Ana içeriğe geç
Sözlük

iki ile cümle

iki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen ikiyüzlüsün.You are two-faced.
Bir araştırmaya göre, büyük kadınlar ikizleri olmaya daha yatkındır.According to a study, big women are more prone to have twins.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Tom'u ikiz kardeşinden ayırt edebilir misin?Can you tell Tom from his twin brother?
Sen ve o her ikiniz de çok naziksiniz.You and he are both very kind.
Geçen sene orta ikideydin, değil mi?You were in the second year of middle school last year, right?
Öğrencilerin üçte ikisinin neden öğrenci toplantısına katılmadığını biliyor musunuz?Do you know the reason why two-thirds of the students did not attend the student meeting?
O, Tom'a cevap yazmadan iki hafta önceydi.It was three weeks before she wrote an answer to Tom.
Her ikisi de hayattalar.Both are alive.
Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.They got out of the bus and walked two kilometres in the hot sun.
Gemide iki kadın vardı.There were two women on board.
Caddede oynayan iki çocuk vardı.There were two children playing on the street.
Aşk iki kişi arasındaki büyümeye başladı.Love began to grow between the two.
Bu ikisinin görüşü arasında büyük bir uçurum vardı.There was a great gap between the views of the two.
O ikisinden daha çalışkan olanıdır.He is the more diligent of the two.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.That looks like an awful lot for two people.
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?Are both of you ready to go?
Onların her ikisi de çok heyecanlı.They are both very excited.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
O iki hafta içinde iyileşecek.He will get better in two weeks.
Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
Kendimi aniden kötü hissettiğim sırada, iki saattir çalışıyordum.I had been working for two hours when I suddenly felt sick.
Ben iki saat içinde döneceğim.I'll be back within two hours.
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.I slept only two hours. No wonder I'm sleepy.
Saat iki uçağını kaçırdım.I missed the two o'clock plane.
Biz saat ikide geç bir öğle yemeği yedik.We had a late lunch at two.
Mola vermeden saat ikiden beri yazı yazıyorum.I have been writing since two o'clock without a break.
Saat ikiden beri sizi bekliyorum.I've been waiting for you since two o'clock.
Dün gece saat on ikide yatmaya gittim.I went to bed at twelve last night.
Dün gece iki saati kitap okuyarak geçirdim.I spent two hours reading a book last night.
Bir kaza yüzünden iki saat geç kaldık.We were held up for two hours on account of an accident.
Kaza yüzünden iki saat geciktirildik.We were held up for two hours on account of the accident.
Biz ikiziz. İnsanlar genellikle beni erkek kardeşimle karıştırıyor.We are twins. People often mistake me for my brother.
Amcam iki yıl Vaşington'da yaşadı.My uncle lived in Washington, D. C. for two years.
Dayım iki yıl Washington DC'de yaşadı.My uncle lived in Washington, D. C. for two years.
Teyzem öleli iki yıl oldu.My aunt has been dead for two years.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
"Yıldız Savaşları"nı iki defa izledim.I have seen "Star Wars" twice.
Ben iki katlı bir evde yaşarım.I live in a two story house.
Yaklaşık iki otuzda Kobe'ye vardım.I arrived in Kobe around two thirty.
Onunla iki hafta önce tanıştım.I became acquainted with her two weeks ago.
Ben iki gündür meşgulüm.I have been busy for two days.
Partide arkadaşlarımdan ikisini tanıştırdım.I introduced two of my friends at the party.
Piyano çalarak iki saat geçirdim.I spent two hours playing the piano.
Ben iki aydır Japonya'dayım.I have been in Japan for two months.
Her gün iki saatlik egzersiz yaparım.I get two hour's exercise every day.
Patronum benim iki katım kadar yaşlıdır.My boss is twice as old as I am.
On iki saatlik yolculuk beni çok yordu.The twelve-hour journey had tired me out.
Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.Each employee is entitled to a two week paid vacation per year.
Bir su molekülünün iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomu vardır.A water molecule has two hydrogen atoms and one oxygen atom.
Öğretmen iki öğrencinin arasındaki kavgaya müdahale etti.The teacher intervened in the quarrel between the two students.
Öğretmen iki saat boyunca konuşmaya devam etti.The teacher went on talking for two hours.
Her iki pencere de kırıldı.Both of the windows were broken.
Taro iki erkekten daha uzun boylu olanıdır.Taro is the taller of the two boys.
Taro iki yıl önce öldü.Taro died two years ago.
Bana iki satır yazmayı ihmal etmeyin.Be sure to drop me a line.
Tokyo'ya vardığımda sana iki satır yazarım.I'll drop you a line when I get to Tokyo.
Bakır ve gümüş her ikisi de metaldir.Copper and silver are both metals.
Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.A book worth reading is worth reading twice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod