Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtiva ile cümle

ihtiva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kemik ve benzeri şeyler ihtiva etmez.반면 복사와 전도는 물질을 섞지 않는다.
Cihazın yerini ihtiva edebilecek bilgi, bir cep telefonuna veya bir e-posta hesabına gönderilebilir.מידע זה, שמכיל מיקומו של המכשיר, יכול להישלח לטלפון הנייד או לחשבון דואר אלקטרוני.
İmparatorun mührünü ihtiva eder.שאל הקיסר הנבוך.
Şekerpancarı ise ılıman iklimlerde yetişir ve ortalama % 17 şeker ihtiva eder.לציפה צבע צהוב כתמתם, והיא מכילה בממוצע כ-7% אחוז סוכר.
Bu familya tek cins ve tek tür ihtiva eder (monotipik).משפחה זו היא מונוטיפית, כלומר היא מכילה סוג אחד בלבד - אַסְקָפוּס (Ascaphus).
Kazakistan'da 1225 tür mineral ihtiva eden 493 yatak bulunmaktadır.נכון לעכשיו, ידועים 493 מרבצים המכילים 1225 סוגים של חומרי גלם מינרליים.
Mançuca Hala fiili de aynı içeriği ihtiva eder.אולם 'גולני' המשיכה להחזיק באותו משלט.
Ama bütün Kur'an'ın baştan sona kadar tefsirini ihtiva etmektedir.Самият Фром, обаче предупреждава в самото начало: .
İçerikleri genç çocukları ihtiva eder.Вината се консумират млади.
Ayrıca araştırmalarının büyük kısmını ihtiva eden birçok monograf ta yazmıştır.Изследванията си той събира в множество монографии.
35-45 % çinko ihtiva eder ve sıcak işlemeye uygundur.Между 50% и 70% от ухапванията имат фатален изход.
Bu ordo (takım) tek familya ihtiva etmektedir.Danas su zaseban red sa samo jednom porodicom.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Što je veća tolerancija crijeva to više vitamina C možemo podnijeti.
Yüksek alkol ihtiva ettiği için bazı ülkelerde tüketilmesi yasaklanmıştır.U mnogim zemljama s pretežno islamskim stanovništvom trgovina ili konzumiranje alkohola je zabranjeno.
Çeşitli Müslüman ülkeler askerleri de ihtiva etmekteydi.Mnoho oddaných vojakov chránilo tieto územia dovtedy, kým sa dalo.
Buradaki madenler uranyum açısından zengin olmakla beraber radyum ve radon da ihtiva etmektedir.Ti rudniki so bogati z uranom in hkrati z radijem in radonom.
Semizotu sebzeler arasında bilinen en yüksek Omega 3 ihtivasına sahiptir.Ima največjo vsebnost omega 3 maščobnih kislin izmed vseh rastlin.
Ayrıca organik maddeler de ihtiva eder.Lahko pa se datira tudi predmete, narejene iz organskih snovi.
Su-24'ün konfigürasyonu F-111 ile benzerlikler ihtiva eder.Daugeliu aspektų Su-24 konfigūracija yra panaši į F-111.
İmparatorun mührünü ihtiva eder.Jį juosia kunigaikščio ordino juosta.
İçerikleri genç çocukları ihtiva eder.Jauni individai žali.
Bir öykünün dört evresini ihtiva eden dört oyunun tamamına verilen isim.Minimas visose keturiose evangelijose.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Kuo greičiau bulvės išverda, tuo daugiau jose lieka vitaminų.
Akaretler, 133 konut birimini ihtiva eder.Selleks oli kogukonnal anda 133 karilooma.
40 kadar tür ihtiva eder.Seltsis on kokku 40 liiki.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.Tavamõistus oskab eristada head ja halba käitumist.
Nemorino bilmemektedir, ama bu ilaç şişesi sadece ucuz şarap ihtiva etmektedir.Metallilist tsinki ei loeta mürgiseks, kuid vabad tsingi ioonid lahuses on väga mürgised.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.A vida precisa de uma membrana para se restringir de forma a replicar-se e mutar.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Az élethez szükség van membránra, amiben tárolja magát, így tud sokszorozódni és megváltozni.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Elämä tarvitsee kalvon säilyäkseen, jotta se voi lisääntyä ja muuntua.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Kehidupan membutuhkan sebuah membran untuk memuat dirinya sendiri agar ia dapat mereplikasi dan bermutasi.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.생명은 그 스스로를 함유하기 위하여 세포막을 필요로 합니다. 그래서 자기 복제를 하고 새로운 형태로 변형될 수 있습니다.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.La vida necesita una membrana que la contenga para que pueda replicarse y mutar.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.La Vie a besoin d'être contenue dans une membrane afin de pouvoir se répliquer et muter.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.La vita ha bisogno di una membrana dove essere contenuta per potersi replicare e mutare.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Leben braucht eine Haut, in die es sich hüllen kann, um sich zu vermehren und zu verändern.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Sự sống cần một màng bọc để chứa nó nhờ vậy nó có thể tái tạo và biến đổi.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Viața necesită membrane să se cuprindă pe ea însăși să se multiplice și să transforme.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Život potrebuje membrány, v ktorých je, aby sa mohol replikovať a mutovať.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Życie potrzebuje membran by się w nich pomieścić i móc replikować i mutować.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Жизни необходима мембрана, которая будет её окружать чтобы она могла размножаться и видоизменяться.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.На живота е нужна мембрана, в която да се побира, за да може да се възпроизвежда и да мутира.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.החיים זקוקים לקרומית כדי שתכיל אותם כדי שיוכלו להתשתכפל ולהשתנות.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.تحتاج الحياة إلى غشاء لإحتواء نفسها حتى تتمكن من التكرار و التحور.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.膜を得て 生命の複製と変異が始まります これはケイソウ ケイ素の骨格を持った
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16% a masei din interior conține apă înghețată, sau gheață.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 % du poids de l'intérieur contiennent de l'eau solide, de la glace.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 gewichtsprocent, van het binnenste, is bevroren water of ijs.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 Gewichtsprozent des Untergrunds enthält gefrorenes Wasser, oder Eis.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.지표 하에 무게로 16%에 해당하는 언 상태의 물, 즉 얼음이 갇혀 있는 것입니다.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 percento, di peso, dell'interno contiene acqua ghiacciata, o ghiaccio.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16%, theo trọng lượng, của phần nội địa chứa nước đông lạnh, hoặc băng.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 % του βάρους του εσωτερικού περιέχει παγωμένο νερό ή πάγο.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16% от теглото на вътрешността съдържа замръзнала вода или лед.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 процентов от общей массы поверхности состоят из замерзшей воды, или льда.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.16 אחוז מהמשקל של הפנים מכיל מים קופאים או קרח.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.A belső rész 16%-a tartalmaz fagyott állapotban levő vizet, azaz jeget.
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.أي 16% من الوزن الداخلي يحوي مياهً متجمدة أو جليد
İç tarafın ağırlığının % 16'sı donmuş su ya da başka bir değişle buz ihtiva ediyor.凍った水 あるいは氷なのです 地表下にはたくさんの水があるのです
( maddeler ihtiva eden mantar türleri daha nadiren kullanılmaktadır.(125 (126 indeholder andre psykoaktive stoffer, anvendes sjældnere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod