Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgi duymak ile cümle

ilgi duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Adam, doğduğu İskoçya'da yayıncılığa yoğun bir ilgi duymaktaydı.Adam was born in Scotland where he developed a deep interest in publishing.
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Bhide is always reminiscent of old days and loves antique things.
Edward Furlong, çocukluğundan beri müziğe ilgi duymaktaydı.Alexander Kogan has been passionate about music since childhood.
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.Conservatism is closely linked to Classicism.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Seymour had a great interest in music.
Bu deneyimden sonra okuldaki her oyunda sahne aldı. Darko basketbola ilgi duymaktadır.From that moment he performed in every play in school.
Matematik ve psikolojiye ilgi duymaktadır.Her interests in mathematics and psychology.
Xaro Xhoan Daxos adında, On Üçlüleri yöneten bir tüccar özellikle ona ilgi duymaktadır.Besonders Xaro Xhoan Daxos ist sehr an ihr interessiert.
Ayrıca sanata ilgi duymaktadır.Zudem hat er ein besonderes Interesse an Kunst.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Sie kennen beide Seiten und verhalten sich rücksichtsvoll.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.Sie hat dauernd Flausen im Kopf und träumt davon, einmal Star in einer Revue zu sein.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.Was interessiert Sie als Nordamerikaner die Geschichte Afrikas?
Gemilere de ilgi duymaktadır.La présence de ces navires inquiète.
Nekrofili insanlar, ölü insanlara karşı ilgi duymaktadır.La comisión de fiscales realiza necropsias a los fallecidos.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Ambos están visiblemente molestos por la situación pero se comportan cariñosamente.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.El baile la entusiasmaba.
Edward Furlong, çocukluğundan beri müziğe ilgi duymaktaydı.Eddie Ashworth sviluppa interesse per la musica sin da bambino.
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.A ogni modo, il mondo classico le conobbe in modo approssimativo.
Adam, doğduğu İskoçya'da yayıncılığa yoğun bir ilgi duymaktaydı.Fu lui che fece nascere in lei l'interesse per il tweed scozzese.
Lezbiyen toplumu Lucy Lawless'e ilgi duymaktadır.Xena, interpretata da Lucy Lawless.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.È un appassionato di cinema e sogna di fare il regista.
Süleyman'a ilgi duymaktadır.Сулейман Велиев.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Однако Луизу больше привлекают женщины.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Ходить на танцы было интереснее.
Son zamanlarda eğitimli kesim Budizm öğretilerine ilgi duymaktadır.Он всегда с лёгкостью будет обретать доступ к буддийскому учению.
Edward Furlong, çocukluğundan beri müziğe ilgi duymaktaydı.Патрик Кумур с детства увлекался музыкой.
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Считается что ками любят всё новое и чистое.
Gemilere de ilgi duymaktadır.As atividades relacionadas com barcos são bem-vindas.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Er werd veel rekening gehouden met de dans.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Bursitis komt meer voor bij mannen dan bij vrouwen.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.Sherinian is van Grieks-Armeense afkomst en heeft veel interesse in de geschiedenis van Armenië.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Interesuje się statkami.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Rzęsistkowica częściej dotyczy kobiet niż mężczyzn.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.Zbyt śmiały tekst wywołuje skandal w redakcji.
Ksenofanes insan ve kültür sorunlarına ilgi duymaktadır.Johan III var intresserad av religion och kultur.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Gomspalt drabbar fler flickor än pojkar.
Süleyman'a ilgi duymaktadır.Сулейман Назіф (тур.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Oba jsou vyšetřeni, ale jsou úplně zdraví.
Son derece engin bir kültüre sahip olan Babür, okumaya karşı büyük bir ilgi duymaktaydı.Téměř invalidní Žofie trávila čas intenzivním čtením.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Je mimo zájem rybářských lodí.
Vietnam Savaşı gazisidir ve silahlara ilgi duymaktadır.Rád však střílel a zajímal se o střelné zbraně.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Szívesen játszanak a hajók körül.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Ellenségek voltak, de tisztelték egymást.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Άφησε το χορό γεμάτη ανησυχία.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Phoenix viste stor interesse i musik.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.Dia adalah keturunan Yunani dan Armenia, dan memiliki minat khusus dalam sejarah Armenia.
Nekrofili insanlar, ölü insanlara karşı ilgi duymaktadır.Do đó Nephthys được xem là gắn liền với người chết.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.ドラマの役柄ではあるがアナウンサーになるという夢をかなえた。
Süleyman'a ilgi duymaktadır.薩哇薩埵。
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.他对古典艺术极有兴趣。
Hatice de ona saygı ile karışık bir ilgi duymaktadır.馬斯哈對她抱持著既尊敬又倚重的心情。
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.למרות זאת שמרו השניים על קשר הדדי וכיבדו מאוד זה את זה.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.רצח העם הארמני הוא עובדה היסטורית וצרפת מכירה בה.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Щумпф проявява голям интерес към музиката.
Ayrıca sanata ilgi duymaktadır.Zanimao se i za umjetnost.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Fetišizmu pasižymi gerokai dažniau vyrai nei moterys.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod