ile ile cümle
ile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen hafta partide Mary ile karşılaştım.I ran into Mary at a party last week.
Öğretmen benim şiirimi onunkilerden biri ile karşılaştırdı.The teacher compared my poem with one of his.
Savaş sırasında hükümet eti karne ile verdi.The government rationed meat during the war.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Gemi ile seyahat etmek bize büyük zevk veriyor.Traveling by ship gives us great pleasure.
Gemi ile gitmek arabayla gitmekten daha uzun sürüyor.Traveling by boat takes longer than going by car.
Gemi hedefine doğru ilerledi.The ship proceeded to her destination.
İlerleyin, lütfen.Move along, please.
Ülke çapında bir ekonomik patlama ile ziyaret edildik.We have been visited by a nation-wide economic boom.
Bütün dünya bir atom savaşı ile yok edilebilir.The whole world could be destroyed by an atomic war.
Tam yol ileri!Full speed ahead!
Tüm gücün ile mücadele et.Fight with all your might.
Büyükannem tren ile seyahat etmeyi sever.My grandmother likes traveling by train.
Kuklalar teller ile çalışır.Puppets work with wires.
Oğlunuza teşekkürlerimi iletin.Give my thanks to your son.
Lütfen ekspres posta ile gönderin.Please send it by express mail.
Lütfen onu özel ulak ile gönderin.Please send it by special delivery.
Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.The villagers are occupied mainly with fishing.
Typhoon No.11 saatte yirmi kilometre hızla kuzeye doğru ilerliyor.Typhoon No.11 is moving up north at twenty kilometers per hour.
Anakara ile olan tüm iletişim tayfun tarafından kesildi.All communication with the mainland was cut off by the typhoon.
O, bir gürültü ile patladı.It exploded with a loud noise.
Başkan çoğunluğun oyu ile seçilecek.The president shall be selected by majority vote.
3. ders ile başlayalım.Let's begin with Lesson 3.
Araba ile gitmek isteyen biri var mı?Anybody want a lift?
Ben oraya metro ile gitmek istiyorum.I want to get there by subway.
Dünya yüzeyinin üçte ikisi su ile örtülüdür.Two-thirds of the earth's surface is covered with water.
Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.It is said that global warming is directly related to carbon dioxide emissions.
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.In an earthquake, the ground can shake up and down, or back and forth.
Yer kar ile kaplıdır.The ground is covered with snow.
Bay ve Bayan Ikeda Ken'in öğretmeni ile konuştular.Mr. and Mrs. Ikeda talked to Ken's teacher.
Sabah servisi bir ilahi ile başladı.The morning service began with a hymn.
İzleyici kahkaha ile güldü.The audience roared with laughter.
Yunus ve eğitmen beklediğimizden çok daha iyi iletişim kurdu.The dolphin and trainer communicated much better than we expected.
Bahçe çiçekleri ile görkemli.The garden is bright with flowers.
Küçük erkek kardeşim hep oyuncak ayısı ile yatıyor.My little brother always sleeps with his teddy bear.
Demir ısıyı iyi iletir.Iron transmits heat well.
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.Astronomy deals with the stars and planets.
Mesajı ona ilettim.I relayed the message to her.
E-posta yoluyla iletişimi sürdürelim.Let's keep in touch by e-mail.
Telefonda onu teyzesi ile konuşturdum.I made him talk to his aunt on the phone.
Telefon bir iletişim aracıdır.The telephone is a means of communication.
Telefonu kapatmadan önce Ryoko ile tekrar konuşabilir miyim?Can I talk to Ryoko again before you hang up?
Kışın gelmesi ile, dağlar yakında karla kaplı olacaktır.With winter coming on, the mountains will soon be covered with snow.
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Tomei Otoyolu, Nagoya ile Tokyo'yu bağlar.The Tomei Expressway connects Tokyo with Nagoya.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.For the time being, I must share this room with my friend.
Yukarıdaki bulutlar hızlı ilerledi.The clouds above moved fast.
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.Animals cannot distinguish right from wrong.
Zooloji ve botanik hayatın incelenmesi ile ilgilenir.Zoology and botany deal with the study of life.
Sevgi ile merhameti asla karıştırmayın.Never confuse pity with love.
El ile gelen düğün bayram.Misery loves company.
İlerleyin, lütfen!Move along, please!
Bakır elektriği iyi iletir.Copper conducts electricity well.
Bir kitap okumak bir seyahat ile kıyaslanabilir.Reading a book can be compared to making a journey.
İki hemşire hasta ile ilgilendi.Two nurses attended to the patient.
Tokyo ile birlikte, Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Japon müziği ile ilgileniyor musun?Are you interested in Japanese music?
Japon parasını Amerikan parası ile değiştirdiler.They exchanged Japanese money for American.
Japon endüstrisi savaştan beri büyük ilerlemeler kaydetti.Japanese industry has made great advances since the war.
Japonya İngiltere ile çok ticaret yapar.Japan does a lot of trade with Britain.