Elbette bunları bir tahrik eden vardır, zaten bir-iki kişiden biz işkilleniyoruz.But we're really one divided being, even though you see two of us.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..I did think it was weird that I got her to come out so easily.
Onlar ondan işkilli bir kuşku içindedirler.They are still in doubt about it and uneasy.
Ellerinin ona ulaşmadığını görünce onlardan işkillendi.When they did not stretch their hands towards it he became suspicious and afraid of them.
Hiç kuşkusuz, onlar, Kur'an hakkında, sürekli işkillendiren bir kuşku içindedirler.They are still in doubt about it and uneasy.
Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar da onun hakkında, işkillendiren bir kuşku içindedirler.But those who came to inherit the Book after them are also in doubt and disturbed about it.
Durmadan hayrı engelleyeni, azgını, işkilciyi..."Every obstructor of good, transgressor, and the sceptic,
Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardıThey too were filled with disquieting doubt.
Ellerinin ona ulaşmadığını görünce onlardan işkillendi. Ve kendilerinden ürpermeye başladı.And when he beheld that their hands reached it not he misliked them, and ccnceived a fear of them.
Onların kalbleri hep işkillidir. Bundan dolayı şüphe içinde bocalayıp dururlar.Their hearts are full of doubts, so they waver in their doubts.
Ali işkillendi.Али чего-то опасался.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Aku merasa aneh bisa mengajaknya keluar dengan begitu mudah.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Chiar ma gandeam ca am convins-o asa de usor.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Ich dachte es war komisch, dass ich sie so schnell überreden konnte zum mitgehen.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Ik had gedacht dat het vreemd was dat ik haar zo gemakkelijk uit kon laten komen.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Jag tyckte det var konstigt att jag fick henne komma ut så lätt.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Je pensais que c'était étrange que Hae Ra vienne si facilement.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Pa se mi je res zdelo nenavadno, da sem jo tako zlahka prepričal, da pride.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Pensavo che fosse strano che l'avessi convinta ad uscire così facilmente.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Sądziłem, że to dziwne, kiedy ma to przyjść tak łatwo.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Tôi đã nghĩ thật lạ khi con bé đồng ý dễ dàng vậy.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..Μου φάνηκε περίεργο που την έπεισα να έρθει τόσο εύκολα.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..А я-то думал, как странно, что мне легко удалось уговорить ее прийти сюда.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..באמת חשבתי שזה היה קצת מוזר שהיא הסכימה לעניין הזה בקלות כזאת.
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..لقد فكرت بأنه من الغريب اني أستطعت إحضارها بسهولة
Buraya gelmeye bu kadar çabuk ikna olmasından işkillenmiştim aslında..君とヘラは運命とでも言うのかな