ilişkilerin ile cümle
ilişkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Şarkı ''bazı ilişkilerin kırılganlığı ve kırılganlık doğasıyla ilgili.She explained that the song is about "the fragility and breakable nature of some relationships.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.This leads to frustration in their relationship.
Sonraki yıllarda SSCB ile ilişkilerini geliştirdi.This caused its relations with CBC to worsen over the years.
Arno Breker, Albert Speer ve Hitler ile kişisel ilişkilerini korumaya devam etti.He maintained personal relationships with Albert Speer and with Hitler.
Bağlı bulunduğu bakanlık yerlilerle yürütülen ilişkilerin tanımı konusunda fikir vermektedir.His role will include advising on matters related to indigenous reconciliation.
Sonrasında o ve yakın arkadaşı Domination, grupla ilişkilerini kestiler.To make matters worse, he and his longtime girlfriend also ended their relationship.
"ABD – Türkiye ilişkilerinin dönüşümü"."How to Save the U.S.-Turkey Relationship".
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.In February 1917 the United States terminated diplomatic relations with Germany.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.22 – India re-establishes full diplomatic relations with South Africa.
Özellikle Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin önemini vurguladı.Azerbaijan has placed a particular emphasis on its "special relationship" with Turkey.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.The Brazilian government generally did not enforce its own immigration legislation.
Filmde Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerine farklı bir açıdan yaklaşılyor.There’s something peculiarly American about his art.
Savaştan sonra Irak-ABD ilişkilerindeki yüksek tansiyon devam etti.After the Cold War the U.S.–Saudi relations were improving.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.In March 2011, Isabella announced to the media that the couple have ended their relationship.
Yerel veya küresel ölçekte kentler arası ilişkilerin incelenmesi.Engineers within a Local and Global Society.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Daughters remain with their mothers until they marry.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Thus, commencing the reconciliation process between the two entities.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.The Holy See also has established official diplomatic relations with the State of Palestine.
Gubaz'ın Roma İmparatorluğu ile olan ilişkilerini Priskos kaydetmiştir.There were also trade links of Gupta business with the Roman empire.
Bu yüzden ilişkilerini bir süre gizli tuttular.It continued its operations for a while in secret.
Arnavutluk'un dış ilişkileri, ülkenin diğer hükûmet ve halklarla olan ilişkilerini ifade eder.The foreign relations of Albania are its relations with other governments and peoples.
Guillame’un ailesinin ilişkilerinden haberi yoktur.Nothing is known of Waymark's family life.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.This has been one of the main stumbling blocks in Georgia-Russia relations.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.There were many talented people among them.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.February 3 – World War I: The United States breaks off diplomatic relations with Germany.
Eski tarz sıcak ilişkilerini kaybetmemiş bir mahalledir.Wheat for Nontraditional Warm Areas.
Talisa da bunu istediğini söyler ve ilişkilerini devam ettirirler.Jess informs him they'll help find it and their relationship should continue.
Aile hukuku, medeni hukukun kişilerin aile çevresindeki ilişkilerini düzenleyen kısmıdır.Personal law is the law governing a person's family matters.
İkili dört yıllık ilişkilerinin ardından 23 Ocak 2017 tarihinde ayrıldığı açıklandı.After a public 4-year relationship, the two separated in September 2017.
Şarkı sözleri ise insan ilişkilerini ve insan aşkını işler.The songs would now talk about love and soul.
Yazılarında kadın-erkek ilişkilerini ve kadın haklarını konu etti.Her work engages with gender relations and women's rights.
İlişkilerin gerçekte olduğundan daha içten olması gerektiğine inanmak.This leads to the belief that people are more connected than they actually are.
Almanya ile diplomatik ilişkilerin açılması için İsrail'e birkaç milyar mark ödendi.May 12 West Germany and Israel establish diplomatic relations.
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.The timing of these events coincided with worsening relations between India and Nepal.
Türk-Ermeni ilişkilerine ilişkin araştırmaları ile tanınır.For more information see Greco-Turkish relations.
Bense tasarım ilişkilerine bakmak için giderim.I go and see design relationships.
Doğru cevap: edinme, elde tutma ve büyütme müşteri ilişkilerinin üç parçasıdır.The answers are get, keep, and grow--are the three parts of customer relationships.
Edinmek, elde tutmak ve büyütmek-- müşteri ilişkilerinin üç bileşenidir.Get, keep and grow--the three components of customer relationships.
İnsan ilişkilerinin düzenlenmesi açısından büyük bir değişim yaşadığımızı düşünüyorum.I think that this is a really profound change in the way human affairs are arranged.
Diğer insanlarla ilişkilerinde sorun yaşıyorlar.They have trouble relating to other people.
İlişkilerinizi nasıl değiştirirdiniz? ve onlardaki negatif enerjiyi?How would you change your relationships and the negative energy in them?
Dijital ilişkilerin çeşitliliği oldukça olağanüstü.The range of digital relations is extraordinary.
Bugün müşteri ilişkilerinden konuşacağız.Today, we're going to be talking about customer relationships.
Bu durum sosyal ilişkilerini yok ediyor aslında.And it ruins their social relationships, in fact.
Bu şehrin, doğa ile olan tüm ilişkilerinden kesinlikle kurtuluşudur.It's the final emancipation of the city from any apparent relationship with nature at all.
Çalışmamda, hayatın zor, ilişkilerin riskli olduğunu çok duydum.So in my work, I hear that life is hard, relationships are filled with risk.
Ve biliyorum ki Amerika - Çin ilişkilerinin bir hukukçuya ihtiyacı yok.And I know U.S.-China relations doesn't need another lawyer.
Şu bağlantılar arkadaşlık ilişkilerini temsil ediyor.These links represent friendship relationships.
Ve ben kişisel ilişkilerin herşeyden çok daha önemli olduğunu öğrendim.And I learned personal relationships were more important than ever.
Buraya beraber gelen çiftlerin ilişkilerinin 6.ayından sonra ayrılacağını söyleyen bir söylenti var.There is a rumor that says, If a couple comes here together, they would break up in six months.
Sonraki hafta müşteri ilişkilerini,... ...gelir akışlarını ve ortaklarını test edecekler.In the next week they'll be testing customer relationships, revenue streams, and partners.
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.That is why I have withdrawn from nearly all so-called relations.
Daha da önemlisi, suç dünyası ile ciddi iş ilişkilerine girdiler.But above all, they started to do serious business with the world of crime.
Görüyor musun? Onlar seni diğer ilişkilerin ulaştıramayacağı yerlere götürürler.They'll stick you in places no other relationship can reach.
Bu nedenle, kötü giden ilişkilerini Gerçek'i keşfetmek için bir fırsat olarak kullan.So, use even your bad relationships as opportunities to discover the true.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.But he said this fantastic thing about their working relationship.
Kişisel ilişkilerinizin sizi sarsmasına izin veremezsiniz Ekselansları.You cannot let personal relationships shake you, Your Highness.
Bu AA ilişkilerine sahip olmakla eşdeğer.So this is the equivalent of holding AA bonds.
Böylece halkı savaştan koparmayacaklar ve insanların savaşla olan ilişkilerini şekillendirecekler.But the ripple effects of this are going to go out into our politics. One of the people that
Sizinle ilişkilerinde pek cimridirler.Being chary of helping you.