Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimali ile cümle

ihtimali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Jeśli jest bardzo wielki, może korzystasz na propagandzie.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Kalau sangat besar, mungkin Anda diuntungkan oleh propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.만일 그것이 매우 크면, 아마 당신이 선전에서 혜택을 받는것일겁니다.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Nếu nó rất rất lớn, thì có lẽ bạn đang được lợi từ cơ quan tuyên truyền
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Om det är väldigt stort kanske du drar nytta av propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Pokud je velmi vysoký, můze to být výsledek propagandy.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Se è molto ampio, forse sta traendo beneficio dalla propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Se for muito alto, então talvez estejam a beneficiar com a propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Si es muy grande, quizá uno se está beneficiando de la propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.S'il est très grand, vous avez peut-être bénéficié de la propagande.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Wenn es sehr groß ist, dann profitierst du vielleicht von Propaganda.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Αν είναι πολύ μεγάλος, τότε μάλλον έχετε επωφεληθεί από προπαγάνδα.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Ако е много голям, тогава най-вероятно се възползвате от пропаганда.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Если он очень велик, наверное, вас пропагандируют.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.Коли він дуже великий, напевне, ви отримуєте зиск від пропаганди.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.אם הוא מאוד גדול, אולי מישהו נהנה מתעמולה.
Eğer çok büyükse o zaman da propogandayla pomplanmış olma ihtimaliniz vardır.إن كان كبيرا للغاية، ربما تكون مستفيدا من بروباغاندا.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Alapvetően a Lesterek Lesterlandért tevékenykednének.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Au moins les Lester pourraient agir pour le bien de Lesterland.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Cel puțin e posibil ca Lesterii să acționeze spre binele Lesterlandului.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.È quantomeno probabile che i Lester agiscano per il bene di Lesterland.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Es wäre zumindest möglich, dass die Lesters zum Wohle Lesterlands handeln.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Het is nog mogelijk dat de Lesters in het belang van Lesterland zullen handelen.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Je prinajmenšom možné, že Lesteri by konali pre dobro Lesterlandu.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.그들은 적어도 레스터랜드를 더 좋은 곳으로 만들기 위해서 행동할 겁니다.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Możliwe, że Lesterowie działaliby dla dobra Lesterii.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Người Lester ít nhất cũng có thể giúp Lesterland
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.¿Sería posible al menos que los Lesters procuraran el bien de Lesterlandia?
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Υπάρχει τουλάχιστον η πιθανότητα, οι Λέστερ να κινητοποιηθούν για το καλό της Χώρας.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Можно было бы верить, что Лестеры действуют в интересах Лестерленда.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.Най-малкото, възможно е Лестеровците да действат за доброто на Лестерланд.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.לכל הפחות, הלסטרים יכולים לפעול לטובת ארץ לסטר.
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.على الأقل من الممكن للستريين ان يعملوا شيئا مفيدا لليسترلاند
En azından Lester'ların Lesterland'in iyiliği için çalışabileceği ihtimali var.一方 アメリカにも
Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti. Yani bu defa yakalanma ihtimaline dair pek birşey yoktu.Ez után már nem valószínű, hogy elkaphatják.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.하지만 다른 형상의 지적생명체를 발견하는 기회는 0에 가깝지 않습니다.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Die Chance für andere intelligente... ...Lebensformen ist besser.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Mais on pourrait trouver d'autres formes d'intelligence.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Ma le probabilitā di trovare altre forme di intelligenza... ...non si avvicinano a zero.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Mas a possibilidade de encontrar outras formas de inteligência, não está próxima de zero.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Namun peluang untuk menemukan yang lain bentuk kecerdasan... ... Tidak dekat dengan nol.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Pero la posibilidad de encontrar otra forma de inteligencia... ... no es cercano a cero.
Fakat başka türden zeki yaşam formları... ...oluşma ihtimali var.Но вероятността да открием друга форма на разум не е близка до нулата.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Aber Wilkins dachte, dass DNA die sicherste Annahme war und er zeigte dieses Röntgenbild.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Ale Wilkins uważał inaczej i pokazał nam tą fotografię rentgenowską.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Ale Wilkins, víte, si myslel, že DNA je nejpravděpodobnější a ukázal tuto rentgenovou fotografii.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Dar Wilkins credea că ADN-ul era cel mai bun pariu, şi a prezentat această fotografie cu raze X.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.하지만 윌킨스는 DNA가 최선의 수단이라 생각했고 이 엑스레이 사진을 보여줬죠.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Maar Wilkins dacht dat DNA de beste gok was, en hij toonde deze röntgenfoto.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Mas Wilkins achava que o ADN era a melhor aposta, e mostrou esta fotografia de raios X.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Ma Wilkins era convinto che il DNA fosse la molecola giusta e mostrò questa foto ai raggi X.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Men Wilkins, I ved, mente at DNA var det bedste gæt, og han viste dette røntgen billede.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Nhưng Wilkins nghĩ rằng ADN là lựa chọn đúng đắn nhất, và ông cho xem hình chụp X-quang này.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Pero Wilkins, saben, pensó que el ADN era la mejor opción, y mostró esta fotografía de rayos-x.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Tapi menurut Wilkins, Anda tahu, DNA adalah dugaan yang paling tepat lalu dia membuat foto sinar-X nya.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Wilkins azonban úgy vélte, hogy a DNS a legjobb jelölt, és bemutatta ezt a röntgen-felvételt.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Αλλά ο Γουίλκινς, ξέρετε, πίστευε ότι το DNA ήταν η καλύτερη λύση και έδειξε αυτή τη φωτογραφία ακτίνων Χ.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Но Вилкинс считал ДНК наиболее перспективным вариантом и он показал вот эту рентгенограмму.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.Но, знаете, Уилкинс си мислел, че ДНК е правилният отговор и я показа на една ренгенова снимка.
Fakat Wilkins, en kuvvetli ihtimalin DNA olduğunu düşünüp bu x-ısını fotoğrafını göstermişti.אך וילקינס חשב שהדנ"א הוא ההימור הטוב ביותר. והוא הראה את תמונת הרנטגן הזו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod