ilişkisi ile cümle

ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.La suposición es que están emparentados como primos o algo así.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Och antagandet är att de är besläktade som kusiner eller något sådant.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Şi presupunerea este că ei sunt înrudiţi, ca verii, sau aşa ceva.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Und die Annahme ist, dass sie zueinander wie Cousins sind oder so ähnlich.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Và giả thuyết của chúng ta là chúng có quan hệ với nhau như là anh em họ hay tương tự như vậy.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.We veronderstelden een beetje als neven of zoiets van elkaar.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Założenie jest więc takie, że są one spokrewnione jak kuzyni czy coś podobnego.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Предполагается, что их родство подобно двоюродному или чему-то такому.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Приема се, че те са свързани като братовчеди.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.וההנחה היא שהם קרובי משפחה בדרגת בני דודים או משהו כזה.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.والإفتراض هو ان لديها صلة قربى مثل ابناء العمومة او ما شابه
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.いとこの様な関係にあると 思われています しかしもっと近い関係にあるとは
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Dan dia berkata bahwa dia memiliki hubungan yang sama persis dengan ayahnya.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.E disse che aveva avuto lo stesso identico rapporto con suo padre.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.E disse que tinha tido basicamente o mesmo tipo de relação com o pai dele.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Hij zei dat hij in principe precies dezelfde relatie had met zijn vader.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Il m'a dit qu'il avait eu essentiellement la même relation avec son père.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.그도 자신의 아버지와 완전히 똑같은 사이였다고 하더군요. 완전히 똑같은 사이였다고 하더군요.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Och han sa att han hade haft i princip exakt samma relation till sin pappa.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Powiedział, że praktycznie taka sama relacja łączyła jego i jego ojca.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.S azt mondta, hogy alapvetően ugyanilyen kapcsolata volt az apjával.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Şi a spus că el a avut practic, exact aceeaşi relaţie cu tatăl lui.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Und er sagte, er hätte im Wesentlichen genau die gleiche Beziehung zu seinem Vater gehabt.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Και είπε πως είχε βασικά ακριβώς την ίδια σχέση με τον πατέρα του.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.И каза, че и той е имал съвсем същата връзка с баща си.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Сказав, що у нього були точно такі ж відносини з батьком
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.והוא אמר שהיו לו בעקרו של דבר את אותם היחסים בדיוק עם אביו.
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.وقال لي انه كان يملك نفس العلاقة تماما مع والده
Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.同じような関係だったのだと 語りました 彼は 優れた物理学者になるためには
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.A celá idea vztahu člověka k práci se zásadně změnila.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Dan seluruh pemahaman akan hubungan mereka dengan pekerjaan mereka berubah banyak.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.E l'intera concezione del proprio rapporto con il lavoro è cambiata molto.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.És az embernek a munkához való viszonya teljesen megváltozott.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Es hat das Verständnis der Beziehung zwischen dem Arbeiter und sein Handwerk enorm verändert.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Et l'idée globale de la relation de chacun à son travail, avait beaucoup changé.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.E toda a ideia de relação com o trabalho mudou imenso.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.I cała idea relacji jednostki do swojej pracy bardzo się zmieniła.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.그리고 일에 대한 사람들의 관계의 전체적인 생각들은 많이 변했습니다.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Și întreaga idee a relației omului cu munca sa s-a schimbat mult.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Wat iemands relatie tot zijn werk erg veranderde.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Y la idea de la relación entre una persona y su trabajo cambió mucho.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Άλλαξε η ευρύτερη έννοια της σχέσης των ανθρώπων με την εργασία τους.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.В целом, отношение людей к работе сильно изменилось.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Тобто кардинально змінилося ставлення до праці.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.Цялата идея за отношението на човека към работата се промени много.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.וכל הרעיון של היחס בין האדם למקום עבודתו השתנה מאוד.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.و الفكرة العامة من علاقة الشخص بعمله تغيرت كثيرا.
Ve birinin işi ile olan ilişkisi fikri çok değişti.興味深いシーンだったので
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Alcuni di questi fattori hanno forti relazioni predittive. Uno di questi è il livello di istruzione.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Câțiva dintre acești factori au puternice relații predictibile, cum ar fi educația.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Er zijn er een paar met een sterke voorspellende relatie -- één ervan is onderwijs.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Et il y en a une ou deux qui ont de fortes relations de prédiction l'une étant l'éducation.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Jest kilka takich czynników, Jest kilka takich czynników, np. edukacja.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.크게 예측할 수 있는 것들 중에 하나는 '교육' 입니다.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Und einige dieser Variablen haben starke Vorhersagekraft. Eine davon ist Bildung.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Y hay un par de ellas que establecen fuertes relaciones de predicción.-- una de ellas es la educación.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Декілька з них тісно пов'язані з результатом, перш за все, це рівень освіченості.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Есть две переменные тесно связанные с данным результатом — во-первых, это уровень образования.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.Има един-два от тях, които имат силно предвидими връзки - един от тях е образованието.
Ve burada bir kaç tane güçlü tahmin edilebilir ilişkisi olan etkenler var, ve bunlardan biri eğitim.ויש כמה כאלה שיש להם השפעה חיזויית חזקה -- אחד מהם הוא השכלה.

İlgili Sayfalar