ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.We build and maintain relationships with others.
O ülkedeki yeni hükümetle dostça ilişkiler kurduk.We have established friendly relations with the new government of that country.
Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.Relations between us seem to be on the ebb.
Nancy beş yıldan fazla süredir ablam ile iyi ilişkiler içindedir.Nancy has been on good terms with my sister for more than five years.
İki ülkenin diplomatik ilişkileri bulunmuyor.The two countries do not have diplomatic relations.
O ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the United States.
Stresin ortak nedenleri iş ve insan ilişkileridir.Common causes of stress are work and human relationships.
Kanada ile ilişkiler doğru ve iyi kaldı.Relations with Canada remained correct and cool.
O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the neighboring countries.
Bu beş kişi arasındaki ilişkiler karmaşıktır.The relationships among those five people are complicated.
İnsan ilişkilerinde en büyük tehlikelerden biri bencillik.One of the greatest dangers in your human relations is self-centeredness.
Onlarla ilişkileri kopardık.We have broken off relations with them.
Onunla iyi ilişkiler içindeyim.I am on good terms with him.
Onunla yakın ilişkiler içindeyim.I was on close terms with him.
Benim komşularla iyi ilişkilerim var.I'm on good terms with the neighbors.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.A government suffers from civil affairs.
Firmayla iş ilişkilerimiz yok.We have no business relations with the firm.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Japonya, Birleşik Devletlerle dostça ilişkiler sürdürüyor.Japan maintains friendly relations with the United States.
Onun iş ilişkileri iyi durumda.His business affairs are in good shape.
Dış ilişkiler hakkında çok şey bilir.He knows a lot about foreign affairs.
Uluslararası ilişkilerde karar kıldı.He decided on international relations.
Onun aile ilişkilerimize müdahele etme hakkı yok.He has no right to interfere in our family affairs.
Onunla dostça ilişkiler içindedir.He is on friendly terms with her.
Onların komşuları ile iyi ilişkileri var.They are on good terms with their neighbors.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Ülkeler dostça ilişkileri sonlandırdı.The countries terminated friendly relations.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Para üzerine inşa edilmiş ilişkiler para bittiğinde sona erecektir.Relationships built on money will end when the money runs out.
Dış ilişkilerde bir kariyerle ilgileniyorsun, değil mi?You're interested in a career in foreign relations, aren't you?
Sıradışı ilişkileri vardı.They had an extraordinary relationship.
1979'da resmî ilişkiler kurdular.They established official relations in 1979.
Amerikan-İngiliz ilişkileri gelişme gösterdi.American-British relations showed improvement.
Sovyetler Birliği ve Batılı Müttefikler arasındaki ilişkiler karmaşıktı.Relations between the Soviet Union and the western Allies were mixed.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
Kissinger dış ilişkiler konusunda bir uzmandı.Kissinger was an expert on foreign relations.
Sanırım John'un Jane ile olan ilişkilerini çok fazla okuyorsun.I think you're reading too much into John's relationship with Jane.
"Tehlikeli ilişkiler"'i okudun mu?Have you read the "Liaisons Dangereuses"?
Tom ve Mary'nin birbirleri ile iyi ilişkileri vardır.Tom and Mary are on good terms with each other.
Neden erkeklerin her zaman sekreterleri ile ilişkileri var gibi görünüyor?Why do men always seem to have affairs with their secretaries?
İlişkiler uzlaşma gerektirir.Relationships involve compromise.
Bazı insanlar ilişkilerini nasıl sevecen tutacaklarını biliyorlar.Not many people know how to keep an affectionate relation with their relatives.
Çeşitli halkla ilişkiler kampanyalarına hukuki tavsiye ve strateji önerileri sunuyoruz.We provide legal advice and strategy recommendations to various public relation campaigns.
Tom ve Mary'nin ilişkilerinin hikayesi dramatik olaylarla doludur.The story of Tom and Mary's relationships is full of dramatic events.
Tom'un insanlarla ilişkilerinin kötü olduğunu herkes biliyor.Everyone knows Tom has poor people skills.
Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda gergin olmuştur.Relations between China and Japan have been tense recently.
Hâlâ ilişkiler hakkında öğrenecek çok şeyin var.You still have a lot to learn about relationships.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
İlişkilerine ara verme ihtiyacı hissettiler.They needed space.
Mark ve Leonor ilişkilerini kestiler.Mark and Leonor broke off their relationship.
İlişkiler çirkinleşiyor.Things are getting ugly.
İlişkiler daha kötü oluyorlar.Things are getting worse.
İlişkiler iyi olacak.Things will be fine.
Tom çok meşgul ve ilişkiler için fazla zamanı yok.Tom is very busy and doesn't have much time for relationships.
Tom ve Mary'nin çok karmaşık bir ilişkileri var.Tom and Mary have a very complicated relationship.
İlgili Sayfalar