ilişkiye ile cümle

ilişkiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Họ sẵn lòng để đầu tư vào một mối quan hệ có thể hoặc không thể đi đến đâu.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Ils étaient prêts à s'investir dans une relation qui pourrait marcher, ou pas.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Jsou ochotni investovat to vztahu, který může i nemusí vyjít.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.그들은 성사가 날지 안날지 모르는 관계에도 개인적인 투자를 할 용의를 보이기도 했죠.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.La voluntad de invertir en una relación que pueda o no salir bien.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Mereka bersedia menjalani hubungan yang akan atau tidak akan membahagiakan.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Pripravljeni so vlagati v odnos, ki se mogoče bo, ali pa ne bo izšel.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Sie sind bereit in eine Beziehung zu investieren, die vielleicht gelingt oder nicht gelingt.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Sunt dispuşi să investească într-o relaţie care s-ar putea să meargă sau nu.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Sú ochotní investovať do vzťahu, ktorý možno vyjde a možno nevyjde.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Είναι διατεθειμένοι να επενδύσουν σε μια σχέση που ίσως δουλέψει ίσως όχι.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Вони готові вкладати у стосунки, які можливо складуться, а можливо й ні.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Они готовы вкладываться в отношения с человеком, которые, возможно, сложатся, а, возможно, и нет.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.Тяхното желание да вложат нещо във връзка, която може и да не се получи.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.הם מוכנים להשקיע במערכת יחסים שאולי תצליח, אך גם אולי לא.
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.إنهم على إستعداد للدخول فى علاقة من الممكن أن تنجح أو لا .
Sürüp sürmeyeceğini bilmedikleri bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllüydüler.関係性に身を費やしたいのです ただそれが不可欠なことだと考えているのです
Ticaret ve turizm bağları olsa da Endonezya ve İsrail resmi bir diplomatik ilişkiye sahip değil.Apesar de ter vínculos comerciais e turísticos, Indonésia e Israel não mantêm relações diplomáticas formais.
Ticaret ve turizm bağları olsa da Endonezya ve İsrail resmi bir diplomatik ilişkiye sahip değil.Meski memiliki hubungan bisnis dan pariwisata, Indonesia dan Israel tidak memiliki hubungan diplomatik resmi.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Abbiamo bisogno di quella relazione per riflettere, per recuperare speranza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.A my potrebujeme, aby ten vzťah reflektoval... obnovil nádej.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.En we hebben die relatie nodig om na te denken, om hoop te herwinnen.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.E precisamos que essa relação reflita, para recuperar a esperança.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.I potrzeba, aby ten związek odzwierciedlał, aby przywracał nadzieję.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.우리는 이 관계를 통해 희망을 떠올리고 되찾아야 하는 거죠.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Nous avons besoin de cette relation pour réfléchir, pour reprendre espoir.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Och vi behöver det förhållandet för att reflektera, för att återta hopp.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Si noi vrem ca aceasta relatie sa reflecte, sa recupereze speranta.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Und es ist notwendig, dass diese Beziehung Hoffnung widerspiegelt.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Và chúng ta cần mỗi quan hệ đó để phản ánh, để lấy lại niềm tin.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Y necesitamos esa relación para reflejar, para recuperar la esperanza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Και χρειαζόμαστε αυτή τη σχέση για να αντικατοπτρίσουμε, να διεκδικήσουμε την ελπίδα.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И нам необходимо, что бы эта связь вернула нам надежду.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И се нуждаем тази връзка да отразява, да връща надеждата.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ואנו זקוקים שאותו קשר ישקף, שיחזיר את התקוה.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ونحن نحتاج تلك العلاقة لتنعكس علينا، لإستعادة الأمل.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.その関係を反映させなければなりません 希望の話に戻ります
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.A mať taký druh vzťahu, pre mňa, sa ukázalo byť kritické v rôznych bodoch mojej kariéry.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.A ukázalo se, že takový typ vztahu byl pro mě v mnoha bodech mé kariéry zásadní.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Có mối quan hệ như vậy, với tôi, hóa ra là vô cùng quan trọng tại nhiều thời điểm trong sự nghiệp.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Dan memiliki hubungan seperti itu, bagi saya, ternyata menjadi penting pada beberapa poin dalam karir saya.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.E avere quel tipo di relazione, per me, si è rivelato un punto cruciale per la mia carriera.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Et avoir ce genre de relation, pour moi, s'est avéré être critique à de nombreux moments de ma carrière.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Het hebben van zo'n soort relatie, bleek voor mij kritiek te zijn op vele momenten in mijn carrière.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.I takiego typu relacje, dla mnie, okazały się w wielu momentach mojej kariery najważniejsze.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.저에게 있어서 그런 인간관계를 가졌다는 것은 제 군경력의 여러면에 있어서 중요한 역할을 했습니다.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Og at have den slags forhold, for mig, viste sig at være afgørende på så mange punkter i min karriere.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Para mim, ter este tipo de relação, tornou-se num dos pontos críticos da minha carreira.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Și având acest tip de relație, pentru mine s-a dovedit vital în multe momente din cariera mea.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Solche Art von Beziehungen zu pflegen, wurde für mich an vielen Stellen in meiner Karriere entscheidend.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Számomra az ilyen kapcsolatok rendkívül fontosnak bizonyultak pályafutásom során többször is.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Y tener ese tipo de relaciones, para mí, fue crítico en muchos puntos de mi carrera.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Το να έχεις μια τέτοια σχέση, για μένα, αποδείχτηκε ιδιαίτερα σημαντικό σε διάφορα σημεία της καριέρας μου.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.Для меня, иметь такого рода отношения оказалось невозможным во многие периоды моей службы.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.И да имам такива взаимоотношения, за мен се оказа критично в много моменти от моята кариера.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.יחסים כאלה, עבורי, היו קריטיים בנקודות רבות בקריירה שלי.
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.وان تملك هذا النوع من العلاقات بالنسبة لي كان محوريا في مسيرتي المهنة .. بل هي التي صنعتها
Ve böyle bir ilişkiye sahip olmak kariyerimin birçok noktasında benim için kritik bir dönüm noktası olmuştur.これまでのキャリアの様々な地点で 鍵となってきたんです そして こういった環境では そういった信頼が
Ve daha doğrusu insanlarla konuşmak için enerjim olmuyor, çünkü bütün gece ilişkiye girdik.A nerad bych lidem vysvìtloval, že jsem unavený protože jsem celou noc dovádìl.
Ve daha doğrusu insanlarla konuşmak için enerjim olmuyor, çünkü bütün gece ilişkiye girdik.En ik zou de mensen liever niet vertellen dat ik geen energie heb. Omdat ik de hele nacht bezig was.

İlgili Sayfalar