Ana içeriğe geç
Sözlük

ikisinin ile cümle

ikisinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Beden ve beyin arasındaki bağlantı, bu ikisinin birliğini sağlıyor.Και η σύνδεση νου και σώματος συχνά τα ενοποιεί αυτά.
Beden ve beyin arasındaki bağlantı, bu ikisinin birliğini sağlıyor.А връзката между тялото и главата често събира тези две неща.
Beden ve beyin arasındaki bağlantı, bu ikisinin birliğini sağlıyor.А связь между телом и головой зачастую соединяет эти вещи в единое целое.
Beden ve beyin arasındaki bağlantı, bu ikisinin birliğini sağlıyor.ולעיתים קרובות, הקשר בין גוף וראש מאחד את הדברים האלה.
Beden ve beyin arasındaki bağlantı, bu ikisinin birliğini sağlıyor.و الصلة بين الجسد و الرأس عادة ما يقود هذه الاشياء الى وحدة.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Digo que as duas coisas, paixão e alegria, não são mutuamente excludentes.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Estoy diciendo que ambos; la pasión, la alegría, no son mutuamente excluyentes.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Eu spun că cele două, pasiunea, bucuria, nu se exclud reciproc.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Ich sage: die beiden -- Leidenschaft und Freude schießen sich nicht gegenseitig aus.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Ik stel dat die twee: passie en plezier elkaar niet uitsluiten.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Je dis que les deux, la passion et la joie, ne sont pas mutuellement exclusifs.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.제 말은 두가지, 열정, 그리고 즐거움들이 서로 독점적이지 않다고 하는것이 아닙니다.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Sto dicendo che le due, la passione, la gioia, non si escludono a vicenda.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Szerintem ez a kettő, a szenvedély és az öröm nem zárják ki kölcsönösen egymást.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Tvrdím, že nadšení a radost se nevylučují.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Twierdzę więc, że pasja i radość nie wykluczają się.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Ý của tôi là hai thứ, niềm đam mê, và sự yêu thích, không phải hoàn toàn tách biệt nhau.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Εγώ λεώ ότι τα δύο, το πάθος και η απόλαυση, δεν είναι ασυμβίβαστα.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Казвам, че двете, страстта и насладата не са взаимно изключващи се.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Хочу сказать, что страсть и удовольствие не исключают друг друга.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.Я хочу сказати, що і пристрасть, і радість не виключають одне одного.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.אני טוען שהשניים האלה, התשוקה, ההנאה, אינם מבטלים זה את זה.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.ما أقصده أنّ الإثنين، الشغف و البهجة، ليسا بالضرورة متلازمين.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.相容れないものではないんです 今 私達も鳥達のようなものだと
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.Den vise har ögon i sitt huvud, men dåren vandrar i mörker. Dock märkte jag att det går den ene som den andre.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.És látám, hogy hasznosb a bölcseség a bolondságnál, miképen hasznosb a világosság a setétségnél.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.지혜자는 눈이 밝고 우매자는 어두움에 다니거니와 이들의 당하는 일이 일반인 줄을 내가 깨닫고
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.Modri ima oči v glavi, bedak pa hodi po temi. A hkrati sem tudi zaznal, da se jim vsem godi po isti naključbi.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.у мудрого глаза его – в голове его, а глупый ходит во тьме; но узнал я, что одна участь постигает их всех.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.החכם עיניו בראשו והכסיל בחשך הולך וידעתי גם אני שמקרה אחד יקרה את כלם׃
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.الحكيم عيناه في راسه. اما الجاهل فيسلك في الظلام. وعرفت انا ايضا ان حادثة واحدة تحدث لكليهما.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.智 慧 人 的 眼 目 光 明 、 〔 光 明 原 文 作 在 他 頭 上 〕 、 愚 昧 人 在 黑 暗 裡 行 . 我 卻 看 明 有 一 件 事 、 這 兩 等 人 都 必 遇 見
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.智慧 人 的 眼目 光明 、 〔 光明 原文 作在 他 頭上 〕 、 愚昧 人 在 黑暗 裡行 . 我 卻看明 有 一 件 事 、 這兩 等 人 都 必 遇見
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.2人が同じ背丈だったこと 彼らは立ち止まり 男性が
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Cũng vì vậy mà tôi nhớ họ cao vừa bằng nhau.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Ich erinnere mich, aus welchem Grund auch immer, dass sie genau gleich groß waren.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Ik herinner me ook dat ze precies even groot waren.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Jag minns av någon anledning att de var exakt lika långa.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Je me souviens, pour une raison ou une autre, qu'ils étaient exactement de la même taille.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.잘 기억하는 것은, 어쩐 일인지 모르지만 두 사람의 키가 정확히 같았다는 것입니다.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Lembro-me que, por qualquer razão, eles tinham exatamente a mesma altura.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Nie wiedzieć czemu pamiętam, że byli dokładnie tego samego wzrostu.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Recuerdo, por alguna razón, que eran exactamente de la misma estatura.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Ricordo, per non so quale ragione, che erano esattamente alti uguali.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Țin minte, dintr-un motiv oarecare, că erau de exact aceeași înălțime.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Valamiért emlékszem, hogy pontosan ugyanolyan magasak voltak.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Z nějakého důvodu si pamatuji, že byli přesně stejně vysocí.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Θυμάμαι, για κάποιο λόγο, ότι είχαν ακριβώς το ίδιο ύψος.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.И почему-то я даже помню, что они были абсолютно одинакового роста.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.Спомням си, по някаква причина, че те бяха точно на една и съща височина.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.אני זוכר, מסיבה כלשהי, שהם היו בדיוק באותו גובה.
Bir sebepten dolayı, ikisinin de aynı boyda olduğunu hatırlıyorum.مازلت أذكر لسبب ما بأنهما كانا بالضبط بنفس الطول
Bir üçgenin diğer ikisinin yanında olan kenarı.Bok, który jest przystający do tego boku tutaj.
Bir üçgenin diğer ikisinin yanında olan kenarı.어..한 변은 다른 두 변과 맡 닿아 있을 것이라고 예상할 수 있고요.
Bir üçgenin diğer ikisinin yanında olan kenarı.ذلك --اعتقد ان اي ضلع في المثلث يقع بجانب الضلعين الآخرين
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.C'est la dynamique entre la peur et l'apathie d'un côté et l'enthousiasme et l'humour de l'autre côté.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.Đó là động lực giữa 1 bên là sự sợ hãi và lãnh đạm với bên kia là nhiệt huyết và hài hước
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.É a dinâmica entre o medo e a apatia, por um lado, e o entusiasmo e o humor, por outro.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.E dinamica dintre teamă și apatie pe de-o parte și entuziasm și umor pe de alta.
Bir yanda korku ve ilgisizlik, öbür yanda coşku ve mizah ve bu ikisinin arasındaki dinamikler.E' la dinamica che sta tra la paura e l'apatia da un lato e l'entusiasmo e l'umorismo dall'altro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod