Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Les prix doivent être suffisamment bas pour attirer une large audience.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.O preço das entradas deve ser barato para atrair bastante público.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Τα εισιτήρια πρέπει να είναι αρκετά φθηνά για να προσελκύσουν ένα ευρύ κοινό.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Билеты должны быть достаточно дешёвыми, чтобы привлечь широкую аудиторию.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.מחירי כרטיסים צריכים להיות יחסית נמוכים על מנת למשוך קהל מגוון.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.ينبغي أن تكون أسعار التذاكر منخفضة إلى حد معقول لجذب جمهور اوسع.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.忘れないでください スピーカーや
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Ein kleines Kind zu töten hat nichts Heroisches.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Er is niets heroïsch aan het doden van een kind.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.어린 아이를 죽이는 것이 절대로 영웅적인 일 일 수 없습니다. .
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Membunuh seorang anak kecil sama sekali tidak gagah.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Nu e nimic eroic în uciderea unui copil.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Przecież nie ma niczego bohaterskiego w mordowaniu dziecka.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.¿Qué hay de heroico en matar a un niño?
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Sabe, não tem nada heroico em matar uma criança pequena.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Sapete, non c'è nulla di eroico nell'uccidere un ragazzino.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Vous savez, il n'y a rien d'héroïque à tuer un petit enfant.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.Нет ничего героического в том, чтобы убить ребёнка.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.אתם יודעים, אין שום גבורה בהריגת ילד קטן.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.كما تعلمون، قتل الأطفال الصغار لايحمل أي صفة بطولية.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.このことに焦点を当てて このメッセージを広く伝える必要があります
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.A legtöbben azt hiszik, a fémről van szó.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor. Basın özgürlüğünü savunan kişiyle ilgili.В этом выражении слово "медь" и рядом не стояло.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Brass beziehe sich auf das englische Wort für Blech.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.De fleste tror det handler om metallet.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Đó là nói về người đấu tranh cho tự do báo chí.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Het gaat om de man die campagne voerde voor de persvrijheid.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.많은 사람들이 그것은 원칙에 충실했던 것이라고 생각하는데
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.La mayoría piensa que es literal.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.La plupart des gens pensent que cette expression se réfère au métal (NDLT : brass = cuivre).
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Majoritatea cred că-i vorba de metal.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Molte persone pensano che sia dovuto al metallo.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Většina lidí si myslí, že je to podle toho kovu.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Większość ludzi myśli, że chodzi o metal.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Ο περισσότερος κόσμος την αποδίδει στο μέταλλο.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Більшість вважає, що йдеться про властивість металу.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.Става въпрос за човека, водил кампания за свободата на пресата.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.רוב האנשים חושבים שזה קשור למתכת.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.معظم الناس يظنون أن المعني هو المعدن.
Birçok insan bunun metalle ilgisi var sanıyor.実は報道の自由のために
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.Je ziet een film die niets met je te maken heeft.
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.자신과 무관한 영화를 보는 것과 같습니다.
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.Są jak film, który oglądamy, choć nie ma z nami nic wspólnego.
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.Siinä katselee filmiä, jolla ei ole mitään tekemistä henkilön itsensä kanssa.
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.انها كفيلم. فانت ترى فيلماً لا علاقة له بك اطلاقا.
Bir film var. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir film izliyorsunuz.そのように 捉えられています
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.Een persoon kan niet iets uitvinden dat niet verbonden staat met de realiteit
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.Eine Person kann nichts erfinden, was keinen Zusammenhang mit der Realität hat.
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.Seseorang tidak dapat menciptakan sesuatu yang tidak terhubung dengan realita.
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.Una persona non può inventare niente che non sia correlato alla realtà.
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.Човек не може да изобрети нещо, което няма съответствие към действителността.
Bir insan, gerçeklikle ilgisi olmayan bir şey icat edemez.想像力はどんなに豊かでも問題ありません。
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Cuando alguien tiene mucho éxito,
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Portanto, há um tema geral aqui. Quando alguém está indo muito bem e conseguir um realmente
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Коли хтось робить дійсно добре і отримує велику віддачу, він приваблює конкуренцію.
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.それが、生産能力を増大させます。
Bir planım vardı ve onun bancoyla herhangi bir ilgisi olacağını hiç düşünmemiştim.J'avais un plan, et je n'aurais jamais pensé que ça aurait un rapport quelconque avec le banjo.
Bir planım vardı ve onun bancoyla herhangi bir ilgisi olacağını hiç düşünmemiştim.저는 그당시 제 나름의 계획이 있었죠. 그런데 그 계획이 밴조와 무슨 관계가 있으리라고는
Bir planım vardı ve onun bancoyla herhangi bir ilgisi olacağını hiç düşünmemiştim.Měla jsem plán, ale nikdy bych si nepomyslela, že to bude mít něco společného s banjem.
Bir planım vardı ve onun bancoyla herhangi bir ilgisi olacağını hiç düşünmemiştim.Mala som plán a nikdy v živote by som si nepomyslela, že by tento plán mal niečo spoločné s bendžom.