ilgın ile cümle
ilgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'yi ilginç buldu.A Tom Mary le pareció interesante.
Bu kitap gerçekten ilginç.Este libro es realmente interesante.
Bu filmi çok ilginç buldum.Esta película me pareció muy interesante.
Çok ilginç bir roman değildi.No era una novela muy interesante.
Onların planı bana ilginç görünüyor.Su plan me parece interesante.
Basketbol oynamak ilginçtir.Es interesante jugar al baloncesto.
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Viajar al extranjero es muy interesante.
Çocuklara ilginç bir hikaye anlattı.Le contó una historia interesante al niño.
Film kitap kadar ilginç değildi.La película no era tan interesante como el libro.
Yaşlı kadın bana iki ilginç kitap verdi.La anciana me dio dos libros interesantes.
Ne kadar ilginç.¡Qué interesante!
O ilginç.Eso es interesante.
Bu çok ilginç.Esto es muy interesante.
Tom Amerika'daki birçok insanın niçin beyzbolun futboldan daha ilginç olduğunu düşündüklerini merak etti.Tom se preguntaba por qué mucha gente en América pensaba que el béisbol era más interesante que el fútbol.
Sen ilginç değilsin.No eres interesante.
Fransızca çok ilginç bir dildir.El francés es un idioma muy interesante.
Sen ilginç bir kızsın.Eres una chica interesante.
Sanırım bunu ilginç bulacaksın.Creo que esto te parecerá interesante.
İlginç bir rüyaydı.Fue un sueño interesante.
Bugün ilginç bir günüm oldu.Hoy he tenido un día interesante.
Tom çok ilginç.Tom es muy interesante.
Tom ilginçti.Tom era muy interesante.
Dün ilginç bir kitap okudum.Ayer leí un libro interesante.
İlginç değildi.No era interesante.
Sarah'nın okuduğu paragraf ilginçti.El párrafo que Sarah leyó era interesante.
Bu cümle çok ilginç.Esta frase es muy interesante
Bu kadar ilginç olan ne?¿Qué es tan interesante?
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Te lleva a través de un viaje muy interesante.
O kadar ilginç biri değilsin.No eres tan interesante.
“ Path integration” formülü ile mantıksal bağlantısı ilginç.La conexión lógica con la formulación integral de camino es interesante.
Köyde ilginç lakaplara sahip kimseler vardır ve birçoğu vefat etmiştir.Aunque en la mayoría de las ciudades la gente tiene hogar, en todas las ciudades siempre habrá indigentes.
Programın içeriği haber, sohbet, hava durumu ve özel-ilginç hikâyelerdir.El programa cuenta con noticias, entrevistas, el tiempo e historias de interés especial.
Bu çok ilginçti.Fue muy interesante.
Tarzları yepyeni ve ilginç olduğu için 1970 ve 80’lerde çok ilgi çekmiştir.¿Qué hace a los años setenta tan diferentes, tan atractivos?».
İlginç Konusu ve özellikle de filmin büyük sürprizi Hollywood'da şok etkisi yarattı.La noticia causó una gran conmoción en Hollywood.
Böylece Whitney Houston ilginç bir izlenim vermeye başlamıştır.También cita a Whitney Houston como una gran influencia.
Ancak maçta ilginç şeyler yaşandı.En los Juegos tuvo una actuación extraordinaria.
Albümün başında ilginç bir giriş paragrafı vardı: "İyi akşamlar.En la portada del ejemplar de despedida aparecía un único titular: "Adiós y gracias.
Bu konuda ilginç bir yaklaşım Eduard Hahn tarafından ortaya atılmıştır.Un discurso similar fue planteado por Adiv.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.La fase final de su carrera es un poco menos interesante.
Bu bölge dünyanın en ilginç yabani hayvan türlerinden bazılarının yaşaması için uygun bir ortam sağlar.Descubre cómo viven algunos de los animales más fascinantes del planeta.
Dolayda görülecekler çok sayıda ilginç yerler vardır.En el interior se observan bastantes frescos interesantes.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.De Thefarie Velianas el onomástico es en sí mismo interesante.
Bir diğer ilginç buluntu, mezarlık kazılarında bulunan halka idollerdir.Aún más interesante, existe un número de muertes que han tenido lugar en el cementerio mismo.
Fazla havlamaz, ama ilginç bir ses tonu vardır.No hay muchos ruidos, pero hay muchas buenas canciones.
Yapılan diğer eleştiriler ise kitabın yazımının kolaylığı ile ilginç hikâyelerden yoksun olduğuna dairdi.Otras críticas han radicado en la simplicidad de la escritura y en la falta de historias interesantes.
1795, Ilgın, Konya - ö.1798: Lima por dentro y fuera.
Göl sualtı arkeologları açısından da ilginç özellikler barındırmaktadır.En el subsuelo se han encontrado interesantes huellas arqueológicas.
İlginç olanı bir kadın veya dışardaki kişilerle Eynuca konuşulmaz, Uygur Türkçesi konuşulur.Es difícil decir, utilizando sólo señales externas, si una mujer está o no ovulando.
Ilgından çıkan kömür dünya çapında ünlüdür.Sus carnavales son conocidos a nivel mundial.
İlginç olansa kötü olan herkes iyi olup gider.Cuando todos saben cómo lo bueno es bueno, surgue lo que no es bueno.
"Sow'un ilginç arzusu".«La duda de Zoe».
Bir kölenin özgürlüğünü kazanabileceği ilginç bir yöntem daha bulunmaktaydı.También se describe un procedimiento para dar a un esclavo su libertad.
Ne ilginç bir hikaye!Che storia interessante!
Bu kitap hem ilginç hem de öğretici.Questo libro è sia interessante che istruttivo.
Onun ilginç bir kitabı var.Ha un libro interessante.
Film kitap kadar ilginç değildi.Il film non era interessante quanto il libro.
Baba bize çok ilginç bir hikaye anlattı.Papà ci ha raccontato una storia molto interessante.
Tom, tanıştığım en komik ve en ilginç insanlardan birisi.Tom è una delle persone più divertenti e interessanti che conosco.
William Keeton adlı bir Amerikalı bilimci bu gizemi çözmek için çok ilginç bir deney yaptı.Uno scienziato americano di nome William Keeton fece un esperimento interessante per risolvere questo mistero.
İlgili Sayfalar