Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Cokolwiek wymyślisz w twojej sytuacji jest ekstrapolacją ze środowisk, w których dorastałeś.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Cualquier cosa que pienses acerca de tu situación es una extrapolación del ambiente en el cual creciste.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Orice ai concepe despre situația ta este o extrapolare a mediului în care ai crescut.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Wat je ook maar bevat over je situatie is een extrapolatie van de omgeving waarin je bent opgegroeid.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Οτιδήποτε φαντάζεσαι για την κατάσταση σου αποτελεί προέκταση του περιβάλλοντος του οποίου μεγάλωσες.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Всички мисли за настоящата ви ситуация са определени от средата, в която сте израснали.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Как бы ты не оценил свою ситуацию, это будет экстраполяция из твоей окружающей среды, в которой ты вырос.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.כל מה שאתם תופסים על מצבכם הוא חיוץ מהסביבה בא גדלתם
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.ايّا كان ما تعتقده عن وضعك ليس سوى تخمين متاصل من البيئة التي كبرت فيها
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.生きてきた環境から推測されます それ以外は知覚できません。
Eğlence dünyasıyla doğrudan ilintili en azından bazı örnekler anlatmaya çalışacağım.초반에 제가 엔터테인먼트 사업과 좀 더 직접적으로 관련되어 있는 예제들을 보여드리도록 해보겠다고 말씀을 드렸었죠.
Eğlence dünyasıyla doğrudan ilintili en azından bazı örnekler anlatmaya çalışacağım.Vi avevo promesso qualche esempio direttamente legato al mondo dell'intrattenimento.
Eğlence dünyasıyla doğrudan ilintili en azından bazı örnekler anlatmaya çalışacağım.שבו אמרתי שאני אעשה ניסיון לתת לכם כמה דוגמאות שעשויות להיות קשורות באופן ישיר יותר לעולם הבידור.
Eğlence dünyasıyla doğrudan ilintili en azından bazı örnekler anlatmaya çalışacağım.الذي سأحاول على الاقل اعطيكم بعض الأمثلة والذي سيكون ذا علاقة مباشرة بعالم الترفيه
Eğlence dünyasıyla doğrudan ilintili en azından bazı örnekler anlatmaya çalışacağım.これはもっと遊びに近いものです 良い教育とは よく楽しめるものでなければなりません
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Ça regarde toujours cette coquille que nous avons presque tous, et particulièrement certaines personnes.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Es hat mit der Schale zu tun, die die meisten von uns haben, und insbesondere gewisse Menschen.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Het heeft alles te maken met het pantser dat de meesten van ons hebben, en zeker bepaalde mensen.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.우리 대부분과, 특히 일부 사람들이 가지고 있는 껍질과 관련된 일입니다.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Nó phải bóc được lớp vỏ sò mà hầu hết chúng ta đều có, và cả những người nhất định.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Tiene que ver con la coraza que la mayoría de nosotros tenemos, y particularmente algunas personas.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Totul are legătură cu carapacea pe care o avem toţi, şi în special anumiţi oameni.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Tutto riguarda quel guscio che molti di noi abbiamo, e particolarmente certe persone.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Všechno to souvistí s tou skořápkou, kterou většina z nás má, a někteří lidé zvlášť.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Wiąże się to ze skorupą, pod którą ukrywa się większość z nas, a szczególnie niektórzy ludzie.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Έχει να κάνει με αυτό το κέλυφος που οι περισσότεροι από μας έχουμε, και ιδιαίτερα κάποιοι άνθρωποι.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Всичко е свързано с онази черупка, която имаме повечето от нас, и особено някои хора.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Они связаны с защитным панцирем, который есть у большинства из нас, и который у некоторых особенно заметен.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.הכל קשור בקליפה הזו שלרובנו יש, ובמיוחד אנשים מסויימים.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.الأمر كله يتعلق بتلك القوقعة المحيطة بمعظمنا، وبالتحديد أشخاص معينون.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.持っている殻に関わる話です クレア・ブース・ルースという素晴らしい女性がいます
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Ada korelasi yang sangat apik antara kesenangan akan Lego dan jumlah LEGO yang dibangun.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Byla tam moc hezká korelace mezi láskou k Legu a počtem postavených figurek.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.C'era una bella correlazione tra l'amore per i Lego e la quantità di Lego costruiti.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Có một tương quan tốt đẹp giữa tình yêu với Lego và khối lượng Lego mà mọi người lắp được.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Der var en meget fin korrelation mellem kærlighed til Lego og den mængde Lego som folk byggede.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Det fanns en mycket god korrelation mellan kärlek till lego och mängden legofigurer som människor byggt.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Era o corelație frumoasă între dragostea de Lego și numărul de roboți construiți.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Er was een correlatie tussen houden van Lego en het aantal dat mensen bouwden.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Es gab eine sehr schöne Beziehung zwischen der Liebe zu Lego und die Anzahl der gebauten Legos.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Había una buena correlación entre el gusto por el Lego y la cantidad de Legos armados.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Il y avait une belle corrélation entre le goût des Legos et la quantité de Legos construite.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Jest duża korelacja między miłością do Lego a ilością zabawek, jakie ludzie budowali.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.레고에 대한 애정과 사람들이 조립한 레고의 숫자 사이에는 굉장히 좋은 상관 관계가 있었습니다.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Nagyon szép korrelációt láttunk a Lego szeretete és az épített robotok száma között.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Verificou-se uma ótima correlação entre o gosto pelos Legos e a quantidade de Legos construída.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Была очень чёткая корреляция между любовью к Лего и количеством построенных Лего.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Имаше хубава зависимост между любовта към Лего и количеството Лего, което хората правеха.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.Існувала чудова кореляція між тими, кому подобається Леґо, і кількістю збудованих іграшок.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.היה מתאם נחמד מאוד בין אהבת ה"לגו" לכמות ה"לגו" שאנשים בנו.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.كان هناك ارتباط ودّي بين محبّة (الليجو) و بين كميّة ( الليجو ) التي بناها الأشخاص .
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.レゴに対する愛と 作ったレゴの数との間に とても良い相互関係がありました 先程の「徒労の状況」ではどうなったでしょう?
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütün Felsefe Taşı ve Yarbay Hughes'la nasıl bir bağlantısı olabilir?Co łączy organizację związaną z wyższymi oficerami z Kamieniem Filozoficznym i pułkownikiem Hughesem?
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütün Felsefe Taşı ve Yarbay Hughes'la nasıl bir bağlantısı olabilir?Πώς ένας οργανισμός σχετίζεται με τη στρατιωτική ηγεσία, τη Φιλοσοφική Λίθο και τον Αντισυνταγματάρχη Χιουζ;
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütünHvilken organisation tæt på generalstaben -
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütünMiten järjestö, johon kuuluu joku ylemmästä päällystöstä-
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütün¿Qué organización está relacionada con los altos rangos,
Ordu kurmaylarıyla ilintili bir örgütünVilken organisation som har att göra med generalstaben-
Plasebo, inanç ve beklentilerimizle ilintili bir şeydir.A hitünkről és elvárásainkról is szól.
Plasebo, inanç ve beklentilerimizle ilintili bir şeydir.Chodzi tu o wiarę i oczekiwania.