im ile cümle

im kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Ben Toki Ponan'ım.I am a Toki Ponan.
Bilmenin imkanı yok.There's no way to know.
Seni burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm going to leave you alone here.
Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm leaving you here alone with Tom.
Tom onu imzalayacak.Tom will sign it.
O, Tom'un imzası.That's Tom's signature.
İmzaları karşılaştır.Compare the signatures.
Onu imzalayacağım.I'll sign it.
Bu bir imkansızlık.It's an impossibility.
Çok imkansız.It's so improbable.
Sadece bunu imzala.Just sign this.
Lütfen bunları imzala.Please sign these.
Sözleşmeyi imzala.Sign the contract.
Bu formları imzala.Sign these forms.
O imkansız görünüyor.That seems impossible.
O sadece imkansız.That's just impossible.
Bu benim imzam.That's my signature.
Tom'un imzasına ihtiyacım var.I need Tom's signature.
İki büyük güç gizli bir anlaşma imzaladı.Two big powers have signed a secret agreement.
Yangın üç evi imha etti.The fire destroyed three houses.
İmza sahteydi.The signature was forged.
Bunu imzalamayacağım.I won't sign this.
Tom onu imzaladı.Tom has autographed it.
Bir kira sözleşmesi imzaladın mı?Didn't you sign a lease?
Bir kira sözleşmesi imzaladınız mı?Didn't you sign a lease?
Gerçekçi olalım ve imkansızı deneyelim.Let's be realistic and try the impossible.
Sonuçları öngörmenin imkanı yok.There's no way to foresee the consequences.
Sözleşmeyi imzalamayı unutma.Don't forget to sign the contract.
Sözleşmeyi imzalamayı unutmayın.Don't forget to sign the contract.
Sözleşmeyi imzalamayı unutmayınız.Don't forget to sign the contract.
Başka türlü ima etmek istemedim.I didn't mean to imply otherwise.
Tom'un evrakları imzalamasını istedim.I asked Tom to sign the papers.
Sanırım onun ne zaman olacağını tam olarak bilmek imkansızdır.I assume it's impossible to know exactly when that'll happen.
Lütfen bu satıra imza at.Please sign on this line.
Yeni kontratı Tom'a imzalattım.I got Tom to sign the new contract.
Tom'un imkansızı yaptığını gördüm.I've seen Tom do the impossible.
Sadece bunu imzalamanı istiyorum.I just need you to sign this.
Ben az önce sözleşmeyi imzaladım.I just signed the contract.
Ben onun imkansız olduğunu bilirim.I know it's impossible.
İmkansız olmadığını biliyorum.I know it's not impossible.
Neyi ima ettiğini biliyorum ve bundan hoşlanmıyorum.I know what you're implying, and I don't like it.
Tom'un imzasını taklit ettiğini biliyorum.I know you forged Tom's signature.
Bu kağıtları imzalamanı istiyorum.I need you to sign these papers.
İmzanıza ihtiyacım var.I need your signature.
Sana belgeyi imzalamanı söyledim.I told you to sign the document.
Tom tiyatronun önünde kendi el yazısıyla imza atıyordu.Tom was signing autographs in front of the theater.
O imaya alındım.I resent that implication.
Bugün kira kontratı imzaladım.I signed the lease today.
Burayı imzala.Sign your name here.
Bence onun imkansız olduğunu biliyorsun.I think you know that's impossible.
İman olmayan bir kişi ürkütücüdür.A person without faith is frightening.
Mevcut anlaşmanın iki kopyası basıldı ve iki taraf tarafından imzalanacak.Two copies of the current agreement were printed and will be signed by the two sides.
Tom Fransızca dersi için bir sözleşme imzaladı.Tom signed up for a French class.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.A prayer without faith is useless.
Dilekçeyi imzaladı.He signed the petition.
O, dilekçeyi imzalamayı reddetti.She refused to sign the petition.
İmanını canlı tut!Keep the faith alive!
Algılama olmadan yaratmak imkansızdır.It is not possible to conceive without perceiving.
Tom Mary'nin evlilik öncesi anlaşmayı imzalamasını istedi.Tom wanted Mary to sign a prenuptial agreement.
Birçok çift günümüzde evlilik anlaşması imzalıyor.Many couples nowadays sign prenuptial agreements.

İlgili Sayfalar