Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Ez itt Mexikó.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Het staat op de zelfde hoogte als de VS in deze twee sociale dimensies.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Il est au même niveau que les États-Unis dans ces deux dimensions sociales.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Je na rovnakej úrovni ako USA v týchto dvoch spoločenských ukazovateľoch.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.이 두 사회적 기준을 놓고 봤을때 미국과 동등합니다.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Man är i nivå med USA i dom här två sociala dimensionerna.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Ngang hàng với hoa Kỳ về 2 chỉ số xã hội này.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Sama dengan Amerika Serikat di dua dimensi sosial ini.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.V těch dvou sociálních měřítkách je porovnatelné se Spojenými státy.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Είναι ισόβαθμο με τις Ηνωμένες Πολιτείες σε αυτές τις δύο κοινωνικές παραμέτρους.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Вона на одному рівні зі США в цих двох соціальних аспектах.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.Они сравнялись с США по этим двум социальным параметрам.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.То е заедно със САЩ в тези две социални измерения.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.היא משתווה לארה"ב בשני המימדים החברתיים האלה.
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.انها على قدم المساواة مع الولايات المتحدة, في هذين المعيارين الاجتماعيين (حجم العائلة ومتوسط العمر)
Bu toplumsal boyutta Birleşik Devletler ile paralel ilerliyor.このことに気付いている
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.A fejlesztés pedig egyre dühödtebbé válik, hogy a növekedési index két számjegyű legyen, tulajdonképpen.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.De ontwikkeling is gewoon doorgeslagen om een groei-index met twee cijfers te halen.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Die Entwicklung spielt hier verrückt, und zwar nur für zweistellige Wachstumszahlen.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Et le développement devient complètement dingue, et tout ça pour une croissance à deux chiffres, en fait.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.E' uno sviluppo che in pratica è impazzito, solo per avere un indice di crescita a doppia cifra.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.또 개발은 단지 일반적으로 두 배의 성장률을 보이도록 그저 맹렬히 진행됩니다.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Ludzie szaleją na punkcie dwucyfrowego poziomu wzrostu gospodarczego.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Și tot acest progres a luat-o razna și asta în principiu pentru un index de creștere format din două cifre.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Và sự phát triển căn bản sẽ trở nên điên loạn đối với một chỉ số tăng trưởng đôi, về cơ bản là vậy.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Y el desarrollo, basicamente volviéndose loco, por un índice de crecimiento de dos cifras.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Η ανάπτυξη, βασικά, βγαίνει εκτός ορίων, στην ουσία για ένα διψήφιο δείκτη αύξησης.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.А развитието просто подивява, по същество за двуцифрен индекс на растеж.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.Как правило, развитие продвигается просто сумасшедшими темпами ради двузначного индекса роста доходов.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.והפיתוח, אפשר לומר, פשוט השתגע, עד להכפלה במדד הגדילה, למעשה.
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.ان التنمية تهدف في الاساس لمضاعفة نسبة الناتج المحلي
Büyüme, kontrolsüz bir şekilde etrafı kırıp döküyor ve gerçekten de büyük bir çılgınlığa doğru ilerliyor.開発というものは狂ってしまうものなんですね この物語がどこに行き着くかは分かりません
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Därför...fortsätter vi också.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Derfor ... fortsætter vi også.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Dlatego my też się nie cofniemy.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.È per questo che anche noi dobbiamo andare avanti.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.É por isso... que também vamos prosseguir.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Por eso nosotros también seguiremos adelante.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Siksi mekin jatkamme.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Για αυτό... πρέπει να προχωρήσουμε.
Bu yüzden... biz de ilerliyoruz.Вот почему... мы тоже пойдём дальше.
Bu yüzden de orduların çoğu buraya ilerliyordu. Aslında bu yaptıkları büyük bir hataydı.Отже, основні війська вони зосередили саме там, що буде їхньою найбільшою помилкою, як ми побачимо далі.
Bu yüzden de orduların çoğu buraya ilerliyordu.I oni też zgromadzili część oddziałów w pobliżu Italii.
Bu yüzden de orduların çoğu buraya ilerliyordu.그러니까 그들은 사실상 거의 모든 그들의 군대를 거기에 집중시켜 놓았습니다.
Bu yüzden de orduların çoğu buraya ilerliyordu.Oni si vlastně mysleli, že by bylo možné, aby Napoleonovo hlavní tažení vedlo do Itálie.
Bu yüzden de orduların çoğu buraya ilerliyordu.Но стига вече за това.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.A gleccser törzse és fő folyása jobbról jön, és nagyon gyorsan húzódik vissza a forrásához.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Der Hauptfluss des Gletschers kommt von rechts, die Abbruchwand wandert rapide Stromaufwärts.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Het belangrijkste deel, de belangrijkste stroming van de gletsjer komt van rechts en het vordert zeer snel.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Hlavní část, hlavní tok přichází zprava a jde rychle k tělu ledovce.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.빙하의 본류가 오른쪽에서부터 흘러오고 있는데 그 줄기 상류로 빠르게 올라가고 있습니다.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.La vía principal, el flujo principal del glaciar viene de la derecha y está subiendo rápidamente esa vía.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Rdzeń lodowca, jego główny nurt napływa tu od prawej strony i widać, jak szybko czoło cofa się w górę nurtu.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Главното стъбло, главното течение на глетчера идва отдясно и се движи много бързо нагоре по това стъбло.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.Основной ствол, основное течение ледника движется справа налево, и этот ствол стремительно убывает.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.הנביעה המרכזית, הזרם הראשי של הקרחון מגיע מימין והיא מתקדמת בקצב מהיר במעלה הנביעה.
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.الجزء الرئيسي , التدفق الرئيسي للجليد من جهه اليمين ويذهب بسرعة كبيرة أعلى ذلك الحاجز .
Buzulun akış kazandığı asıl nokta, sağ tarafta ve hızla, gövdeye doğru ilerliyor.急速に上流へと後退しています 数週間後にそこに行くのですが
Caracalla Hamamları ve terk edilmiş bir kale boyunca uzanan şehir duvarları üzerinde ilerliyorlar칼라칼라 대왕의 종합 목욕탕을 거쳐 로마의 성벽들 위로 날아갑니다. 아마도 사람이 살지 않는 누다락도 지나갑니다.
Caracalla Hamamları ve terk edilmiş bir kale boyunca uzanan şehir duvarları üzerinde ilerliyorlarlecąc nad Łaźniami Caracalla oraz nad murami miejskimi opuszczonej warowni.