Ana içeriğe geç
Sözlük

iflas ile cümle

iflas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yöneticilerin sorumsuzluğu şirketin iflas etmesini sağladı.På grund av detta var företagets styrelse tvungna att ansöka om konkurs.
Kulüp iflas etmiştir.Konserten gick felfritt.
Ailesi kısa bir süre sonra iflas etti ve evlerinden çıkarıldılar.Fadern lät då göra dem arvlösa och de fördrevs från hemmet.
Bankalara yüklü miktarda borcu olan bu okulu iflas ve kapanmaktan kurtarmak da yine bu öğrencilere düşecektir.Den höga byggkostnaden gör skolan bankrutt och den tvingas stänga och eleverna blir utan skola.
18 ay içinde, Medicalogic Inc. iflas bayrağı çekmiş ve Medscape'i WebMD'ye aralık 2001'de satmıştır.За 18 місяців MedicaLogic подала заявку на банкрутство, Медскейп було продано WebMD у грудні 2001.
Şirket 1996 yılında iflas etti ve faaliyetleri rakiplerine satıldı.Компанія збанкрутувала в 1996 році, а її підрозділи були розпродані конкурентам.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Врешті-решт він практично став банкрутом.
Bu olaydan sekiz yıl sonra, 1931 yılında şirket tekrar iflas etti.Через вісім років компанія збанкрутіла ще раз.
Aracın üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.Виробництво припинилося у 2005 році оскільки компанію MG Rover ліквідували.
Pertec birkaç yıl sonra iflas etmiştir.Але гурт через декілька років розпався.
Yerel liglere kadar düşen takım 2004 yılında iflasını açıklayarak kapatıldı.Розбіжності всередині колективу привели до розпаду гурту літом 2004 року.
Bir dönem sonra, 1980'lerde iflas etmesinin ardından Italyan hükümeti tarafından özelleştirilerek satılmıştır.У 1980-х кіностудію на межі банкрутства приватизував італійський уряд.
İkili geliştirme aşamasından neredeyse iflas ediyordu.Стиль пройшов у своєму розвитку 2 стадії.
O şirket iflas etti.Ця компанія збанкрутіла.
Aracın üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.Výroba automobilu byla zastavena v dubnu 2005 kvůli bankrotu společnosti MG Rover.
Kulüp iflas etmiştir.Klub byl blízko bankrotu.
Şirket 2012'de iflasını açıklamıştır.Roku 2012 tato společnost vyhlásila bankrot.
28 Ocak 2012 de iflasını vermiş, tüm uçuşlarını durdurmuştur.Germania vyhlásila 4. února 2019 konkurs a ukončila veškeré lety.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Nakonec musela vyhlásit osobní bankrot.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardında özelleştirildiyse de şirket 2002 yılında iflas etti.Po vyloučení z ruského svazu byl klub ve stejném roce rozpuštěn.
Ancak bu politikalar ekonominin iflasına sebep oldu.To vedlo k nemalé politické nestabilitě země.
Şirket 1996 yılında iflas etti ve faaliyetleri rakiplerine satıldı.Roku 2001 klub zbankrotoval a byl přeřazen do amatérských soutěží.
ECW, Nisan 2001'de iflas etti ve WWE, 2003 yılının ortalarında ECW'yu satın aldı.ECW a intrat în faliment în luna aprilie 2001 și a fost preluată la mijlocul anului 2003 de către WWE.
Temmuz 2009'da şirket iflas ettiğini açıkladı.În iulie 2009, compania a intrat în insolvență.
Kulüp iflas etmiştir.Petrecerea s-a stricat.
"İflas borçtan kurtaracak mı?".Cum poate el să scape de răzbunarea legii?”
Banka iflasa gider ve kapılarını kapar.A bankok csődöt jelentettek, s bezárták kapuikat.
28 Ocak 2012 de iflasını vermiş, tüm uçuşlarını durdurmuştur.2008. október 29-én azonban a Sterling felfüggesztette működését, és minden járatát törölte.
"İflas borçtan kurtaracak mı?"."Lehet-e széllel szemben költeni?"
Bu grubun amacı; WWF'i ve onun başkanı Vince McMahon'ı iflas ettirmekti.A csapat ezután Shawn Michaelsszel, valamint a WWE elnökével, Vince McMahonnal került viszályba.
İflasa gitmeden önceki dönemde şirketin yönetimi altındaki varlıkların değeri 275 Milyar Dolar'ın üstündeydi.A portfólióban kezelt cégek összes árbevétele az irányítása alatt meghaladta az 500 millió dollárt.
Rover ve MG marka otomobillerin üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.A Rover 75 és az MG ZT gyártása befejeződött, amikor az MG Rover Group 2005 áprilisában csődöt jelentett.
Annesi iflas ettiği 1930 yılına kadar babasından kalan dükkânı işletmiştir.Apja 1930-ban bekövetkezett halála után gazdálkodott.
Ancak bu politikalar ekonominin iflasına sebep oldu.Ez a bukás megkérdőjelezte a politikai formáció jövőjét.
İflas: Elindeki tüm parayı kaybetmektir.Daloskönyv: Hogyha nékem sok pénzem lesz.
Ancak artık kendisinin de vücudu iflas eder ve makineler onu makine şehrini içlerine doğru götürürler.A tömeg elkezdi pusztítani a gépeket és haladnak a Heart Machine (Szív gép), a város áramközpontja felé.
1941'de şirket iflas başvurusunda bulundu.1941 A Bánk bán nyomában.
Ancak kulüp iflas edince Middlesbrough'ya gitti.Az elődöntőben azonban vesztettek a Middlesbrough ellen.
Ünlü Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers iflasını açıkladı.Ebből a pénzből a Lehman Brotherst menti csőd közeli állapotból.
Polly Peck International (PPI) isimli şirket 1990 yılında 550 milyon sterlin borçla iflas etti.Polly Peck ajautui selvitystilaan vuonna 1990 yhteensä 550 miljoonan punnan veloista.
İflas ettikten sonra, Wax Trax!EP julkaistiin Wax Trax!
Sterling Havayolları, 29 Ekim 2008 tarihinde iflasını açıklamıştır.Sterling Airlines jätti konkurssihakemuksensa 29. lokakuuta 2008.
Rover ve MG marka otomobillerin üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.Rover- ja MG-merkkisten autojen tuotanto päättyi 2005 MG Roverin jouduttua konkurssiin.
Tüm grup iflasın eşiğine geldi, hiçbir şey için paramız kalmadı.Yhtye ei saanut paljon keikkaliksaa, eikä kellään ollut rahaa.
Temmuz 2009'da şirket iflas ettiğini açıkladı.Hanke kaatui kuitenkin yhtiön konkurssiin heinäkuussa 2009.
Aracın üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.Huhtikuussa 2005 Rover-merkkisten autojen tuotanto päättyi MG Roverin joutuessa vararikkoon.
12.05.2015 tarihi itibarıyla hakkında mahkeme iflas kararı vermiştir.Väärät sanat rankaisivat 12/2015.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Hän saa kuitenkin potkut hoitovirheen takia.
Fakat Honmokutei kapanmış ve daha sonrasında da iflas etmiştir.Synapse epäonnistui yrityksessään ja meni piakkoin sen jälkeen konkurssiin.
Şirket, 1994 yılında iflas etti.Commodore teki konkurssin vuonna 1994.
2011 (Kasım) - Astra Vagoane Arad iflas etti.2011 (Noέμβριος) – Χρεωκοπία της Astra Vagoane Arad.
"İflas borçtan kurtaracak mı?".«Χαρίζω Οικόπεδα, Χαρίζω Χρέη»».
UIQ Technology, Ocak 2009'un başında iflas başvurusunda bulundu. ^Ο Edward Hervey ανακοίνωσε τη διαθεσιμότητα του (GES) στο τέλος του 2009.
Baba Nobel, bir kez daha iflas eder.Κυπελλούχος αναδείχθηκε και πάλι ο ΦΟ Βριλησσίων.
2001 - Belçika havayolu şirketi Sabena iflas ettiğini açıkladı.2001 - Det belgiske luftfartsselskab Sabena bliver erklæret konkurs.
1948'de Schindler Arjantin'e göç etti ancak orada iflas etti.Til sidst emigrerede Schindler til Argentina i 1948, hvor han gik konkurs.
Aracın üretimi 2005 yılında MG Rover Group'un iflası nedeniyle durduruldu.Produktionen blev indstillet i maj 2005 i forbindelse med MG Rover Group's konkurs.
2001 yılına kadar WCW iflas etti.Barbarian blev hos WCW indtil 2001.
Ekim 2006'da bir Münih mahkemesinde iflas başvurusunda bulundu.Imidlertid blev nye beviser præsenteret for en domstol i München i 2006.
İflas: Elindeki tüm parayı kaybetmektir.Men de mister alle deres penge på grund af svindel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod