İkincisi, araştırmacılar.Preglejte trakove. Morda je okvara.
İkincisi, araştırmacılar.Twee: alles wat NORAD in de ruimte heeft gevolgd.
İkincisi, araştırmacılar.Zwei: informiert NORAD, das Pentagon und die Luftwaffe!
İkincisi, araştırmacılar.اثنان: أريد إن أو آر آى دى القيادة الفضائية والتكتيك الخمسون
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birDeuxièmement, d'après le philosophe anarchiste suisse Paul Feyerabend,
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birEn segundo lugar, de acuerdo con el filósofo austríaco anarquista Paul Feyerabend,
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birIn de tweede plaats volgens de [Oostenrijkse] anarchistische filosoof Paul Feyerabend zijn feiten relatief.
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen bir두 번째로, 오스트리안 무정부주의자 철학자인 폴 파이어벤트에 의하면 사실들은 상대적이고, 나이지리아 사업가의
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birPo drugie, za austriackim filozofem anarchistą, Paulem Feyerabendem, fakty są względne.
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birשנית, מהאנרכיסט הפילוסוף [האוסטרי] פול פיירבנד, עובדות הן יחסיות, ומה שהוא זכות עצומה
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen birثانياً، من الفيلسوف (النمساوي) الفوضوي، باول فيرباند الحقائق نسبية، وما هو صحيح
İkincisi, Avusturyalı anarşist filozof Paul Feyerabend'den, olaylar görecelidir ve kendine güvenen bir事実は相対的なもので ナイジェリアの商人にとっては 自立する権利として 確立していても
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.A drugi pojąwszy ją, umarł, lecz i ten nie zostawił nasienia; także i trzeci.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.A druhý pojav ji, také umřel, a aniž ten ostavil semene. A třetí tolikéž.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Al doilea a luat de nevastă pe văduvă, şi a murit fără să lase urmaş. Tot aşa şi al treilea.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.allora la prese il secondo, ma morì senza lasciare discendenza; e il terzo egualmente
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.És a második elvevé az asszonyt, de meghala, és magot õ sem hagya: a harmadik is hasonlóképen;
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.In vzame jo drugi in umre, ne zapustivši zaroda. Tudi tretji tako.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.둘째도 그 여자를 취하였다가 후사가 없이 죽고 세째도 그렇게 하여
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.La tomó el segundo y murió sin dejar descendencia. El tercero, de la misma manera
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Le second prit la veuve pour femme, et mourut sans laisser de postérité. Il en fut de même du troisième,
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Người thứ hai lấy vợ góa ấy, sau chết, cũng không có con; rồi đến người thứ ba cũng vậy.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Người thứ_hai lấy vợ góa ấy , sau chết , cũng không có con ; rồi đến người thứ_ba cũng vậy .
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Og den anden tog hende og døde uden at efterlade Afkom, og den tredje ligeså.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Og den annen tok henne, og døde uten å efterlate avkom, og den tredje likeså;
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Potom si ju vzal druhý a tiež zomrel nezanechajúc ani on semena, i tretí podobne.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Silloin toinen otti hänet, ja hänkin kuoli jättämättä jälkeläistä. Niin myös kolmas.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Und der andere nahm sie und starb und hinterließ auch nicht Samen. Der Dritte desgleichen.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.και ελαβεν αυτην ο δευτερος και απεθανε, και ουδε αυτος αφηκε σπερμα και ο τριτος ωσαυτως.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Взе я и вторият, умря, и не остави потомък; също и третият.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.Взял ее второй и умер, и он не оставил детей; также и третий.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.і другий узяв її, та й він не зоставив насіння; і третій також так.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.ויקח אתה השני וימת ולא הניח זרע וכן גם השלישי׃
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.فاخذها الثاني ومات ولم يترك هو ايضا نسلا. وهكذا الثالث.
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.第 二 個 娶 了 他 、 也 死 了 、 沒 有 留 下 孩 子 . 第 三 個 也 是 這 樣
İkincisi aynı kadını aldı, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.第二 個 娶 了 他 、 也 死 了 、 沒有 留下 孩子 . 第三 個 也 是 這樣
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçan Doktor Marcoh'u bulmak.Drugie: znajdziesz doktora Marcoh, który prawdopodobnie uciekł ze Scarem.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçan Doktor Marcoh'u bulmak.La segunda: buscar al doctor Marcoh, que seguramente ha escapado con Scar.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçan Doktor Marcoh'u bulmak.Número dois: de igual modo, procurar o Doutor Marcoh, que terá fugido com o Scar.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçan Doktor Marcoh'u bulmak.Numero due: allo stesso modo, rintracciare il dottor Marcoh, che probabilmente è fuggito con Scar.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçan Doktor Marcoh'u bulmak.Вторая: помимо него, искать доктора Марко, который мог сбежать вместе со Шрамом.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçanKaksi: Etsi tohtori Marcoh, joka on ehkä paennut Scarin kanssa.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçanNummer to: Find dr. Marcoh, der kan være flygtet med Scar.
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçanNummer två:
İkincisi: aynı şekilde Scar'la kaçanΔεύτερον: Βρες τον δρ.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Číslo dva, znižujúca sa populácia, to je vzácnejšia pracovná sila.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Deuxièmement, une population déclinante signifie une main d'oeuvre rare.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Dois, uma redução populacional representa uma força laboral reduzida.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Druhý: ubývající populace znamená nedostatek pracovní síly.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.El segundo efecto es que un descenso de la población se traduce en falta de mano de obra.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.En annan, att sjunkande befolkning betyder brist på arbetskraft.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Hai là, sụt giảm dân số có nghĩa là thiếu hụt lao động.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Il secondo: una popolazione in diminuzione significa scarsità di manodopera.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.În al doilea rând, scăderea demografică înseamnă deficit de forţe de muncă.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Kedua, sebuah populasi yang menurun berarti kelangkaan tenaga kerja.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.둘째로 인구가 감소하면 노동자의 수도 줄어듭니다.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Másodszor: a népességszám csökkenése munkaerőhiányhoz vezet.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Po drugie, spadek liczby ludności oznacza niedobór siły roboczej.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Ten tweede zal een afnemende bevolking een tekort aan arbeidskrachten veroorzaken.
İkincisi, azalan nüfus zor bulunur iş gücü demektir.Zweitens: Eine sinkende Bevölkerung bedeutet Arbeitskräftemangel.