Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.3月6日晨墨西哥军开始了阿拉莫战役。
Frekansı, ilerlediği ortamla—katının atomik örgüsü (atomic lattice of the solid) sınırlanmıştır.它的频率由它的传播介质——固体的原子晶格所约束。
Flangini batıya doğru ilerlerken, Osmanlı filosu ise Limni adasına doğru ilerledi.尽管天气恶劣,但同盟舰队继续向南。
İngiltere Single'ları listesinde üç numaraya kadar ilerledi.在英國單曲排行榜中,單曲最高達到第3名。
20. yüzyıl ilerledikçe iç giyim daha küçük ve daha uygun hale geldi.20세기를 지나면서, 속옷은 더욱 작아지고 몸에 꼭 맞게 되었다.
Yuliya'nın kariyeri yavaşça ilerledi.나후루루 출신으로 카리우키의 육상 경력이 서서히 시작되었다.
Avrupa'da ise 74 numaraya kadar ilerledi.그러나 영국에서는 16위까지 올라갔다.
Bunun üzerine Kaçarlar Şiraz’a girdiler ve oradan da Şiraz’a doğru ilerlediler.임진왜란에 종군하여 조선으로 건너가 아시가루(足輕), 철포대대장(鉄砲組頭)으로 활약하였다.
Daha da güneybatıya ilerledi.남쪽 때는 더 남쪽으로 옮겨갔다.
Bu dönemde Müslümanlar Viyana önlerine kadar ilerledi.이 시기에 이슬람교가 탄자니아에 전해졌다.
Birlikleri Pommernstellung kuvvet hattını (Pomeranya Duvarı) yararak ilerledi.조위가 형주목 유표에 대항하여 파군 구인현(朐䏰縣, 朐忍縣)에 주둔하였다.
Ama, zaman ilerledikçe, evren genişledi, soğudu ve fotonların ortalama enerjisi düştü.עם הזמן היקום התפשט, הטמפרטורה ירדה, והאנרגיה (הממוצעת) של הפוטונים ירדה.
Bu çalışmaları önemli pratikler yaparak geliştirdi ve ilerledi.לאחר מכן הוא אסף חפצים יקרי-ערך והמשיך בדרכו.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.לקראת חתונת הזהב שלהם חל שיפור ביחסיהם, והם חיו את שארית חייהם בהרמוניה מוחלטת.
Trenin ilerlediği güzergah ise Cambridgeshire'daki Nene Velley Demiryolu'dur.את ההשראה לסיפור הראשון שיצר קיבל כשביקר בקו הרכבת Nene Valley Railway שבקיימברידג', אנגליה.
Asi ordu Västerås'a ilerledi ve orayı fethedip yağmaladı.הם תקפו את המחנה מכיוון מערב, וכיתרו אותו.
Gökyüzüne uzanan reiatsu dalgası ilerledikçe güçlenmektedir.קפיצות המדרגה באבולוציה נעשות תכופות יותר ככל שמתקרבים לזמננו.
Norman ordusu, güçlü bir dirençle karşılaşmadan Kuzey Yunanistan'ın çoğunu ele geçirerek ilerledi.Норманската армия продължава да завзема части от Северна Гърция без да среща много съпротива.
Süreç ilerledikçe tutuklamalar arttı.След пристигането му, броят на арестите нараства.
Sebum kalitesi ve miktarı yaş ilerledikçe azalır.По-голямото и количество намалява качеството му.
Ardından gemi Afrika'nın güney ucundaki Ümit Burnu'na (Cape of Good Hope) ilerledi.То започва от южния Атлантически океан и преминава южно от нос Добра надежда в Южна Африка.
Randevular ilerledikçe randevular en mükemmelden en kötüye dönüşmeye başlar.Когато нещата се объркат, наяве излизат най-лошите му страни.
Hepsi, gemi üzerinde zamanın daha yavaş ilerlediği daha yüksek bir yere varırlar.Въпреки това, работите над корабите се придвижват много бавно.
Güneyde ise General Çernyahovski'nin 3. Beyaz Rusya Cephesi kuvvetleri Tiltis'e ilerledi.На юг, северният фланг на 3-ти белоруски фронт на Черняховски напредва към Тилзит.
20. yüzyıl ilerledikçe iç giyim daha küçük ve daha uygun hale geldi.През XIX век банските костюми се променят драстично, стават по-къси, по-удобни и практични.
Oyunda ilerledikçe modern zamana geliyoruz.Сюжетът се развива в модерни времена.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Zajedno su živjeli i djelovali do kraja života.
Paul Signac bile onun yanlış yönde ilerlediği görüşündedir.Tu se sprijateljio s Paulom Signacom, s kojim je dijelio iste ideje o poentilizmu.
Paraguaylılar oldukça başarılı bir şekilde ilerlediler.Paraguajská armáda zaznamenala rýchle úspechy.
Daha da güneybatıya ilerledi.Potom pokračuje ďalej južným smerom.
Bu dönem zarfında kültür ve teknoloji önemli ölçüde ilerledi.V tomto období sa výrazne zmodernizovalo vzdelávanie a organizácia.
Rumyantsev bu başarıdan sonra Şumnu'ya kadar ilerledi.Grimshaw túto výzvu úspešne zvládol.
Hikaye ilerledikçe ikinci ve üçüncü sınıflara geçerler.Mestom prechádza viacero ciest druhej a tretej triedy.
Norman ordusu, güçlü bir dirençle karşılaşmadan Kuzey Yunanistan'ın çoğunu ele geçirerek ilerledi.Normanska vojska je zatem brez večjih težav osvojila večino severne Grčije.
Roma Lejyonları Medya'ya kadar ilerlediler.Rimske legije so prodrle vse do Medije.
Paraguaylılar oldukça başarılı bir şekilde ilerlediler.Mohorja je uspešno napredovalo.
Hasan ile Abbas ilerlediler.Prehitel je Masso in Alonsa.
Maximinus, hemen ordusunu topladı ve Pannonia Lejyonları öncülüğünde Roma'ya doğru ilerledi.V Sirmiju zbral svojo vojsko in se odpravil na pohod na Rim in na poti priključil še panonske legije.
Bu yolculukta Cook daha önce hiçbir Avrupalı'nın ilerlemediği kadar güneye ilerledi.Od takrat naprej je Kolumb živel izoliran od kakršnihkoli prekomorskih potovanj.
Savaş ilerledikçe daha ağır tankların üretimi de artırılmıştır.Karo metu vis daugiau imta gaminti sunkesniųjų tankų.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Vėliau sekė kritimas į ketvirtą lygmenį.
Sonra kuzeye doğru ilerlediler.Toliau pasuka į šiaurę.
Diğer iki tabur hızla ilerledi ise de hedefleri olan siperler takviye edilmişti.Faktiškai liko du pretendentai į pergalę, kurie energingai kovoja dėl šio tikslo.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Japonijos kariuomenė į Pchenjano miestą įžengė ankstų rugsėjo 16-osios rytą.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise en fazla ikinci sıraya kadar ilerledi.Tarp išsivysčiusių šalių tai antra pagal dydį dalis.
Ergenlik ve menarştan sonra artış gösteren doğurganlık, yaş ilerledikçe düşüş göstermeye başlar.Moters biologinis gebėjimas pastoti ir pagimdyti su amžiumi mažėja.
Kısa sürede alanında ilerledi; Bellevue Hastanesi'nde psikoloji laboratuvarı şefi oldu.Tänu heale tööle sai temast peagi Bellevue haiglas psühholoogialabori juhataja.
20. yüzyıl ilerledikçe iç giyim daha küçük ve daha uygun hale geldi.Kümnendi lõpul hakati uuesti kandma korsette, kuid painduvamaid ja mugavamaid kui enne.
Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Birlikleri iki hafta içerisinde Rusya içinde 120 km ilerlediler.Saksamaa ja Austria-Ungari väed surusid 19. juulil alanud vastupealetungiga Vene väe kohati 130 km tagasi.
Paul Signac bile onun yanlış yönde ilerlediği görüşündedir.Mark Bassin aga väitis, et selline arvamus on väär.
Albüm Latin Amerika'da da başarıyla ilerledi.Seegi album oli Soomes edukas.
9. Hint Seferinde Gazneli Mahmut, 1014 yılında Keşmir'e doğru ilerledi.Vaatamata emotsionaalsetele takistustele kirjutas Mahler 1910. aasta suvel oma kümnendat sümfooniat.
Reaksiyon ilerledikçe ve substrat tüketildikçe, hızı gittikçe azalır (substrat doyum seviyesinde olmadıkça).Liiga suure kiiruse (uppumine) ja liiga väikese kiiruse puhul langeb järsult deflegmaatori efektiivsus.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise en fazla ikinci sıraya kadar ilerledi.Kuigi millegipärast USA-s ei saatnud seda nii suur edu kui kahes eelmises suurriigis.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.6. märtsi varastel hommikutundidel alustas Mehhiko armee rünnakut Alamole.
Zaman ilerledikçe doğru yolda olduğumun işaretleri belirdi.Rajalt öeldi, et korralikku sõitu teen.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.See võit tõstis ta WTA edetabelis 4. kohale.
1,2,3 hane ilerlediğimizde 5'i bulmuş oluruz.어떻게 될까요 1, 2,3 그러면 5가 되겠죠
1,2,3 hane ilerlediğimizde 5'i bulmuş oluruz.1 2 3 『5』 に到達しましたね! どちらの方法でも、君は 『2 たす 3 が 5』 であることがわかります。
1,2,3 hane ilerlediğimizde 5'i bulmuş oluruz.1, 2, 3 Ik kom uit bij 5