Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.私は牡蠣のライフサイクルにも魅力を感じました。 牡蠣は受精卵から
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyor굴은 제가 뉴욕항에서 진행했던, "굴 구조체"라 불리는,
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyorאז הצדפה היתה בסיס לפרוייקט תכנון עירוני
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyorهكذا كان المحار أساس عرض مشروع التصميم المدني
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyor都市デザインプロジェクトの土台なのです。 私がニューヨークハーバーで行ったプロジェクトは
[Yavaş İstirahat.][Afgående langsomt.]
[Yavaş İstirahat.][Aftredende langzaam.]
[Yavaş İstirahat.][Aposentar-se lentamente.]
[Yavaş İstirahat.][Ausscheidender langsam.]
[Yavaş İstirahat.][Avgående långsamt.]
[Yavaş İstirahat.][Để tránh tình trạng chậm.]
[Yavaş İstirahat.][Eläkkeelle jäävä hitaasti.]
[Yavaş İstirahat.][Ki jim mandat poteče počasi.]
[Yavaş İstirahat.][천천히 은퇴.]
[Yavaş İstirahat.][Odchádzajúci pomaly.]
[Yavaş İstirahat.][Odcházející pomalu.]
[Yavaş İstirahat.][Pensionarea încet.]
[Yavaş İstirahat.][Rehat perlahan-lahan.]
[Yavaş İstirahat.][Retirar lentamente.]
[Yavaş İstirahat.][Retraite lentement.]
[Yavaş İstirahat.][Távozó lassan.]
[Yavaş İstirahat.][Uscenti lentamente.]
[Yavaş İstirahat.][Ustępujący powoli.]
[Yavaş İstirahat.][Οι απερχόμενοι αργά.]
[Yavaş İstirahat.][Пенсионные медленно.]
[Yavaş İstirahat.][Те бавно.]
[Yavaş İstirahat.][ההסבה לאט.]
[Yavaş İstirahat.][التقاعد ببطء.]
Yunusbalıkları sevecen ve masum yaratıklar, ve daha iyisine layıklar. Oysaki burada, ıstırap içerisindeler.Αυτά είναι καλοκάγαθα και αθώα πλάσματα και αξίζουν κάτι καλύτερο.