Tom bu öğleden sonra o sorunla ilgilenmenin gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to deal with that problem this afternoon.
Benimle ilgilenmeni istiyorum.I want you to take care of me.
Bana bir şey olması durumunda çocuklarımla ilgilenmenizi istiyorum.In case something happens to me, I'd like you to take care of my children.
Bu sorunla ilgilenmenin en hızlı yolu nedir?What's the quickest way to deal with this problem?
Benim için bununla ilgilenmeni istiyorum.I want you to take care of this for me.
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Can I ask that you take care of the Foundation and the clinic?
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.You're actually getting taught something like how to take care of the world.
Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.I want to ask you to take care of Yun Ju.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.You are existing in a more aware, alert, present space.
Benim yokluğumda köpeğimle ilgilenmeni isterdim.J'aimerais que tu t'occupes de mon chien en mon absence.
Öğrenim görürken başka şeylerle ilgilenmenin öğrenmeyi olumsuz etkileyeceğini düşünürler.一度習ったことは忘れないので、勉強がおもしろく、できるらしい。
Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.اطلب انا هذه المرة معروفا ليون جو
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Korábban maga kért arra, hogy viseljem gondját Seolnak, most én kérem, hogy vigyázzon Yun Jura.
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Όπως ακριβώς μου ζήτησες χάρη για την Σεολ, σου ζητάω χάρη για την ΓιουνΤζου.
Dünya Barış Oyunu ciddi bir olay. Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Opravdu se naučíte něco, jako jak se starat o svět.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Azt tanulod meg, hogy hogyan vigyázz a világra.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Bạn thực sự thấy mình được trải nghiệm giống như làm thế nào để bảo vệ thế giới
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.De fapt, învățăm cum să avem grijă de lume.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Du bliver faktisk lært noget, som hvordan man passer på verden.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Du kriegst wirklich beigebracht, wie man für die Erde sorgt.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Estamos mesmo a aprender alguma coisa, como cuidar do nosso mundo.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Het Wereldvredespel is echt. Je leert echt iets over hoe je over de wereld zorgt.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Kamu benar-benar diajarkan sesuatu seperti bagaimana mengurus dunia.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.세계를 보살피는 방법 같은 걸 실제로 배우게 되죠.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.On vous apprend vraiment des choses comme comment prendre soin du monde.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Skutočne sa niečo učíte, napríklad ako sa starať o svet.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Te están enseñando algo parecido a cómo cuidar el mundo.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Ti insegnano realmente qualcosa su come prendersi cura del mondo.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Uczysz się dbania o cały świat.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Världsfredsspelet är på allvar. Du lär dig faktiskt någonting om hur man tar hand om världen.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Μαθαίνεις πραγματικά πώς να φροντίζεις τον κόσμο.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Всъщност, човек се научава на неща като как да се грижи за света.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Мы по настоящему учимся тому, как заботиться о мире.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.אתה בעצם לומד למשל איך לנהל את העולם.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.إنكم في الحقيقة تتعلمون كيف يجب الإعتناء بالعالم.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.ね、ハンター先生はそうしたんです
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Kadang orang berpikir bahwa satu cara untuk melihat seni adalah dengan sering mengunjungi museum.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Manche Menschen denken, dass die einzige Art, Kunst zu betrachten das ständige Besuchen von Museen ist.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Mensen denken soms dat je enkel naar kunst kan kijken in musea en dergelijke.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Μερικές φορές οι άνθρωποι σκέφτονται πως ο μόνος τρόπος να δεις τέχνη είναι να πηγαίνεις συχνά σε μουσεία.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Іноді люди вважають, що єдиний спосіб побачити мистецтво, це завжди ходити у музеї і тому подібне.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.Ти съществуваш в един по-разбираемо, будено, настоящо пространство.
İnsanlar bazen sanatla ilgilenmenin tek yolunun müzelere, galerilere gitmek olduğunu düşünür.לפעמים אנשים חושבים שהדרך היחידה להתבונן באמנות ללכת כל הזמן למוזיאונים - ומקומות שכאלה
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Bisa kah saya meminta kamu untuk menjaga
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Je peux te demander de t'occuper de la Fondation et sa cause ?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Kann ich Dich bitten, dich um... Stiftung zu kümmern und alles dazugehörige aufzupassen?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?재단과 진료소를 부탁해도 되겠냐?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Megkérhetnélek rá, hogy viseld gondját az Alapítványnak és a klinikának?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Mogę cię prosić, żebyś zaopiekował się Fundacją i jej sprawami?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Ông có thể nhờ cháu trông nom Tổ Chức và các cơ sở liên quan được ko?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Posso chiederti che ti prenda cura della Fondazione e della sua causa?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Pot sa te rog sa ai grija de Fundatie si Clinica ?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Voinko pyytää sinua pitämään huolta säätiöstä ja sen tarkoituksesta?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Wil je misschien de zaken regelen van de Foundation en zijn doel?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Μπορώ να σου ζητήσω <br />να φροντίζεις... το Ίδρυμα και την κλινική;
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?Могу я спросить ты позаботился о Фонде и их деле?
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?هل بإمكاني أن أطلب منك الاهتمام بالمؤسّسة و أمورها؟
Senden, vakıfla ve amacıyla.... ...ilgilenmeni isteyebilir miyim?財団と医院を・・・ 芸術で心を 医療で病を癒すのが お前の父と母の願いだった