ile ile cümle

ile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Oraya Tom ile gitmek zorunda kalmaktan nefret ediyorum.I'd hate to have to go there with Tom.
Benim Tom ile geçinme sorunum var.I have trouble getting along with Tom.
Artık Tom bile Mary ile konuşmayacak.Tom won't even talk to Mary anymore.
Tom Mary'nin şemsiyesi ile uzaklaştı.Tom walked off with Mary's umbrella.
Tom Mary ile aynı hastanede.Tom is in the same hospital as Mary.
Tom'un malzemesi ile ne yapıyorsun?What're you doing with Tom's stuff?
Bunun Tom ile ne ilgisi var?What does this have to do with Tom?
Biz artık Tom ile arkadaş değiliz.We're not friends with Tom anymore.
Tom bulaşıkları sabun ile yıkayıp temizlemeye başladı.Tom started rinsing off the dishes.
Tom bu öğleden sonra Mary ile buluşuyor.Tom is meeting Mary this afternoon.
Tom sandvicini Mary ile paylaştı.Tom shared his sandwich with Mary.
Tom şu anda Mary ile telefonda.Tom is on the phone with Mary now.
Tom artık şirket ile birlikte değil.Tom is no longer with the company.
Tom Mary ile konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk with Mary.
Tom sadece Mary ile konuşmak istedi.Tom just wanted to talk to Mary.
Tom, Mary'yi bir battaniye ile örttü.Tom covered Mary with a blanket.
Tom Mary ile konuşan adam.Tom is the guy talking to Mary.
Tom, Mary ile odaya girdi.Tom entered the room with Mary.
Tom bütün sabah Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary all morning.
Tom, Mary ile bir toplantıda.Tom is in a meeting with Mary.
Tom'un kız kardeşi ile tanışmanı istiyorum.I'd like to meet Tom's sister.
Tom Mary ile yerleri değiştirdi.Tom changed places with Mary.
Sen Tom ile ne yaptın?What've you done with Tom?
Tom Mary ile birlikte olmalı.Tom needs to be with Mary.
Tom'un eşi ile hiç tanışmadım.I've never met Tom's wife.
Tom ile ne yaptın?What did you do with Tom?
Tom ile ne yaptınız?What did you do with Tom?
Tom ile konuşmak istedik.We wanted to talk to Tom.
Tom sözleşmesini başı ile onayladı.Tom nodded his agreement.
Tom Mary ile birlikte uzaklaştı.Tom moved away with Mary.
Tom, Mary ile dans ediyor.Tom is dancing with Mary.
Tom tekila ile sarhoş oldu.Tom got drunk on tequila.
Neden Tom ile değilsin?Why aren't you with Tom?
Neden Tom ile değilsiniz?Why aren't you with Tom?
Onlar nasıl iletişim kuruyor?How do they communicate?
Tom Mary ile görüşmüyor.Tom isn't seeing Mary.
Tom Mary ile kaldı.Tom stayed with Mary.
Tom Mary ile birlikte miydi?Was Tom with Mary?
Tom Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary.
Tom ile tekrar konuş.Talk to Tom again.
Avukatım ile konuş.Talk to my lawyer.
Tom araç ile ezildi.Tom got run over.
Ben çocukları görmeye gittiğimde ceplerimi şekerleme ile doldururum.I fill my pockets with candy when I go to see the kids.
Ben Johann ile konuşmak istiyorum.I would like to speak with Johann.
Bu ders kitabının ilkesi iletişimsel yönteme dayanmaktadır.The principle of this textbook is based on the communicative method.
John ile konuşan kıza Susan denir.The girl talking with John is called Susan.
Ben beğenmediğim bir Kanadalı ile hiç tanışmadım.I've never met a Canadian I didn't like.
Perdeler diğer mobilyalar ile uymuyor.The curtains don't go with the other furnishings.
Tom hakaretleri ile oldukça özgür görünüyor.Tom seems rather free with his insults.
Ben Tom ile arkadaş olmak için elimden geleni yaptım.I did my best to make friends with Tom.
Komşunun çocukları ile sorun onların her zaman gece geç saatlerde gürültülü olmaları.The problem with the neighbor's kids is that they're always noisy late at night.
Sorununuza bir çözüm için herhangi bir ilerleme yapıyor musunuz?Are you making any progress toward a solution to your problem?
Tom'un Mary ile başa çıkması niçin sorun olur?Why would Tom have any problem getting along with Mary?
Tek sorun Tom'un Mary ile iyi geçinmemesiydi.The only problem was Tom didn't get along with Mary.
Sorun, Tom'un Mary ile çıktığını bilmememdi.The problem was I didn't know Tom was dating Mary.
Tom'un son zamanlarda herhangi biri ile sorunları oldu mu?Has Tom been having problems with anyone recently?
Tom notları ile bazı sorunlar yaşıyor.Tom is having some problems with his grades.
Bizim sorunlarımız Tom'unki ile karşılaştırıldığında hiç bir şey.Our problems are nothing compared to Tom's.
Tom'un söylediği ile ilgili bir sorunum yok.I don't have a problem with what Tom said.
Tom arabası ile ilgili bazı sorunlar yaşıyor.Tom is having some problems with his car.

İlgili Sayfalar