İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.De sfeer rond die twee leek zo slecht.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.L'ambiance entre eux semble si mauvaise.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.L'atmosfera fra loro sembrava così brutta.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.Luften runt omkring dom såg dålig ut.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.Quan hệ giữa hai đứa có vẻ tệ.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.Ο αέρας μεταξύ τους φαίνεται τόσο άσχημος.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.Атмосферата между тях изглеждаше толкова зле.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.Обстановка между ними казалась такой плохой.
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü..האווירה ביניהם נראתה לא טובה כל כך
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.يبدو أن الجو بين الإثنين سيءٌ للغاية
İkisinin arasındaki atmosfer çok kötüydü.もともと・・・男女は二人になれば 全部 解決するようになってるのよ
İkisinin arasındaki fark, 40.두 속력의 차이는 40입니다.
İkisinin arasındaki fark, 40.80ーB の速度 は
İkisinin arasındaki fark, 40.A diferença entre os dois é 40.
İkisinin arasındaki fark, 40.Differencen mellem de 2 er 40.
İkisinin arasındaki fark, 40.La differenza tra i due è 40.
İkisinin arasındaki fark, 40.Разликата между двете е 40.
İkisinin arasında seçenekler de var. Çünkü belki arabadaki hanım,És vannak köztes opciók is, mert elképzelhető, hogy a tankos hölgy azt mondaná:
İkisinin arasında seçenekler de var. Çünkü belki arabadaki hanım,Maar er zijn tussenopties, want misschien zal de dame in de tank zeggen:
İkisinin arasında seçenekler de var. Çünkü belki arabadaki hanım,Υπάρχουν και άλλες επιλογές ενδιάμεσα, γιατί ίσως η κυρία στο ρεζερβουάρ να πει:
İkisinin arasında seçenekler de var. Çünkü belki arabadaki hanım,Ето и други възможности, защото дамата в колата би казала:
İkisinin arasında seçenekler de var. Çünkü belki arabadaki hanım,Существуют и менее радикальные решения, потому что дама за рулём той машины может заявить:
İkisinin arasında seçenekler de var.E ci sono altre opzioni nel mezzo, perché forse
İkisinin arasında seçenekler de var.Hay otras opciones intermedias, porque tal vez
İkisinin arasında seçenekler de var.다른 대안도 있습니다.
İkisinin arasında seçenekler de var.On trouve d'autres options entre les deux, car
İkisinin arasında seçenekler de var.ויש עוד אפשרויות ביניים, כי אולי
İkisinin arasında seçenekler de var.ويوجد بعض الخيارات بين البينين، لأنه ربما
İkisinin arasında seçenekler de var.大型車の利用者は
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.2명은 요리사였는데, 아무도 요리를 못했어요.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.2 pretindeau ca sunt bucatari -- nici unul nu era.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.2 היו אמורים לבשל - אף אחד מהם לא היה מסוגל.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Deux d'entre eux étaient censés être cuisiniers - aucun des deux ne savait cuisiner.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Dos de ellos supuestamente eran cocineros -- ninguno sabía cocinar.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Due avrebbero dovuto essere dei cuochi -- nessuno lo era.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Dva naj bi bila kuharja -- a noben ni znal kuhati.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Dwóch kucharzy - żaden nie umiał gotować.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Hai có nghĩa vụ làm đầu bếp - không ai có thể.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Twee waren er koks -- geen van hen kon het.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Zwei waren angeblich Köche - kochen konnte niemand.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Двама трябваше да са готвачи - а нито един не можеше да готви.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.Двое должны были готовить - не умели.
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.اثنان كان من المفترض بهما أن يكونا طاهيين , ولم يستطيعا
İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi.今も状況はそう変わっていません
İkisinin bileşkesini düşünürsek, burada R 4, şurada R 3 ve R 2 var. -الآن، اذا فكرتم بتركيب الاثنين --دعونا نفكر بهذا قليلاً-- اذا كان لدينا R4 --دعوني
İkisinin birbirinden ayıran alaları oluşturan kaynakların farklı olması.Jen zdroj pole je jiný.
İkisinin birbirinden ayıran alaları oluşturan kaynakların farklı olması.מאנרגיה פוטנצילית כובדית. רק מקור השדה שונה.
İkisinin birden geleceğini sanmıyorum.Je ne pense pas qu'aucun d'eux viendra.
İkisinin birden geleceğini sanmıyorum.Nem hiszem, hogy bármelyikük is eljönne.
İkisinin birden geleceğini sanmıyorum.Φαίνεται ότι αυτοί οι δυο δεν θα έρθουν.
İkisinin birden mahvolmasına izin veremem.Δεν μπορώ να αφήσω και τα δυο να καταστραφούν.
İkisinin bir eş kenarı var.Den har en kongruent side.
İkisinin bir eş kenarı var.한 변이 합동인 또다른 삼각형을 그립니다.
İkisinin bir eş kenarı var.وجدنا مثلث آخر فيه ساقان متساويان
İkisinin boşuzayı, çözüm kümesi aynı. -انها نفس الفضاء الفراغي بالضبط نفس مجموعة الحل
- ikisinin de akciğere gidip akciğerden çıkmasının yanı sıra - diğer damarlara göre ters çalışıyor olmaları.폐동맥과 폐정맥은 폐로 들어가고 나가는데 서로 반대이기 때문입니다다
- ikisinin de akciğere gidip akciğerden çıkmasının yanı sıra - diğer damarlara göre ters çalışıyor olmaları.שעורקי הריאה והורידים שלה זורמים מהלב ואליו - היא שהם קצת מנוגדים.
İkisinin de artı olması durumunda koşulları sağlaması imkansız.둘 다 양수가 되기 위해서는 불가능한 x 조건을 만족해야 하기 때문입니다
İkisinin de artı olması durumunda koşulları sağlaması imkansız.لأنه حتى يكونان موجبان، ستحصل على قيد يستحيل عليك ان تملؤه
İkisinin de artı olması durumunda koşulları sağlaması imkansız.入力することは不可能の制約。 それでは、状況を見てください。