ile ile cümle
ile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, hayatının geri kalanını Mary ile geçirmek istedi.Tom wanted to spend the rest of his life with Mary.
Tom Mary ile birlikte olmak istedi.Tom wanted to be with Mary.
Tom Mary'den ebeveynleri ile tanışmasını istedi.Tom wanted Mary to meet his parents.
Tom genellikle okula metro ile gider.Tom usually takes the subway to school.
Tom en son ne zaman Mary ile birlikte şarap içtiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had drunk wine with Mary.
Tom saçını havlu ile kuruladı.Tom towel-dried his hair.
Tom bana yarın yağmur yağmasa Mary ile birlikte bisiklet sürmeye gideceğini söyledi.Tom told me that if it didn't rain tomorrow he'd go cycling with Mary.
Tom soğuk algınlığı ile aşağı inebileceğini düşündü.Tom thought he might be coming down with a cold.
Tom Mary ile konuşman gerektiğini düşünüyor.Tom thinks you should talk to Mary.
Tom Mary ile genellikle kendine sakladığı şeyler hakkında konuştu.Tom talked to Mary about things he usually kept to himself.
Tom kendini soğuk su ile yıkadı.Tom splashed himself with cold water.
Tom Mary ile evlenmeliydi.Tom should have married Mary.
Tom annesinin yulaf ezmeli kurabiye tarifini Mary ile paylaştı.Tom shared his mother's oatmeal cookie recipe with Mary.
Tom bir odayı erkek kardeşi ile paylaştı.Tom shared a room with his brother.
Tom Mary ile konuşmaktan gerçekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to really enjoy talking with Mary.
Tom artık Mary ile yaşayamayacağını söylüyor.Tom says he can't live with Mary any longer.
Tom Mary ile temasa geçmesinin gerekli olduğunu söyledi.Tom said he needed to get in touch with Mary.
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary ile konuşmayı planladı.Tom planned to talk to Mary the first chance he got.
Tom Mary ile birkaç yıl önce tanıştı.Tom met Mary a couple of years ago.
Eğer isterse Tom Mary ile konuşabilir.Tom may talk to Mary if he wants to.
Tom kalabalığın arasından ilerledi.Tom made his way through the crowd.
Tom, Mary'nin neredeyse her şeyi ile gitmesine izin veriyor.Tom lets Mary get away with almost anything.
Tom Amerikan tarihi ile çok ilgili.Tom is very interested in American history.
Tom Yunan mitolojisi ile gerçekten ilgileniyor.Tom is really interested in Greek mythology.
Tom oğlu ile gurur duyar.Tom is proud of his son.
Tom muhtemelen şu anda Mary ile birlikte.Tom is probably with Mary right now.
Tom John ile gelecek hafta taşınıyor.Tom is moving in with John next week.
Tom yüksek yaşam maliyeti ile başa çıkmakta sorun yaşıyor.Tom is having trouble coping with the high cost of living.
Tom Mary ile birlikte iken mutlu.Tom is happy when he is with Mary.
Tom Mary ile ilişkiyi bitirecek.Tom is going to break up with Mary.
Tom Mary ile ayrılacak.Tom is going to break up with Mary.
Tom Mary ile istikrarlı gidecek.Tom is going steady with Mary.
Tom yıllarca Mary ile konuşmadı.Tom hasn't talked to Mary in years.
Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.Tom has fond memories of Mary.
Tom, en azından düzinelerce Mary ile birlikte bu parkta bulundu.Tom has been to this park with Mary at least a dozen times.
Tom'un üst dişleri alt dişlerinden daha ilerde.Tom has an overbite.
Tom'un Mary ile bir öğle yemeği buluşması var.Tom has a lunch date with Mary.
Tom'un USB kabloları ile dolu bir çekmecesi var.Tom has a drawer full of USB cables.
Tom'un Mary ile yakın bir dostluğu var.Tom has a close relationship with Mary.
Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.Tom had some problems dealing with Mary.
Tom, Mary'yi şoförü ile havaalanına gönderdi.Tom had his chauffeur drive Mary to the airport.
Tom'un patronu ile bir anlaşmazlığı vardı.Tom had a run-in with his boss.
Tom'un Mary ile dün gece bir randevusu vardı.Tom had a date with Mary last night.
Tom'un Mary ile büyük bir mücadelesi vardı.Tom had a big fight with Mary.
Tom Mary ile geri döndü.Tom got back together with Mary.
Tom Mary ile iyi anlaşır.Tom gets along fine with Mary.
Tom el arabasını kum ile doldurdu.Tom filled the wheelbarrow with sand.
Tom lavaboyu su ile doldurdu.Tom filled the sink with water.
Tom kovayı soğuk su ile doldurdu.Tom filled the bucket with cold water.
Tom küveti sıcak su ile doldurdu.Tom filled the bathtub with hot water.
Tom Mary ile o konu hakkında konuşurken rahatsızlık hissetti.Tom felt uneasy talking to Mary about that matter.
Tom giysileri ile uykuya daldı.Tom fell asleep with his clothes on.
Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.Tom fanned himself with his notebook.
Tom sonunda Mary ile evlenmekten vazgeçti.Tom ended up marrying Mary after all.
Tom Mary ile konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to Mary.
Tom Mary ile ilişkiyi bitirmek istemiyor.Tom doesn't want to break up with Mary.
Tom Mary ile ayrılmak istemiyor.Tom doesn't want to break up with Mary.
Tom Mary ile tartışmak istemiyor.Tom doesn't want to argue with Mary.
Tom Mary ile karşılaştığını sanmıyor.Tom doesn't think he's ever met Mary.
Tom gerçekten Mary ile takılmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't really enjoy hanging out with Mary.