ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Abbiamo avuto discussioni molto interessanti con gli ufficiali di dogana.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Am avut conversaţii foarte interesante cu agenţii vamali:
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Kami telah menjalani banyak percakapan menarik denan orang-orang cukai perbatasan.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu: "Ne taşıyorsunuz?"Nagyon érdekes beszélgetéseket folytattunk a vámoló határőrökkel. "Mit cipeltek?"
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Имахме много интересни разговори с граничните власти.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Así, Les Noble en Aberdeen encontró esto un poco increíble.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.애버딘에서 사는 레스 노블은 이것이 정말로 놀라운 사실이라고 생각했죠. 그래서 그는 미소부수체를 사용해서
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble, à Aberdeen, a trouvé ce résultat assez invraisemblable.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble, em Aberdeen achou que isto era realmente inacreditável.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble in Aberdeen fand das ein bisschen schwer zu glauben.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble in Aberdeen vond dit niet geloofwaardig.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble v Aberdeene vníma tieto fakty ako neuveriteľné.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Les Noble v Aberdeenu shledal tato fakta neuvěřitelnými.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Less Noble din Aberdeen a găsit lucrurile astea puţin incredibile.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Và Les Noble ở Aberdeen đã cố gắng khám phá những điều khó tin nhất.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.W Aberdeen, Les Noble odkrył coś nadzwyczajnego.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Д-р Лес Нобл от университета в Абърдийн сметна, че това е някак трудно за вярване.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.Лэс Ноубл (Les Noble) из Абердина не поверил этому.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.אז לס נובל מאברדין לא ממש האמין לזה באמת. אז הוא ביצע מחקר נוסף
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.وجد العالم " ليس نوبل" في "ابيرديين" وجد ان ذلك لا يُصدق حقاً فقام بعمل دراسة ثانية
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.この情報は少し信じ難いと考えました そこで彼はマイクロサテライトを使った 別の研究を行いました
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:Coś bardzo interesującego było skutkiem nakręcenia "Otchłani."
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:Etwas Interessantes passierte bei "Abyss":
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:"어비스"를 제작하면서 한가지 흥미로운 문제에 부딪혔습니다.
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:Mielenkiintoinen asia seurasi siitä elokuvasta.
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:Κάτι ενδιαφέρον βγήκε από την "Άβυσσο":
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:І щось цікаве зявилося з "Безодні".
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:Кое-что интересное появилось из "Бездны".
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:משהו מעניין יצא מ-"מצולות",
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:شيء مثير خرج من تجربة فلم " ذا أبيس "
Abyss'ten ilginç bir şey çıktı:あるシーンの映像を作る上で
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.아프가니스탄 사람들이 저를 방문하러 왔었을 때 우리는 정말 흥미로운 대화를 나누었습니다.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.látogatása során, amikor is egy nagyon izgalmas beszélgetésben volt részünk.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.Ко мне приехала группа из Афганистана и у нас был очень интересный разговор.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.כשקבוצה מאפגניסטן באו לבקר אותי הייתה לנו שיחה מאוד מעניינת.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.عندما مجموعة من الافغان أتت لزيارتي، وكان لدينا محادثة مثيرة للاهتمام حقا.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.私の所を訪ねてきた時 とても興味深い会話をしたのです
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincAfrika und dem Rest der Welt, was die medizinische Versorgung anbelangt. Sehr interessant.
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincFoarte interesant. Cati oameni credeti ca sunt pe acel taxi?
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincHeel interessant.
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilginc아프리카와 아프리카를 제외한 세계 국가들 사이의 의료보장의 격차를 보여줍니다. 매우 흥미롭군요.
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincבין אפריקה ושאר העולם מבחינת טיפולי בריאות. מאוד מעניין.
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincبين افريقيا وبقية العالم فيما يتعلق بالرعاية الصحية. مثير جدا للاهتمام.
Afrika'da ve dunyanin geri kalani arasindaki saglik hizmetinin cok ilgincとても興味深いページです あのタクシーには何人乗っていると思いますか?
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Ano, ta ústa jsou vlastně velmi zajímavá. Vypadá to skoro, jako by měl tesáky.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Ja , der Mund ist sehr interessant, es sieht fast so aus als hätte er Vampirzähne.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Tak. Rzeczywiście usta są bardzo ciekawe, wygląda niemal jakby były tu przedstawione kły.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Zou dat smaken zoals ons huidige bier? Ik weet het niet.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Так, справді, рот виглядає досить цікаво, неначе в ньому є ікла.
Agouti geni hakkında oldukça ilginç bir bulgu var.Algo interesante sobre el gen agouti.
Agouti geni hakkında oldukça ilginç bir bulgu var.Ecco un qualcosa di interessante riguardo il gene agouti.
Agouti geni hakkında oldukça ilginç bir bulgu var.不活性化エピジェネティク・マークが 周囲に蓄積するとオフになるのです
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi.'Cám ơn, "Alice nói, nó rất thú vị.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi."Ďakujem," povedala Alica, "je to veľmi zaujímavé.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi.'Dank u,' zei Alice, 'het is heel interessant.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi."Děkuji," řekla Alenka, "je to velmi zajímavé.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi."Dziękuję," powiedziała Alice, że "to bardzo interesujące.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi.-Gracias-dijo Alicia, "es muy interesante.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi.'Grazie,' disse Alice, 'è molto interessante.
Alice, 'teşekkür ederiz' çok ilginç 'dedi."Hvala," je dejal Alice, "to je zelo zanimivo.