PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüPapel dos médicos de clínica geral na oferta de tratamento de substituição
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüPostavenie všeobecných lekárov pri poskytovaní substitučnej liečby
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRola lekarzy medycyny rodzinnej wleczeniu substytucyjnym
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRôle des médecins généralistes dans la fourniture des traitements de substitution
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRolle allgemeinärztlicher Praxen bei der Erbringungder opioidgestützten Substitutionsbehandlung
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRolul MG în furnizarea tratamentului de substituţie
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRol van huisartsen in de verstrekking van substitutiebehandelingen
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüRuolo dei medici generici nell’offerta della terapia sostitutiva
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüÚloha praktických lékařů při poskytování substituční léčby
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüVloga splošnega zdravnika pri zagotavljanju nadomestnega zdravljenja
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüYleislääkärien rooli korvaushoidon tarjonnassa
PH’lerin ikame tedavisi sağlanmasındaki rolüРоля на общопрактикуващите лекари в предоставянето на субституираща терапия
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).2 for behandlingscentre iværksætter substitutionsbehandling (
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).Käytännössä on harvinaista, että hoitokeskusten ulkopuoliset lääkärit aloittavat korvaushoidon (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).Na prática, é raro que os médicos iniciem o tratamento de substituição fora dos centros de tratamento (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).V praxi lekári mimo liečebných stredísk zriedkavo iniciujú substitučnú liečbu (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).V praxi však lékaři mimo léčebná centra iniciují substituční léčbu jen zřídka (2).
Pratikte, tedavi merkezleri dışındaki doktorların ikame tedavisi başlatması nadirdir (2).На практика рядко лекари извън лечебните центрове назначават започването на субституиращо лечение (2).
Psikososyal bakım, ikame tedavisinin etkinliği için esas kabul edilmektedir.(123) Voir tableaux TDI-10, TDI-32 et TDI-103 du bulletin statistique 2009.
Psikososyal bakım, ikame tedavisinin etkinliği için esas kabul edilmektedir.A se vedea tabelele TDI-5 și TDI-21 din buletinul statistic pentru 2009.)
Reçeteli opioidler, ikame ilaçlarının esas kullanımlarından saptırılması yoluyla yasadışı pazara girebilir.Opioidi na recept lahko vstopijo na trg s prepovedanimi drogami, če se nadomestne droge ne uporabijo ustrezno.
Reçeteli opioidler, ikame ilaçlarının esas kullanımlarından saptırılması yoluyla yasadışı pazara girebilir.Specifická léčba pro uživatele s komorbiditou v Evropě zůstává omezená.
Reçeteli opioidler, ikame ilaçlarının esas kullanımlarından saptırılması yoluyla yasadışı pazara girebilir.Tíz másik országban 10% alatti volt ez az arány (119).
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.Officiellement, un enfant ne peut vivre que dans un seul endroit.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.Officiellt kan ett barn bara bo på ett ställe.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.Oficialmente, el menor solamente puede residir en un lugar.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.Virallisesti lapsi voi asua vain yhdessä paikassa.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.Официально ребёнок может жить только в одном месте.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.رسمياً من الممكن للطفل أن يسكن في مكان واحد فقط.
Resmi olarak çocuk sadece bir adreste ikamet edebilir.孩子的法定住所只能有一处。离婚时,父母双方应协商决定孩子的法定住所随哪一方。
Riskli bölgede ikamet edenleri polis uyarmıştı ve su yükseldiğinde bölgede kimse yoktu.Đây là một vị trí nhiều rủi ro nên cảnh sát đã cảnh báo cư dân, và không ai ở đó khi nước dâng lên.
Riskli bölgede ikamet edenleri polis uyarmıştı ve su yükseldiğinde bölgede kimse yoktu.이곳은 위험한 지역이었기 때문에 경찰은 이전에 거주민들에게 경고를 했었습니다만 정작 물이 차오를때는 아무도 이곳에 없었습니다
Riskli bölgede ikamet edenleri polis uyarmıştı ve su yükseldiğinde bölgede kimse yoktu.מכיוון שהיה זה מקום מועד לסכנה, המשטרה הזהירה את התושבים ואף אחד לא היה שם כשהמים עלו.
Riskli bölgede ikamet edenleri polis uyarmıştı ve su yükseldiğinde bölgede kimse yoktu.و بما أنها منطقة ذات خطورة عالية فقد حذرت الشرطة القاطنين فيها و لم يكن هناك أحد حين ارتفع مستوى المياه
Riskli bölgede ikamet edenleri polis uyarmıştı ve su yükseldiğinde bölgede kimse yoktu.逃げ遅れた者はいなかったが 荷物を持って逃げる時間はなかった
Sadece bir ikaz ve uyarı.A teraz zastrzeżenie i ostrzeżenie.
Sadece bir ikaz ve uyarı.Con una salvedad y una advertencia,
Sadece bir ikaz ve uyarı.단, 한 가지 주의할 게 있습니다
Sadece bir ikaz ve uyarı.Просто застереження і попередження.
Sadece bir ikaz ve uyarı.تحذير فقط،
Sadece bir ikaz ve uyarı.見込み客となる数百人または数千人の
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Ada peringatan singkat dari saya untukmu."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Devo dirti due paroline."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Ich hätte da etwas mit Ihnen zu besprechen."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Ik heb een korte mededeling voor je."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."자네한테 할 말이 있어."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."lesz egy-két szavam hozzád!"
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Tengo que hacerte un pequeño anuncio".
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Έχω να σου πω δυο λογάκια".
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."Трябва да ви връча кратко предизвестие."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."У меня к вам небольшой разговор..."
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."יש לי הודעה קצרה לתת לך".
Sana küçük bir ikazda bulunacağım.""عندى تحذير اليك
Sana küçük bir ikazda bulunacağım."必要なときには 権威が現れるのです これは重要なことです
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.Anda akan berada di sini sebagai tamu sementara Mr Bickersteth itu.
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.Bạn sẽ được cư trú ở đây tạm thời là khách của ông Bickersteth.
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.씨 Bickersteth의 게스트로 일시적으로 여기에 거주하는 것입니다.
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.Du skulle vara bosatt här tillfälligt som Mr Bickersteth gäst.
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.Du ville være bosiddende her midlertidigt som Mr. Bickersteth gæst.
Sayın Bickersteth konuk geçici olarak burada ikamet eden olurdu.Je zou hier wonen tijdelijk als gast heer Bickersteth's.