ilmi ile cümle

ilmi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ahkam-ı Meriyye Aziziyye ve Şerh-i Yusufiyye (Mantık ilminden bahseden manzum bir eserdir.)Tam huệ (trí) theo Du-già sư địa luận: Văn huệ (trí); Tư huệ Tu huệ.
Kızıl İcaz, Said Nursi'nin mantık ilmine dair yazdığı eserdir.Gülen chịu ảnh hưởng bởi tư tưởng của Said Nursî.
İlmihal Programı - TVNET".Programme-tv.net (bằng tiếng Pháp).
Tefsir, hadîs, kelâm ve fıkh ilminden yedi yüz cüz ezberindeydi.Mỗi chòm Thanh Long, Bạch Hổ, Huyền Vũ và Chu Tước được hợp từ bảy chòm sao.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.もしあなたがたが,アッラーと末日を信じるならば。
Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır.^ 「知」(理性)を主とする考え方。
Baba ve atalarını izleyerek ilmiye mesleğine girdi; müderris (medrese hocası) diploması aldı.直後に父と小樽へと向かい、そこで姉妹から今際の際での話を聞かされた。
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.指紋の照合で本人であることが確認される。
İnancımız ve ilmimizi bağışlarıyla beslemiş kurucularımız ve diğer velinimetlerimiz için sana şükürler olsun.あなたがあなたの僕イエスを通してわたしたちに明らかにされた生命と知識について、あなたに感謝します。
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.その意味で、早期発見を妨げている。
İlmiye, seyfiye (askeriye) ve kalemiye ile birlikte dört ana hizmet sınıfından biriydi.四股名は優勝当時の四股名 貴ノ花健士(のち貴ノ花利彰)成績で()内は優勝決定戦。
İlmihâl kitâplarında önce îtikâd (îmân) bilgilerine yer verilmiştir.かれらの前世の記憶を呼び覚ましてゆくかのように。
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.”吳主雖不出兵,然遂與晉絕。
Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır.後主是時既與周絕,不之知也。
İlminin ve fazlının yanında, yazdığı şiirlerle kendine has bir şöhretin sahibi idi.該會成員寫下不少詩篇,主要內容是頌讚君主及朝廷的政績,以漢文或字喃創作。
İslam'ın kılıcı, Allah'ın arslanı, ilmin kapısı namıyla anıldı.在伊斯蘭神學裡,真主的尊名和他的随发提(德性)有密切關聯。
Bununla beraber ulema ile birlikte ilmi çalışmalarını aksatmadı.据报道,他和Ive在任何层面都没有合作。
4- Allah'ın ilmide ezeli değildir, hadistir.神之姓名、事蹟無考。
Asarî: Kelâm ilmini red eden eski bir i'tikadî İslâm mezhebi.惟《古今韻會》於每字之首必以四聲釋之。
En iyi ilmik uzunluğu 4-8 baz uzunluğunda olur.若太深則會變成截半八面體。
Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim’ dedi.이에 오압옥은 매우 기뻐하였고, "제가 그 책을 받게 된다면, 지금 하는 일을 그만두고 천하의 병자들을 치료하여 선생님의 은덕을 널리 알리도록 하겠습니다"고 하였다.
On sekiz yaşında Bağdad’a gelip, fıkh îlmini Ebû İshâk-î Şîrâzî’den öğrendi.속현은 헌양현(巘陽縣), 동래현(東萊縣), 기장현(機張縣)이 있었고, 모두 1018년(고려 현종 9년)에 울주의 속현이 되었다.
Kelâm ilmindeki tartışma konularından birisidir.어느 역어가 적격인가에 논의가 되는 일이 있다.
1898’de ilmiye icazeti aldı.1898: המצאת הרמקול.
Uzunçarşılı onu "orta derecede ilmi kudretli" olarak nitelendirir."Send It On" получава средни отзиви.
Kendi deyimiyle onun birinci hizmeti ilmi araştırmaları, ikincisi ise öğretmenlikti.Първото звание съответства на званието доцент, а второто - на професор във висшите училища.
İlmî Deliller.Първи симптоми.
İlmî Deliller.Izravni dokaz.
Lisan hususunda ilmî usule tamamiyle riayet edilemiyor; çünkü iyi bir masalcı bulamadım.Međutim, ne može izvesti čaroliju Patronusa jer nema dovoljno pozitivno sjećanje.
Bu dönem, ilmi faaliyetinin verimli zamanıydı.Če je to res, je to delo edino znano delo iz njegovega zgodnjega obdobja.
Klasik fıkıh kaynaklarında Feraiz ilmi olarak ele alınan konudur.Literarnovedne razprave na ekokritiške teme so prepoznavne po standardnem naslovu Narava pri ...
Eğer dikkat edilirse, bir alimin ilminin diğerinin ilminden farklı olduğu görülür.Če pa smo usmerjeni k biti, je vera povsem drugačen pojav.
Firkete veya firkete ilmiği olarak da adlandırılır.Kitaip dar vadinamas archyvavimu arba pakavimu.
Âsâr-ı ilmiye: Bilimsel eserler.Priedas: mokslo darbai.
Destanın orijinalliği konusunda Rusya'da oldukça ilmî tartışmalar yaşanmıştır.Tal on olnud mitu esikohahitti Venemaal.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Az egyik: a teljesítmény tudománya, bármi, amit ez irányít, szinte a tökéletességig fejlesztettünk.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Eén: er is de wetenschap van succes, die bijna iedereen in deze ruimte beheerst.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Eine ist die Wissenschaft des Erreichens, durch die fast alles, was läuft, in verblüffendem Maß gelingt.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.그 하나는 성취의 과학이 있다는 것입니다. 즉 우리가 무언가를 향해 달리는 거의 모든 것들이 놀랄만한 수준으로 숙달이 된다는 것입니다.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Một: có một khoa học về thành tựu, rằng ta có thể tạo ra bất cứ thành tựu kinh ngạc nào.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Pierwsza: nauka osiągnięć, którą niemal każdy opanował do niesamowitego stopnia.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Prvá: je tu veda dosiahnutia úspechu, v ktorej je takmer všetko dotiahnuté do neuveriteľnej dokonalosti.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.První: je tu věda o dosáhnutí úspěchu, ve které je téměř všechno dotáhnuté do neuvěřitelné dokonalosti.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Uma é: há a ciência da conquista, o que quase todos aqui dominam de forma incrível.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Una è che esiste una scienza del successo, e quasi ogni essere vivente ne è un maestro ad alto livello.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Una es: está la ciencia del logro, de que casi todo lo que se ejecuta se domina hasta cierto punto.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Una e: ştiinţa împlinirii, care aproape tot ce conduce e realizat la un nivel uimitor.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Το ένα είναι η επιστήμη του επιτεύγματος, με σχεδόν τα πάντα να έχουν τελειοποιηθεί σε μεγάλο βαθμό.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Единият е: науката на постижението, която почти всеки тук е усвоил в невероятна степен.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.Перший: існує наука досягнення, за якою майже все, що робиться, може бути опановане до неймовірного рівня.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.אחד הוא: יש את מדע ההישגיות, שבו כמעט כל מה שיוצא לפועל נשלט במיומנות מדהימה.
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.الأول: هناك علم الإنجاز ، والذى -تقريبا- اى شئ يدار به يصل لمدى مذهل من التفوق
Birincisi; başarının ilmi, ki bu yapılan her şeyde en uç düzeye kadar uzmanlaşılmasıdır.うまくいくものがすべて よく身に付けているものです 見えないものを どうやって 見えるようにするか
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.C'est la source de tout art et toute science véritables. "
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.Dat is de bron van echte kunst en wetenschap."
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.È la sorgente di tutta la vera arte e di tutta la vera scienza."
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.Es la fuente de todo arte y ciencia verdaderos".
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.Este sursa tuturor artelor adevărate și științei. "
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.이것은 모든 진정한 과학과 예술의 원천이다."
Bu gerçek ilmin tohumudur." demiştir.Nó là nguồn của mọi nghệ thuật và khoa học đích thực."

İlgili Sayfalar