ilişkisi ile cümle
ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Cemiyetin dönemin siyasi partileri ile bir ilişkisi yoktur.Δεν αναμείχθηκε με την πολιτική της εποχής του.
2009 itibarı ile 191 ülke ile diplomatik ilişkisi ve 144 elçiliği bulunmaktadır.Το 2015, η Βόρεια Κορέα είχε διπλωματικές σχέσεις με 166 χώρες και πρεσβείες σε 47 χώρες.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Από αυτή τη θέση, πρότεινε μια αδελφοποίηση με την πόλη Nueva Germania, στην Παραγουάη.
Sellers'ın Sophia Loren ile yakın bir ilişkisi vardı.Ο Liam ήταν σε σχέση με την Sophia Smith.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Έχει λιγοστούς φίλους και δεν έχει δημιουργήσει οικογένεια.
2009 itibarı ile 191 ülke ile diplomatik ilişkisi ve 144 elçiliği bulunmaktadır.Fra 2009 opretholder føderationen diplomatiske forbindelser med 191 lande og har 144 ambassader.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Marge har et godt forhold til Lisa og de to ser ud til at komme ganske godt ud af det med hinanden.
Şarkıda Eminem Carey ile eşi Nick Cannon’ın ilişkisini kötülemektedir.Sangen rakker ned på Carey og hendes mands, Nick Cannons, forhold.
Bunlardan herhangi birinin zamanla yakından ilişkisi var mıdır ?Og kan man nogensinde komme tæt nok på?
Kızı Taylor-Ann bu eski ilişkisindendir.Fra et tidligere forhold har han datteren Taylon-Ann.
Yaklaşık altı yıl önce Formula 1 pilotu Lewis Hamilton ile gizli bir ilişkisi olmuştur.Hun har tidligere dannet par med Formel 1-køreren Lewis Hamilton.
Bilinen tek şey ölümünden beş gün önce Chevalier’e yazdığı mektupta ima ettiği biten bir aşk ilişkisidir.Fem dage før sin død skrev han et brev til Chevalier.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Hvad er meningen med det gode og det onde?
Ekim 2011'den beri ilişkisi olan dansçısı Casper Smart'la ayrıldı.Siden oktober 2011 har Lopez været i et forhold med hende tidligere back-up danser Casper Smart.
Rachel ile uzun süreli, çok inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuştur ve Emma adında bir kızları olmuştur.Til sidst føder Rachel en sund lille pige, som kommer til at hedde Emma.
Dayı - akrabalık ilişkisi olarak annenin ağabeyi veya erkek kardeşidir.En grandfætter eller grandkusine var så ens mors/fars fætter eller kusine.
Şimdiki ilişkisini instagram hesabından paylaştığı fotoğraflarla beraber duyurdu.Sammen med sin udtalelse delte han billeder, som han havde taget fra in.fo.
Evans'ın Laughlin ile kişisel sorunları grupla zaten sorunlu ilişkisini daha da kötü hale getirdi.Evans havde interne problemer med Laughlin, som også bidrog til bandets ilde syn på Evans.
Pythagoras, titreşimli telin uzunluğu ile ürettiği müzikal tonun ilişkisini anladı.Pythagoras opdagede også forholdet mellem harmoniske toner i musikken.
Bu yönteme göre insan-toplum ilişkisi birbirinden ayrı ögeler olarak anlaşılamaz.Hun forstår ikke, hvorfor mennesker ikke kan acceptere hinanden, som de er.
Arkeometri, fen bilimleriyle arkeolojinin ilişkisine de denebilir.Ligeledes kan studiet biologisk antropologi involvere arkæologi.
158 ülkeyle diplomatik ilişkisi ve 38 uluslararası kuruluşa üyeliği vardır.I 1738 er der registreret 15 gårde og 38 jordløse huse i byen.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.De har taget den store beslutning at gifte sig og flytte sammen.
Borçlu ve alacaklı ilişkisinde bunun güzel bir örneğini sunmaktadır.Men hendes behov for smukke antræk og ejendele medfører, at hun sætter sig i bundløs gæld.
Marilyn Manson'ın ilk önemli ilişkisi Rose McGowan ile oldu.Trumans første bekymring gjaldt Mrs. Roosevelt.
Vakıf ile olan ilişkisi hakkında: "Ben sahip olabileceğiniz en iyi aileye sahibim.Hemsworth fortalte om sin forbindelse med fonden, "Jeg har de bedste forældre, man kunne ønske sig.
Bu akrabalık ilişkisiden dolayı, Semaviler birbirleriyle çiftleştirilmezler.På grund af deres indbyrdes friktion kan pladerne ikke bare glide forbi hinanden.
Tully-Fisher ilişkisi).5PAP – fiskeskibet Marie-Meyer).
Proust'un annesiyle yakın bir ilişkisi vardı.Proust hadde et nært forhold til sin mor.
Perikles’in Aspasia ile olan ilişkisine karşı daha sonra yapılan saldırılar Athenaeus tarafından yazılmıştır.Ytterligere angrep på Perikles' forhold med Aspasia nevnes av Athenaios.
Kendisi kişisel doktoru iken ilişkisi vardı. ^ (yardım)Jammen flaks at kjæresten hans er detektiv – eller?
İbrahim Ağa'nın sarayla ilişkisini ise karısı Hubayar Kadın yürütmekteydi.Abrahams kone Sarai var (antatt) ufruktbar og gav slavekvinnen Hagar til sin mann og de fikk Ismael.
Ancak Eudokia ile ilişkisi devam etti.Mikael fortsatte deretter sitt forhold til Eudokia.
Aralık 2008'de McCoy ile olan ilişkisi sonlandı.Perry og McCoy slo opp i desember 2008.
29 Ekim 1942'de, genç oyuncu Massimo Serato ile ilişkisinden, tek oğlu olan Luca doğdu.I 1942 fikk hun en utebomekteskapelig sønn med skuespileren Massimo Serato.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Inngå vennlige forbindelser med hverandre fra nå av.
Enlem-sıcaklık ilişkisi Dünya üzerindeki sıcaklığın dağılışında en önemli etkenlerden biridir.Smeltende is er et av de tydeligste tegnene på global oppvarming.
Felsefenin görevi evrenin kanunları ile insanın tabi olduğu kanunların ilişkisini tespit etmektir.Analysen av drømmestoffet følger de samme lover som universet.
Mukaddimede dil-anlam ilişkisine dair konulara temas eder.Lad din Fornuft seg med Følelsen blande...
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.For mange spiller psykisk uro også inn.
Film bir anne-oğul ilişkisi hikâyesini anlatır.Filmen skildrer en alenefars relasjon til sin datter.
Anında cezanın sebep-sonuç ilişkisini görürsünüz.Politiet kan ha sett resultatet av et straffbart forhold i ettertid.
Eser Bella ve Jacob ilişkisi kopmuş halde biter.Det skiftes mellom Bella og Jacobs synsvinkel i disse delene.
Aspasia'nın Perikles ile olan ilişkisi ve buna bağlı siyasal nüfuzu tepki uyandırmıştır.Hennes forhold til Perikles og hennes underliggende politiske innflytelse skapte mange reaksjoner.
Pythagoras, titreşimli telin uzunluğu ile ürettiği müzikal tonun ilişkisini anladı.Pythagoras oppdaget også forholdet mellom harmoniske toner i musikken.
İbranicedeki hatan kelimesi kayınpeder-damat ilişkisini belirtmek için kullanılır.Termen mågskap ble brukt for å beskrive forholdet mellom måger.
Sayısız arkadaşı vardı ve hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi.Hun har hatt mange menn og han har ikke hatt noen kvinner, så da balanserer det seg ut.
Sağ çoğunlukla yakın ilişkisi polemiklere neden olmuştur.Det ligger i sakens natur at polemikker ofte er kontroversielle og preget av konflikter.
Louis'in annesi ile ilişkisi o devir için sıradışı bir düzeyde sıkıydı.Ludvig og moren hadde et unormalt kjærlig forhold fra det som var vanlig på denne tiden.
"Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı".Penghuni barzakh berada di tepi dunia (masa lalu) dan akhirat (masa depan).
2009 itibarı ile 191 ülke ile diplomatik ilişkisi ve 144 elçiliği bulunmaktadır.Hingga 2009, negara ini menjalin hubungan diplomatik dengan 191 negara dan memiliki 144 kedutaan besar.
Teorileri Kronig-Penney modeli, Coster-Kronig geçişi ve Kramers-Kronig ilişkisi'dir.Teori-teorinya meliputi model Kronig–Penney, transisi Coster–Kronig dan hubungan Kramers–Kronig.
Monica'nın ilk ciddi ilişkisi kendisinden 21 yaş büyük, aile dostları Richard Burke'le olur.Hubungan serius pertama Monica adalah dengan teman keluarga Richard Burke yang 21 tahun lebih tua.
Park Geun-hye ve Choi Soon-sil'in ilişkisi ortaya çıkması ile Seul'da protestolar başladı.Penguakan tentang hubungan Park Geun-hye dan Choi Soon-sil menyebabkan unjuk rasa di Seoul.
16 Mart 1998'de, Albert Mol'un partneri Guerdon Bill ile ilişkisi kayıt altına alındı.Tanggal 16 Maret 1998, Albert Mol meresmikan hubungannya dengan Guerdon Bill.
Annesi Julia'dan dolayı Julio-Claudian Hanedanı ile akrabalık ilişkisine sahiptir.Dia akrab dengan keluarga Julio-Claudian.
Wacho'nun Franklarla iyi ilişkisi vardı.Vacone memiliki hubungan baik dengan Kerajaan Franka.
Bu durum, yasanın modern bağlamda ilişkisini yitirdiği anlamına gelmez.Ini tidak berarti ia kehilangan relevansi dalam konteks yang lebih modern.
Lorde'nin küçük yaşlarda ailesi ile ilişkisi zorluydu.Sejak muda, hubungan Lorde hubungan dengan orang tuanya terbilang sulit.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Hubungan mereka semakin akrab, dan setuju untuk menikah.