Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Dit bracht mij als gedragseconoom tot een intrigerende hypothese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Esto me llevó, como economista conductual, a una hipótesis fascinante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Hal ini membawa saya, sebagai ekonom perilaku, pada hipotesis yang menarik.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Isto levou-me, como economista comportamental, a uma hipótese intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Jako ekonomista behawioralny wysnułem z tego intrygującą hipotezę.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.행동 경제학자로서 저는 이를 바탕으로 흥미로운 가설을 세우게 되었습니다.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Mindez engem, mint viselkedéstani közgazdászt egy sok fejtörést okozó feltételezéshez vezetett.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Questo mi ha portato, da economista comportamentale, ad un'ipotesi intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.To mě jako behaviorálního ekonoma vedlo k velmi zajímavé hypotéze.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Αυτό με οδήγησε, ως οικονομολόγο συμπεριφορών, σε μια ενδιαφέρουσα υπόθεση.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Мене, як бігевіорального економіста, це підштовхнуло до інтригуючої гіпотези.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Това ме насочи, като поведенчески икономист, към интригуваща хипотеза.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Это привело меня, поведенческого экономиста, к интригующей гипотезе.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.זה הביא אותי ככלכלן התנהגותי, להיפותיזה מסקרנת.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.كخبير اقتصاد سلوكيّ، قادني هذا إلى فرضيّة مذهلة.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.「時」についての捉え方や 言語的な制約が
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı글쎄, 유혹을 견디기는 어렵습니다. 19세기 영국 경제학자
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı19世紀のイギリス人経済学者の ナッソー=ウィリアム=シニアはこう言っています。
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıAt modstå fristelse er vanskeligt, som den engelske økonom fra det 19. århundrede
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBeh, è dura resistere alla tentazione, e come diceva l'economista inglese del 19° secolo,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBom, resistir à tentação é difícil, tal como o economista Inglês do século XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıChống lại những cám dỗ rất khó, giống như nhà kinh tế người Anh thế kỷ 19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıCóż, opieranie się pokusie jest trudne, jak określił to XIX-wieczny angielski ekonomista,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEi bine, e greu să rezistăm tentaţiilor, după cum spunea economistul englez din secolul al 19-lea
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEt bien résister à la tentation est difficile, comme l'économiste anglais du 19ème siècle
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıHet is moeilijk om de bekoring te weerstaan, zoals de 19de-eeuwse Engelse econoom
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıMenahan godaan itu sulit seperti yang dikatakan ekonom Inggris abad ke-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNo protože odolat pokušení je těžké, jak řekl anglický ekonom z 19. století,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNos, ellenállni a kísértésnek nehéz, ahogy a 19. századi angol közgazdász
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıPues porque es difícil resistirse a las tentaciones, como dijo el economista del siglo XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıОпиратися спокусі дуже важко. Як сказав у 19 столітті англійський економіст
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıПротивостоять соблазну очень тяжело. Как сказал английский экономист XIX века
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıТрудно е да устоиш на изкушението, както казва английският икономист от 19. век
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıטוב, קשה לעמוד בפני פיתויים, כפי שאמר הכלכלן האנגלי מהמאה ה-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıفي الحقيقة ان مقاومة الاغراءات صعب للغاية في القرن ال19 قال الاقتصادي الانجليزي
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ano, protože jak už jsem zmínil, jako ekonomové jsme sesbírali hodně dat ohledně zdraví.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Có, bởi vì tôi vừa nói với các bạn, chúng tôi thu thập thông tin về sức khỏe như những nhà kinh tế học.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Da, ca economişti, strângem multe date legate de sănătate.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ekonomiści zbierają dużo informacji na temat zdrowia.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Iya, karena seperti yang saya katakan, kita mengumpulkan banyak data kesehatan.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, denn wie ich grade sagte, sammeln Ökonomen eine Menge an Gesundheitsdaten.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, fordi jeg fortalte jer lige, at vi som økonomer indsamler mange helbredsdata.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, want zoals ik vertelde, verzamelen we een heleboel gezondheidsgegevens als economen.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.네, 경제학자로서 우리는 많은 건강 관련 자료를 수집합니다.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Oui, parce que comme je disais, en fait nous économistes, on collecte énormément de données sur la santé.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Sim, porque como vos disse, reunimos muitos dados de saúde, como economistas.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Sì, perché come ho appena detto, noi economisti raccogliamo un sacco di dati sulla salute.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ναι, γιατί μόλις σας είπα ότι συλλέγουμε πολλά στοιχεία σχετικά για την υγεία, ως οικονομολόγοι.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Да, защото както току-що ви казах, ние всъщност събираме много здравни данни като икономисти.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Да — мы, как экономисты, собираем много данных, касающихся здоровья.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Так, адже я щойно сказав, що ми, як економісти, маємо справу з купою даних, які стосуються здоров'я.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.כן, כי זה עתה אמרתי לכם, אנחנו ככלכלנים. למעשה אוספים הרבה נתונים על בריאות.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.نعم، كما أخبرتكم، نحن خبراء الاقتصاد نجمع البيانات الصحية.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.貯蓄のことを念頭において 健康面でどうしているか
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.Aber so messen Ökonomen nicht das BIP.
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.Ale nie tak ekonomiści mierzą PKB.
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.Alleen zo meten de economen het BNP niet.
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.Dar asta nu intră în PIB-ul determinat de economiști.
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.De a közgazdászok nem így számolják a GDP-t.
Fakat bu, iktisatçıların Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı belirleme tarzı değil.그러나 경제학자들이 GDP를 측정하는 방법은 다릅니다.