ilgileniyorlar ile cümle
ilgileniyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Onlar sorunla ilgileniyorlar.They are looking into the problem.
Onlar da proje ile ilgileniyorlar.They are concerned with the project also.
Onlar Müslümanlarla ilgileniyorlar.They deal with Muslims.
Onlar neyle ilgileniyorlar?What are they interested in?
Tom ve Mary ilgileniyorlar.Tom and Mary are interested.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.They're really taking care of us quite well.
Neden siber alem ile bu kadar ilgileniyorlar?Why are they engaging with cyberspace?
Korumakla ilgileniyorlar mıydı?Were they interested in conservation?
Onlar sağlıkla ilgiliydiler, eğitimle ilgileniyorlardı.They were interested in health; they were interested in education.
Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.They're interested in working memory.
Sadece performansla ilgileniyorlar.They're solely concerned with performance.
SETimes: Makedon öğrencileri yasanın en çok hangi yönüyle ilgileniyorlar?SETimes: Which aspects of the law are the Macedonian students most interested in?
Makedon ve Karadağ demiryolları da projeye katılmakla ilgileniyorlar.Macedonian and Montenegrin railways are also interested in joining the project.
Bu arada İtalyanlar, Sırp modası ve kadınlarıyla ilgileniyorlar.The Italians, meanwhile, are interested in Serbian fashion and the women who wear it.
Dış yatırımcılar Arnavutluk petrolleriyle ilgileniyorlarForeign investors interested in Albanian oil
Hiçbir bağı olmayanlar bile, "stari kraj", yani eski ülkede olan bitenle ilgileniyorlar.Even those without any ties are still interested in "stari kraj" or the old country's happenings.
İkisi o sıralarda daha çok sosyal-eleştirel konularla ilgileniyorlardı.Beiden waren sociaal erg actief in artistieke kringen uit die tijd.
Allen Ginsberg ile tanışması onun şair olmasına neden oldu çünkü ikisi de edebiyat ile ilgileniyorlardı.Vyvrcholením se stala volba Krále majálesu, jímž se stal Allen Ginsberg, viz jeho báseň Král majáles.
Allen Ginsberg ile tanışması onun şair olmasına neden oldu çünkü ikisi de edebiyat ile ilgileniyorlardı.George Virgil Stoenescu s-a remarcat și ca poet, el desfășurând o intensă activitate literară.
İkisi o sıralarda daha çok sosyal-eleştirel konularla ilgileniyorlardı.Molemmat sisälsivät entistä vakavampia kannanottoja yhteiskunnallisiin kysymyksiin.
Mayalar da zaman kaydı tutmakla ilgileniyorlardı ama takvimlerini yıllık bir dönemle ilişkilendirmemişlerdi.Považoval som za zvláštne, že žijú so spomienkami z tých čias, bez toho aby sa s tým po rokoch vyrovnali.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.1797年の10月、オーストリアはフランスと講和条約をむすんだ。
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Eles estão realmente dando conta do recado e nos dando uma surra.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.오스트리아는 정말로 프랑스를 꽤 주의했습니다
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Oni nam już wystarczająco dokopali.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Sie gingen davon aus, von den Franzosen gut behandelt zu werden.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Si stanno davvero prendendo cura di noi bene.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı. Ve, Fransızlarla 1797 Ekim'inde barış yaptılar.Італійська кампанія розпочалась у 1796.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Они дествительно хорошо о нас заботятся.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.Че те се грижат за тях достатъчно добре.
Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.إنهم مهتمون بنا حقاً.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.Ei sunt interesaţi de memoria de lucru.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.이건 꽤 오래전 일인데요, 연구소에서는 작업 기억에 관심을 가졌습니다.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.Są zainteresowani pamięcią operacyjną.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.Sie machen das schon länger und erforschen das Arbeitsgedächtnis.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.Từ lâu rồi, họ quan tâm nghiên cứu về bộ nhớ.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.Они заинтересовались оперативной памятью довольно давно.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.זה די ישן. הם מעוניינים בזכרון העבודה.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.هذا يعود الى طرق قديمة. مهتمين في الذاكرة العاملة.
Bu bayağı geriye gidiyor. Onlar işleyen bellekle ilgileniyorlardı.よく見ていてください チンパンジーは
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.Ik wist dat die zouden komen, vanwege hun belangstelling voor Afrika.
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.세계에 퍼져있는 최고의 교수들.
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.שידעתי שהם יבואו, בגלל העניין באפריקה.
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.و اللذين علمت بأنهم سيحضرون , لاهتمامهم بأفريقيا.
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.そして情熱的な火花が散るのを見守るのは 素晴らしいことになるだろうと思っていました
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Banyak orang berkeliaran membawa ponsel yang terlihat seperti batu bata, dan, bau ikan tercium di pelabuhan.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Iedereen liep rond met mobiele telefoons zo groot als bakstenen, terwijl de stinkende vis in de haven lag.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.모두가 벽돌처럼 생긴 휴대전화와 항구로 들어오는 생선을 갖고 돌아다녔죠.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Mindenki tégla méretű mobilokkal sétálgatott, miközben halaktól bűzlött a kikötő.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Všichni tam tak postávali s mobily, které vypadaly jako cihly a kolem
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Während viele mit ziegelsteingroßen Handys herumliefen kam der stinkende Fisch unten im Hafen an.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Всі шарились навколо з мобільними телефонами, які виглядали як цеглини, а дещо вонюча риба була у порту.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Люди ходили здесь, с мобильными телефонами размером с кирпич, и здесь же - вонючая рыба доставляемая из порта.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.והרחובות המובילים מעלה מהם לצ'יפסייד, שהיה השוק הראשי היו גם שווקי דגנים.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.الجميع كانوا يتجولون و معهم هواتف نقالة تشبه الطوب, و نوع من الأسماك ذات رائحة في الميناء
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.レンガのように見える大きさの携帯電話を持っていたときでさえ 港には魚の臭いがただよっていたのです これは都市の食料に関する別の一面でもあります
Korumakla ilgileniyorlar mıydı?Alla tutela dell'ambiente?
Korumakla ilgileniyorlar mıydı?Czy byli zainteresowani ochroną przyrody?
Korumakla ilgileniyorlar mıydı?Érdekelte őket a környezetvédelem?
İlgili Sayfalar