Üniversiteden mezun olduktan sonra ihracat işiyle ilgilenmeyi umuyorum.I hope to be engaged in the export business after graduating from college.
Tom Mary'nin onun köpeğiyle ilgilenmeyi kabul edeceğini hiç ummadı.Tom never expected that Mary would agree to take care of his dog.
Tom, Mary ile ilgilenmeyi kabul etti.Tom agreed to take care of Mary.
Flea da Fear'i bırakıp Red Hot Chili Peppers'la ilgilenmeyi seçti.Flea left Fear to pursue the Red Hot Chili Peppers.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, do not worry about other people is business and just focus on your work.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.In science, we don't care how many letters you have after your name.
Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz" derler.Peace on you; we do not look for the ignorant."
Altkültür tipi; Popüler olanla ilgilenmeyip, diğerlerinden farklı olmaya çalışır.Entsprechende Werbestrategien spielen mit dem Fremden, dem Anderen.
Ancak takip eden yıllarda İspanya, bu işgalle ilgilenmeyip, kayıtsız kalmıştır.Durant les années qui suivirent, l’Espagne ne se soucia guère de sa nouvelle possession.
Leonardo matematik ve bilim ile ilgilenmeyi seven Roma İmparatoru II. Frederick ile dost oldu.Leonardo fue huésped del emperador Federico II, que se interesaba en las matemáticas y la ciencia en general.
Siyasetle ilgilenmeyip öğretmenlik ve tüccarlıkla geçinmeye çalıştı.Não exerceu a advogacia dedicando-se à política e aos negócios.
Bunun yerine avcılıkla ilgilenmeyi tercih ediyordu.Ao invés disso, ela inspirava medo nos caçadores.
Bunun yerine avcılıkla ilgilenmeyi tercih ediyordu.Preferă să vâneze în zbor.
Flea da Fear'i bırakıp Red Hot Chili Peppers'la ilgilenmeyi seçti.Cliff Martinez, en bekjent av Flea, ble snart spurt om å slutte seg til Red Hot Chili Peppers.
Flea da Fear'i bırakıp Red Hot Chili Peppers'la ilgilenmeyi seçti.Flea meninggalkan Fear untuk bersama Red Hot Chili Peppers.
Leonardo matematik ve bilim ile ilgilenmeyi seven Roma İmparatoru II. Frederick ile dost oldu.Leonardo pernah menjadi tamu Kaisar Frederick II, yang juga gemar sains dan matematika.
Leonardo matematik ve bilim ile ilgilenmeyi seven Roma İmparatoru II. Frederick ile dost oldu.Leonardo trở thành vị khách thường xuyên của Hoàng đế Frederick II, người rất thích toán học và khoa học.
Leonardo matematik ve bilim ile ilgilenmeyi seven Roma İmparatoru II. Frederick ile dost oldu.레오나르도는 수학과 과학을 즐겼던 신성 로마 제국 황제 프리드리히 2세의 초대를 받았다.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, đừng quan tâm tới chuyện của người khác, hãy chú tâm vào công việc của các cậu ý.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, jangan khawatir soal urusan orang lain dan fokus saja pada pekerjaan kalian.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, maak je geen zorgen over de zaken van andere mensen en concentreer je gewoon op jouw werk.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, ne vous intéressez pas aux affaires des autres et concentrez-vous sur votre travail.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, non impicciatevi del lavoro delle altre persone, concentratevi sul vostro.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, nu va ingrijorati de treburile altora si concentrati-va pe treaba voastra.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, oroa er inte om andra personers affärer och fokusera er på ert arbete.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Macht euch nicht über anderer Leute Angelegenheiten Sorgen und konzentriert euch auf eure Arbeit.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Αϊγκού, μην ανησυχείτε για τις δουλειές των άλλων και συγκεντρωθείτε στις δουλειές σας.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Айгу, не суйте нос не в свои дела, просто сконцентрируйтесь на своей работе!
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın..איגו, אל תדאגו לעסקים של אנשים אחרים ורק תתמקדו בעבודה שלכם
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.ايقــو,لا تقلق حول اشغال الناس الاخرين فقط ركز على عملك
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.-でも心配なんですよ -仕事に戻れ!
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.A tudományban minket nem érdekel, hány betű van valaki neve után.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.Dalam ilmu pengetahuan, kita tidak peduli berapa banyak huruf yang ada pada nama Anda.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.En la ciencia, no nos importa cual sea tu apellido.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.En science, peu importe combien de titres se trouvent après votre nom.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.In der Wissenschaft ist es uns egal, wie viele Buchstaben Sie hinter Ihrem Namen haben.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.In de wetenschap kan het ons niet schelen hoeveel letters je achter je naam hebt staan.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.În ştiinţă, nouă nu ne pasă câte litere ai după numele tău.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.I vetenskapen, så bryr vi oss inte om hur många bokstäver du har efter ditt namn.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.I videnskab, bryder vi os ikke om hvor mange bogstaver der er i din titel
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.과학에서는, 사람의 이름에 글자가 몇개 들어있는지 상관하지 않습니다
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.Nauka nie dba o to ile literek masz przed nazwiskiem.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.Nella scienza, non ci importa quante lettere avete dopo il vostro nome.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.Trong khoa học, chúng tôi không quan tâm có bao nhiêu từ trong tên của bạn
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.Ve vědě se nezajímáme o to, kolik písmen máte za jménem.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.V znanosti nas ne zanima, koliko črk imate za svojim imenom.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.В науке нам не важно, сколько регалий прилагается к вашему имени.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.В науці не дивляться скільки титулів передує вашому імені.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.В научната среда не ни интересува колко титли има някой към името си.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.במדע לא אכפת לנו כמה תארים יש לכם.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.فيما يخص العلم.. نحن لا نهتم بعدد شهاداتك والجامعات التى أنت عضو بها.
Bilim dünyasında, isminizin sonunda kaç tane ünvan olduğuyla ilgilenmeyiz.何かを信じる その根拠が問題にされるのです
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Dejamos de pensar en ello porque no podíamos hacer nada al respecto.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Lykkäsimme asiaa, koska voineet sille mitään.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Não lidámos com o problema porque não havia nada que pudéssemos fazer.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Non abbiamo affrontato il problema, perché non potevamo farci nulla.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Odsunęliśmy problem na potem, bo nic nie mogliśmy zrobić.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Vi struntade i problemet- -för att vi inte kunde göra nåt åt det.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Vi udskød problemet, - - fordi vi ikke kunne gøre noget ved det.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Δεν αντιμετωπίσαμε το πρόβλημα γιατί δεν μπορούσαμε να κάνουμε κάτι.