ilıman ile cümle

ilıman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ülke genelinde ılıman bir iklim hüküm sürmektedir.Teemajades valitseb sundimatu õhkkond.
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.사실 온대와 열대 우림은 저마다 생생한 동물들의 교향악을 만들어내는데
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.למעשה, יערות גשם ממוזגים וטרופיים יוצרים, כל אחד מהם, תזמורת בעלי חיים נמרצת,
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.في الواقع، الغبات المعتدلة والغابات المطرية الاستوائية تنتج كلا منها أوركسترا حيوانيّة نابضة بالحياة،
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.それぞれが生命に満ちた 動物たちの協奏曲を奏でています それは昆虫や は虫類 両生類や鳥類 ほ乳類などが生み出す
Ayrıca Washington Eyaletindeki ılıman yağmur ormanlarında da yetişirler.워싱턴주에서 볼 수 있는 온대우림지역에도 서식합니다.
Ayrıca Washington Eyaletindeki ılıman yağmur ormanlarında da yetişirler.וגם ביערות גשם באזור הממוזג, כמו במדינת וושינגטון.
Ayrıca Washington Eyaletindeki ılıman yağmur ormanlarında da yetişirler.وتنمو أيضا في الغابات المطيرة المعتدلة، التي نجدها في ولاية واشنطن.
Ayrıca Washington Eyaletindeki ılıman yağmur ormanlarında da yetişirler.このような着生植物で多く見られるのはコケです
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.온대 우림으로, 연간 100인치 이상의 비가 내리는 곳이죠.
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.C'est le domaine du séquoia côtier, de l'espèce Sequoia sempervirens.
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.Dies ist das Reich des Coast Redwood - des Küstenmammutbaums.
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.יערות גשם ממוזגים -- היכן שעשוי לרדת יותר מ254 סנטימטר גשם בשנה.
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.غابات مطيرة معتدلة -- حيث يمكن أن تمطر أكثر من 2500 ملم في السنة.
Bu ormanlar, yılda 2.5 metreden daha fazla yağış alan ılıman kuşakta yer alıyor.ここにはレッドウッドの木が生えています
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Całkiem łagodna wiosna zmieniła się w bardzo gorące lato.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Ceea ce fusese o primăvară suavă s-a transformat într-o vară groaznic de caldă.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Ce qui avait été un printemps doux s'est transformé en un été caniculaire.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Co vypadalo jako velmi mírné jaro se změnilo v bídně horké léto.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Hvad der havde været et meget mildt forår blev til en forfærdelig varm sommer.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.La primavera, che era stata molto mite, si trasformò in un'estate incredibilmente afosa.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Lo que había sido una primavera tranquila se transformó en un miserable y caluroso verano.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Mierna jar prešla do neskutočne horúceho leta.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Mila pomlad se je spremenila v peklensko vroče poletje.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Mùa xuân ấm áp trở thành mùa hè nóng nực
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Musim semi yang nyaman berubah menjadi musim panas yang menyedihkan.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.O que tinha sido uma primavera amena transformou-se num verão horrivelmente quente.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Todella leuto kevät muuttui tuskastuttavan kuumaksi kesäksi.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Was als milder Frühling begann, wurde zu einem quälend heißen Sommer.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Мягкая весна превратилась в ужасно жаркое лето.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.Онова, което беше наистина мека пролет, се превърна в ужасно горещо лято.
Ilıman bahar ayları geçmiş Dayanılmaz sıcak yaz ayları gelmişti.У той час була справжня помірна весна, яка перейшла у жахливо спекотне літо.
Ilıman bahar ayları geçmişEn ik moest een voltijdse baan nemen om de rekeningen te betalen.
Ilıman bahar ayları geçmiş부드럽던 봄에서
Ilıman bahar ayları geçmişהאביב הנוח והנעים
Ilıman bahar ayları geçmişما كان حقاً فصل ربيع معتدل
Ilıman bahar ayları geçmişひどい猛暑に変わりました
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Ajută la regularizarea temperaturii din zonele temperate și ne dau vreme stabilă.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Ayudan a moderar la temperatura en nuestras zonas templadas y nos dan un clima estable.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Chúng giúp cân đối nhiệt độ trong khoảng nhiệt độ bình thường và đem đến cho chúng ta khí hậu ổn định.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Contribuiscono a moderare la temperatura nelle zone temperate e garantiscono un clima stabile.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Ils contribuent à modérer la température dans nos régions tempérées et à nous donner une météo stable.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.두 지역은 기온을 각각의 지방에 맞게 적당하게 맞추어 주도록 하고 안정적인 날씨를 만들어 줍니다.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Sie helfen dabei, die Temperatur in unseren gemäßigten Zonen zu regeln und das Wetter stabil zu halten.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Βοηθούν στην ρύθμιση της θερμοκρασίας στις εύκρατες ζώνες μας και μας δίνουν σταθερό καιρό.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.Они помогают смягчить погодные условия в умеренных зонах, и мы наслаждаемся стабильным климатом.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.הם עוזרים למתן את הטמפרטורות באזור הממוזג שלנו ונותנים מזג אויר יציב.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.فهي تساعد على تخفيف درجات الحرارة في المناطق الحارة مما يمنح الكوكب الطقس المستقر.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.適度な温度になっており 天気が安定しています 気候変動や地球温暖化により
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.Ironia este ca a fost eliminata din zonele cu clima temperata unde se afla tarile bogate.
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.Ironicamente, questo eliminò la malaria da tutte le zone temperate, dove si trovano le nazioni ricche.
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.하지만 아이러니하게도 실제로 벌어진 일은 그게 다가 아닙니다. 온대지역에서는 완전히 자취를 감췄습니다. 대부분의 부자 나라들이 있는 곳에서 말입니다.
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.באופן אירוני, מה שקרה הוא, שהמחלה חוסלה בכל האזור הממוזג, היכן ששוכנות הארצות העשירות.
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.العجيب اليوم, أن ما حدث هو إزالته من جميع المناطق المعتدلة والتي هي أماكن البلدان الغنية
İronik olan, hastalığın zengin ülkelerin bulunduğu tüm ılıman bölgelerde yok edilmesi idi.豊かな国がある温帯地域の全てで マラリアが除去されたのです。 感染地図を見てみると、1900年は全世界に存在しています。
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.A my sme si mysleli, že žraloky žijú len v miernom pásme, len v našich zemepisných šírkach.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.A to jsme si mysleli, že žraloci velicí jsou zvířata mírného pásu a že žijí jen v našich zeměpisných šířkách.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.E noi pensavamo che i cetorini fossero animali da zone temperate e che vivessero solo alle nostre latitudini.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.저희는 돌묵상어가 온대기후 동물이고 우리의 위도에서만 산다고 생각했었지요.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Noi am crezut că rechinii peregrini sunt animale de climă temperată şi că trăiesc doar la latitudinea noastră.

İlgili Sayfalar