Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimali ile cümle

ihtimali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastObčasné slabé sneženie alebo dážďweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastPosibilidad de nieve suave o lluviaweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastPossibilità di neve leggera o pioggiaweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastPossibilité de faible neige ou pluieweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastRisiko for let snefald eller regnweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastRisk för lätt snöfall eller regnweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastVoraussichtlich leichter Schneefall oder Regenweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastВероятност за лек снеговалеж или дъждweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastМожливий невеликий сніг або дощweather forecast
Hafif yağmur veya kar ihtimaliweather forecastייתכן שלג קל או גשםweather forecast
Hatta evrenin tamamının... ...gözlemlenebilir evrenden küçük olduğu ihtimali bile mümkün.Nemůžeme dokonce zavrhnout myšlenku, že skutečný vesmír je ve skutečnosti menší než pozorovatelný vesmír.
Hatta evrenin tamamının... ...gözlemlenebilir evrenden küçük olduğu ihtimali bile mümkün.Всесвіт в реальності менший, ніж видимий Всесвіт.
Hatta kendimizi bile görme ihtimalimiz yok mu?Nebyli bychom schopni dokonce vidět sami sebe?
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Avem două probe observaţionale referitoare la probabilitatea apariţiei vieţii.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Chúng ta có hai mẫu bằng chứng quan sát về xác suất xuất hiện của sự sống.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Kami memiliki dua potongan bukti pengamatan tentang kemungkinan munculnya kehidupan.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Két olyan bizonyítékunk van, amiből az élet megjelenésének valószínűségére következtethetünk.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.우리는 생명 발생 가능성에 대한 두 개의 관찰 증거를 가지고 있습니다
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Mamy dwa dowody empiryczne dotyczące prawdopodobieństwa powstania życia.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Meillä on kaksi havaintotodistetta elämän ilmestymisen todennäköisyydestä.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Nous avons deux éléments de preuve tangibles sur la probabilité d'apparition de la vie.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Pozorováním jsme získali dva důkazy pravděpodobnosti, že život vznikne.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Pozorovaním sme získali dva dôkazy pravdepodobnosti, že život vznikne.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Temos duas peças de evidência observada sobre a probabilidade da vida surgir.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Tenemos dos evidencias observacionales sobre la probabilidad del surgimiento de la vida.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Vi har två observerade bevis som talar för att liv har uppstått på ett visst sätt.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.We hebben twee waarnemingen als bewijs voor de waarschijnlijkheid van het onstaan van leven.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Έχουμε παρατηρήσει δύο είδη στοιχείων σχετικά με την πιθανότητα εμφάνισης ζωής.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.Имаме две наблюдения като основа за разсъжденията си за вероятността за възникване на живот.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.У нас є два докази можливості виникнення життя.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.בידינו שתי הוכחות תצפיתיות לגבי סבירות הופעתם של חיים.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.يوجد لدينا دليلين مبنين علي المشاهدات علي إحتمالية ظهور الحياة.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.生命の誕生の可能性に関して 一つ目は 藻の化石が発見されたこと
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.전 집에서 도망치곤 했어요. 6월 9일이나 10일쯤 해서 경찰들이 올 지도 모른다는 걸 알고 있었거든요.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Ik liep van huis weg als ik wist dat de politie misschien kwam, rond de 9de of 10de juni of zo.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Şi obişnuiam să fug de acasă când ştiam că poliţia ar putea veni în jurul datelor de 9 sau 10 iunie.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Uciekałem więc z domu, wiedząc, że policja może się zjawić w okolicach 10-tego czerwca.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Y yo solía huir de casa cuando calculaba que ya vendría la policía, cerca del 9 ó 10 de junio o así.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Аз бягах от къщи, когато знаех, че полицията може да дойде около девети или десети юни, някъде там.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.А я убегал из дома, когда знал о возможности полицейского нашествия, примерно 9ого или 10ого июня.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.وكنت قد هربت من المنزل، عندما علمت أن الشرطة رُبما تأتي في التاسع أو العاشر من شهر يونيو أو هكذا
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.警察が来るだろうと 家から逃げたものです そして祖母はある日こう言いました
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Có thể thấy triệu chứng vì phân tử này có tên hemozoin.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Dat kunnen we zien vanwegen een molecule genaamd hemozoïne.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Emiatt a hemozoine nevű molekula miatt látható.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.저희가 말라리아를 볼 수 있는 것은 헤모조인이라는 분자 때문입니다.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.La podemos ver gracias a esta molécula llamada hemozoína.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.La possiamo vedere grazie a questa molecola chiamata emozoina.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.On peut le détecter à cause de cette molécule appelée hémozoïne.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.O putem vedea din cauza unei molecule numite hemozoină.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Podemos vê-la por causa desta molécula chamada hemozoína.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Wir können sie wegen dieses Moleküls sehen, es heißt Hemozoin.
Hemozoin adı verilen bu molekül yüzünden bunu görme ihtimalimiz var.Μπορούμε να τη δούμε εξαιτίας αυτού του μορίου που ονομάζεται αιμοζωίνη.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod