Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Chiar nu cred că asta reprezintă India sau ar trebui să reprezinte.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.De én nem hiszem, hogy India erről szól, vagy kellene, hogy erről szóljon.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.E io non credo che questo sia l'essenza dell'India, o non lo dovrebbe essere.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Et en fait je ne pense pas que ce soit ça l'Inde, ni que ce doive être ça.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.하지만 전 그게 인도의 전부도, 전부여야 한다고 생각하지 않습니다.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Nie sądzę, że to właśnie tym są lub powinny być Indie.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Og jeg mener ikke at det er det Indien handler om, eller bør handle om.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Und ich denke nicht, dass Indien genau dies ist oder sein sollte.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Và tôi không nghĩ rằng đó là tất cả những gì về Ấn Độ, hoặc những gì Ấn Độ nên trở thành.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Y yo no creo que India sea eso, ni que deba serlo.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.Εγώ απλά δεν νομίζω ότι η Ινδία ειναι μόνο αυτό ή ότι θα πρέπει να είναι μόνο αυτό.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.А аз просто не мисля, че такъв е случаят с Индия, или че така трябва да бъде.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.И мне просто кажется, что суть Индии не в этом, и не должна быть в этом.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.איני סבור שזה העיקר בנוגע להודו, או שצריך להיות העיקר.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.و أنا لا أعتقد أن هذا هو كل ما هي عليه الهند، أو المفروض أن تكونه.
Hindistan'ın bundan ibaret olduğunu düşünmüyorum ya da bundan ibaret olması gerektiğini.それだけであるべきではないと思います 実は世界のリーダという 概念自体に悩まされます
Homoepati bundan ibaret.Asta înseamnă homeopatie.
Homoepati bundan ibaret.C'est tout ce qu'est l'homéopathie.
Homoepati bundan ibaret.Das ist Homöopathie.
Homoepati bundan ibaret.Dat is precies waar homeopathie over gaat.
Homoepati bundan ibaret.De esto trata la homeopatía.
Homoepati bundan ibaret.Dét er hvad homøopati går ud på.
Homoepati bundan ibaret.Detta är vad homeopati handlar om.
Homoepati bundan ibaret.Đó là homeopathy.
Homoepati bundan ibaret.É o que a homeopatia é.
Homoepati bundan ibaret.Erről szól a homeopátia.
Homoepati bundan ibaret.Na tomhle je postavená homeopatie.
Homoepati bundan ibaret.Na tym polega homeopatia.
Homoepati bundan ibaret.Σε αυτό συνίσταται η ομοιοπαθητική.
Homoepati bundan ibaret.Това е хомеопатията.
Homoepati bundan ibaret.Это суть гомеопатии.
Hücrelerimize baktığımızda, dev bir hücre kolonileri bütününden ibaret olduğumuzu görüyoruz.De hecho lo que vemos cuando miramos a nuestras células son vastas comunidades de células.
Hücrelerimize baktığımızda, dev bir hücre kolonileri bütününden ibaret olduğumuzu görüyoruz. Milyarlarca hücreКаквото виждаме когато се погледнем, са огромни комуни от клетки, милиарди от тях.
Hücrelerimize baktığımızda, dev bir hücre kolonileri bütününden ibaret olduğumuzu görüyoruz.何百万もの細胞の
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Är de här åtta scouterna världens enda hopp? - Ja.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Chcete mi říct, že ti skautíci jsou jediná naděje Země?
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Czy to właśnie mówicie? Tak. O...
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?- Da. - Oh, Iisuse!
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?-Đúng vậy.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Er de otte spejderdrenge verdens eneste håb? - Ja.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?¿Está insinuando eso? Si.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Estes 8 tipos são a esperança do mundo? É isso? Meu Deus!
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz? - Evet. Tanrım.Die acht padvinders moeten de wereld redden?
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz? - Evet.هذا أمل العالم هذا ما تخبرنى به؟ نعم
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Igen.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Maksudmu lapan budak pengakap ini, Satu-satunya harapan terakhir di dunia ini ? Ya.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Osem tabornikov je upanje sveta? - Ja.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?- Oui.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Ovatko nuo partiopojat muka maailman toivo?! -Ovat.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Questi 8 boy scout sono I'unica speranza dell'umanitā, č cosė?
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Von diesen acht Pfadfindern hängt das Glück der Welt ab?! - Ja.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Αυτοί οι οχτώ είναι η ελπίδα της Γης; Αυτό θέλεις να πεις;
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Нима твърдите, че тези 8 души са надеждата на света? Да.
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?Нима твърдите, че тези 8 души са надеждата на света? Да. - Господи!
- ...ibaret olduğunu mu söylüyorsunuz?.מקס ?יש הגבלת משקל על המעבורת
İçgüdü ölü bir kelimedir, gürültüden ibarettir. Bize hiç bir şey ifade etmez.Instinto es una palabra muerta, un sonido.
İçgüdü ölü bir kelimedir, gürültüden ibarettir."Инстинкт" е мъртва дума, шум.
-iddia edilen menfaat çatışması ile ilgili medyadaki bilgiler spekülasyondan ibaret(miş).단순한 추측에 지나지 않는다'라고 밝혔습니다.
-iddia edilen menfaat çatışması ile ilgili medyadaki bilgiler spekülasyondan ibaret(miş).-ohledně údajného střetu zájmů je čistá spekulace.
-iddia edilen menfaat çatışması ile ilgili medyadaki bilgiler spekülasyondan ibaret(miş).- om en påstået interessekonflikt, er ren spekulation.