Kiralık konutun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.поддерживать арендуемую квартиру в надлежащем состоянии.
Kiralık konutun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.احرص على أن يبقى مسكن الإيجار في حال جيد.
Kiralık konutun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.若您想装修房屋,例如粉刷墙面等,请事先获得房东的许可。即使自费装修也应获得房东的许可。最好以书面方式获得许可。
Kısa süre önce Central'a gelmiştim ve Raven bana... ölümsüz bir orduyla ilgilenip ilgilenmediğimi sordu?Tempo fa, quando sono venuto a Central, Raven mi chiese se mi interessasse un corpo di soldati immortali.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.De velar por que la vivienda propia se mantenga en buen estado.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.huolehtia siitä, että asuntosi pysyy kunnossa.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.Se till att din bostad hålls i gott skick.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.veiller à ce que votre logement reste en bon état.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.поддерживать свое жилище в надлежащем состоянии.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.احرص على أن مسكنك يبقى في حال جيد.
Konutunuzun iyi durumda kalması ile ilgilenmelisiniz.装修时,不能损坏大楼楼体。芬兰对住房规定严格,针对浴室的隔水防潮还有特别规定。
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Come riesci a fargli prendere a cuore quello che dici?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Comment voulez-vous qu'ils s'y intéressent ?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?¿Como consigues que se preocupen?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Cum îi faceți să le pese?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Hoe krijg je ze zover dat ze erom gaan geven?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Hogy éred el, hogy törődjenek vele?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Jak sprawiasz, że zaczyna im zależeć?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Kannst du sie dazu bringen, dass ihnen das nicht egal ist?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?그들을 어떻게 치유했습니까?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Làm sao anh khiến họ quan tâm?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Πώς θα τους κάνετε να νοιαστούν πραγματικά;
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Как всъщност ги караш да проявят загриженост?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?Как вы привлекаете их внимание?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?כיצד אתה באמת גורם להם לאיכפתיות?
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?كيف تحصل حقا لهم الرعاية؟
Konuyla ilgilenmelerini nasıl sağlıyorsun?ロミュラス:私は そうですね まぁ控えめな
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Am devenit foarte interesat de papusi, si doresc sa va arat un ultim lucru,
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Eu interessei-me por fantoches, e só queria mostrar uma última coisa.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Ich habe angefangen mich für Puppen zu interessieren und will euch nur noch eine letzte Sache zeigen.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Ik raakte geïnteresseerd in poppen, en ik wil nog even één laatste dingetje laten zien.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.이 덕에 인형에 관심을 갖게 되었지요 마지막으로 보여드리고 싶은게 있네요
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Lutke so me začele zanimati in samo nekaj vam še želim pokazati.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Me interesé en las marionetas, Y quiero mostrarles una ultima cosa.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Mi sono interessato alle marionette, e voglio mostrarvi un'ultima cosa.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Tôi bắt đầu có sở thích với những con rối và tôi muốn cho các bạn xem một thứ cuối cùng.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Zainteresowałem się kukiełkami i pokażę wam jeszcze jedną rzecz.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Меня заинтересовали куклы, и вот последнее, что хочу вам показать.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Харесват ми куклите, И искам да ви покажа последното нещо.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.התחלתי להתעניין בבובות, ואני רוצה להראות לכם דבר אחד אחרון.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.أصبحتُ مهتما بالدمى، و أريد فقط أن أريكم شيء واحد أخير.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Él no estaba interesado en cómo obtener billones de dólares.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Er ist in keiner Weise daran interessiert wie er es anstellen könnte eine Milliarde Dollar zu verdienen.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Gagner des milliards de dollars, ça ne l'intéresse absolument pas.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Han er ikke på nogen måde interesseret i hvordan han kan tjene en milliard dollars.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Nepřemýšlí nad tím, jak třeba vydělat miliardu dolarů.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Non è per nulla interessato a capire come intascare un miliardo di dollari.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Δεν ενδιαφέρθηκε καθόλου για το πώς θα μπορέσει να βγάλει ένα δισεκατομμύριο δολάρια.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Он вовсе не заинтересованы в том, как он собирается выяснить, как сделать миллиарда долларов.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.Той изобщо не се интересува как да намери начин да спечели милиард долари.
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.لم يكُن على الإطلاق مهتماً بكيفية اكتساب مليار دولار
Milyarlarca dolar kazanmakla hiç ilgilenmedi.言われましたよ、「残念、大金を得られたのに」って、
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, ai vreo idee buna? Vreau sa aflu daca este interesat sau nu de mine.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, Apakah kau punya ide bagus? Untuk mengetahui apakah dia tertarik padaku atau tidak.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, har du inte några bra ideer? För att ta reda på om han är intresserad i mig eller inte?
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah,hast du nicht irgendwelche gute Ideen? Um herauszufinden,ob er an mir interessiert ist oder nicht.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, heb jij niet wat goede ideeën? Om erachter te komen of hij wel of niet geïnteresseerd is in mij.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, nemáš nejaký dobrý nápad? Ako zistiť, či sa mu páčim, alebo nie.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, nie masz jakiś pomysłów? Żebym mogła się przekonać, czy się mną interesuje.
Min Ah, hiç iyi bir fikrin yok mu? benimle ilgilenip ilgilenmediğini anlayabilmek için.Min Ah, non hai nessuna buona idea? Per scoprire se è interessato a me o no.