就 是 死 的
Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.這樣 、 信心 若 沒 有行 為就是 死的
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Als wir denn nun Zeit haben, so lasset uns Gutes tun an jedermann, allermeist aber an des Glaubens Genossen.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Annakokáért míg idõnk van, cselekedjünk jót mindenekkel, kiváltképen pedig a mi hitünknek cselédeivel.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A protož dokudž čas máme, čiňme dobře všechněm, a zvláště nejvíce pak domácím víry
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Aşa dar, cît avem prilej, să facem bine la toţi, şi mai ales fraţilor în credinţă.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A tak tedy, kým máme čas, robme dobre všetkým a najviac domácim viery.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Dokler torej nam je časa, delajmo dobro vsem, a najbolj tem, ki smo si ž njimi domači po veri.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Então, enquanto temos oportunidade, façamos bem a todos, mas principamente aos domésticos da fé.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.그러므로 우리는 기회 있는대로 모든 이에게 착한 일을 하되 더욱 믿음의 가정들에게 할 지니라
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.La oss derfor, mens vi har leilighet til det, gjøre det gode mot alle, men mest mot troens egne folk!
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Poiché dunque ne abbiamo l'occasione, operiamo il bene verso tutti, soprattutto verso i fratelli nella fede
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Przeto tedy, póki czas mamy, dobrze czyńmy wszystkim, a najwięcej domownikom wiary.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Så lader os altså, efter som vi have Lejlighed, gøre det gode imod alle, men mest imod Troens egne!
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Sentähden, kun meillä vielä aikaa on, tehkäämme hyvää kaikille, mutta varsinkin uskonveljille.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Vậy , đương lúc có dịp tiện , hãy làm điều thiện cho mọi người , nhứt là cho anh_em chúng_ta trong đức_tin .
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Vậy, đương lúc có dịp tiện, hãy làm điều thiện cho mọi người, nhứt là cho anh em chúng ta trong đức tin.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Αρα λοιπον ενοσω εχομεν καιρον, ας εργαζωμεθα το καλον προς παντας, μαλιστα δε προς τους οικειους της πιστεως.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Братя, благодатта на нашия Господ Исус Христос да бъде с вашия дух. Амин.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Итак, доколе есть время, будем делать добро всем, а наипаче своим по вере.