ilişkisi ile cümle

ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.Έχω προβλήματα γονέα-παιδιού για τα οποία φταίνε οι γονείς μου.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.Имах проблеми с връзката родител - дете, за което обвинявам родителите си.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.Также у меня проблемы в детско-родительских отношениях, за что я виню своих родителей.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.У мене проблеми в сфері спілкування дітей і батьків, в яких я звинувачую своїх батьків.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.יש לי בעיות של יחסי הורה-ילד, ובזה אני מאשים את הורי.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.لدي مشاكل في العلاقة بين الآباء والإبن، والتي ألوم والدي عليها.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.これは両親のせいでしょう (笑)
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.저는 부자(父子)관계 문제도 있는데 이건 제가 우리 부모님을 책망하는거에요.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Así, si miran esto van a captar de inmediato que diferentes personas tienen distinta cantidad de conexiones.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Assim se virem isto, podem imediatamente perceber que pessoas diferentes têm números diferentes de conexões.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Dacă vă uitați aici, v-ați putea da seama imediat că persoane diferite au numărul de conexiuni diferit.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Ha megnézik ezt, egyből látják, hogy a különböző személyeknek nem ugyanannyi kapcsolatuk van.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Jeśli spojrzycie na to, możecie natychmiast zrozumieć że różni ludzie mają różny połączeń.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Kalau kita lihat ini, Anda mungkin segera memahami masing-masing orang punya jumlah koneksi yang berbeda.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.그래서 이 네트워크를 보는 순간 여러분은 바로 사람마다 연결선의 수가 다르다는 것을 눈치채셨을 겁니다.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Nếu bạn nhìn vào đây, bạn sẽ lập tức hiểu rằng những người khác nhau có các mối quan hệ khác nhau.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Podíváte-li se sem, okamžitě si všimnete, že různí lidé mají odlišný počet vazeb.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Så när du tittar på detta, så inser du kanske omedelbart att olika människor har olika antal anknytningar.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Se guardate qui, potrete capire immediatamente che persone diverse hanno un numero diverso di relazioni.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Така че, ако се вгледате в това, може незабавно да схванете, че различните хора имат различен брой връзки.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.Так, если вы посмотрите на эту схему, то сразу поймёте, что у разных людей образуется разное число связей.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.אז אם תסתכלו בתמונה, ייתכן שתתפסו מיד שלאנשים שונים יש מספר שונה של קשרים.
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.لذلك إذا شاهدت هذا، يمكن لك أن تدرك فوراً أن أشخاص مختلفين لهم عدد مختلف من الروابط
Eğer buna bakarsanız, hemen fark edeceksiniz ki değişik insanların değişik sayıda ilişkisi var.つながりの数は人によって違います 1つの人もいれば2つの人もいて
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.(6.受胎法としてのオーガズム) 1900年代初めの
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Casados, solteros, hipadores solitarios.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Căsătorit.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Gifte, singler,single mennesker med hikke.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Mereka yang sudah menikah, belum menikah.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Singhiozzatori sposati.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran."Stan cywilny:
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Verheiratet.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.Семейное положение: не замужем, икаю.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.נשואים, בודדים, בודדים מגהקים.
Evli. Bekar. İlişkisi olmayan hıçkıran.أي يصنف الناس ( متزوجون - عُزاب - عُزاب ولكن مصابون بالحازوقة )
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Aber sie stellte fest, dass sie zu weit von der Welt entfernt war, um dies zu tun.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Ale uświadomiła sobie, że robiąc to była zbytnio odsunięta od świata.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Dar şi-a dat seama că era prea detaşată de lume, făcând asta.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.하지만 그녀는 스스로가 세상의 일에서 너무 동떨어져 있다는 것을 깨달았습니다.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Maar ze besefte dat ze daardoor wat te ver van de wereld stond.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Mais elle s'est rendue compte qu'elle était bien trop détachée du monde en faisant cela.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Ma si accorse che era troppo distaccata dal mondo con questo lavoro.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Nhưng cô nhận ra cô đã quá tách biệt với thế giới khi làm việc đó.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Pero se dio cuenta de que estaba demasiado alejada del mundo haciendo eso.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Но она осознала, что, занимаясь этим, она слишком сильно оторвана от мира.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Но тя осъзнала, че е прекалено откъсната от света правейки това.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.אך היא הבינה שבעבודתה זו היא מנותקת מהעולם.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.لكنها أدركت أنها كانت منفصلة جدا عن هذا العالم في عملها هذا.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.仕事は好きでしたが 繋がりがないと気付きました
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Ce n'était pas corrélé avec les niveaux de pauvreté.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Er was geen correlatie met armoedeniveaus.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Es korrelierte nicht mit Armutsgrenzen.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.가난함의 수준도 마찬가지였습니다. 아무런 상관관계가 없었습니다
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.Não se correlacionavam com o nível de pobreza.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.Nie zależały od poziomu biedy.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.לא היה מיתאם לרמות העוני. לא מצאנו קשר.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.لم ترتبط بمستوى الفقر. لم ترتبط.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.それぞれの学校で教員にひとつだけ質問したところ
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Nekorelovalo to ani s mierou chudoby.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Nekorelovalo to s mírou chudoby.

İlgili Sayfalar