Vücut, yıllar sonunda kanserden ötürü artık iflas etti.Fallo general del sistema, debido al efecto del cáncer durante el último año y medio.
Yani aslında iflaslarını ilan etseler iyi olur.Což znamená, že by měli zkrachovat.
Yani aslında iflaslarını ilan etseler iyi olur.Wat betekent dat ze failliet zouden moeten gaan.
Yani aslında iflaslarını ilan etseler iyi olur.مما يعني أن عليهم إعلان إفلاسهم.
Yani aslında iflaslarını ilan etseler iyi olur.しかし、彼らはそうしたくありません。
Yani firma iflas etmek zorunda.Takže vás přinutíme k bankrotu.
Yani firma iflas etmek zorunda.そして、それはどうやって倒産が起こるかです。
Yani ne yapacağım, B şirketine borç para vermeyeceğim, çünkü herhangi bir durumda belki de iflas edebilirler.なぜなら、どちらかと言うと、 それはビジネスとして、 成立しないと思うからです。 しかし、私が出来る事が何かというと、 B社の債務のクレジットデフォルトスワップを、
-zaten biliyor da olabilirsiniz- değilseniz de bu sizi iflas başvurusundan uzak tutacak.이미 익숙한 개념일 수도 있겠지만 만약 잘 모른다면, 이 강의를 꼭 듣고 나중에 파산 신청하는 일이 없길 바랍니다.
-zaten biliyor da olabilirsiniz- değilseniz de bu sizi iflas başvurusundan uzak tutacak.もしそうでなければ このレッスンがいつの日かあなたを倒産させることを防げることを願っています。 とりあえず、今日は金利のことについてざっとお話し、それから
Zengin bir adam iflas edebilir ama yine de gelecek üç nesle bakabilir. Biliyorsun, değil mi?Egy gazdag ember tönkremehet, de még mindig tudja etetni a következő 3 generációt.
Zengin bir adam iflas edebilir ama yine de gelecek üç nesle bakabilir. Biliyorsun, değil mi?Ακόμα και αν ένας πλούσιος χρεοκοπήσει, τα παιδιά του ζούνε καλά.
Zengin bir adam iflas edebilir ama yine de gelecek üç nesle bakabilir. Biliyorsun, değil mi?حتى ولو افلس شخص غني فابناؤه يعيشون جيدا