Ana içeriğe geç
Sözlük

işine ile cümle

işine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sen kendi işine bakmalısın.You should attend to your own business.
Kendi işine bak!Mind your own business!
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Kendi işine bak.Mind your own business.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Umarım bu veri işine yarar.I hope this data will be useful to you.
O insanların işine karışma.Don't get involved with those people.
Bay Ken Takakura sadece yeni işine alışkın değil.Mr Ken Takakura just isn't used to his new job.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.She had no idea how to set about her work.
İşine yardım edeyim.Let me help you with your work.
Sen kendi işine bak.Tend to your own affairs.
Patron, işe zamanında gelmediği için Mike'ın işine son verdi.The boss gave Mike the ax for not coming to work on time.
Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum.I'd like to get into journalism in the future.
Sen kendi işine baksan daha iyi olur.You'd better mind your own business.
Diğer insanların işine karışmayın.Don't meddle in other people's affairs.
Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.Stop sticking your nose into other people's business.
Ona kendi işine bakmasını söyle.Tell him to mind his own business.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Eski işine döndürmek için firmasını ikna etti.He persuaded his firm to let him go back to his old job.
O, tamamen işine dalmış.He is completely absorbed in his business.
O onun işine maloldu.That cost him his job.
Tamamen işine dalmıştı.He was completely absorbed in his work.
Onun senin işine karışmaya niyeti yok.He has no intention to interfere with your business.
O, kendini işine verdi.He settled down to his work.
O tüm dikkatini işine vermiş.He is absorbed in his work.
O işine sarıldı.He stuck to his job.
Telefona cevap vermek için işine ara verdi.He interrupted his work to answer the phone.
İşine başlamayı planlıyor.He is planning to launch his business.
Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.He resumed his work after a short break.
Kırklı yaşlarının başlarında işine başladı.He started his job in his early forties.
İşine bankada devam etti.She continued her job in the bank.
O, tüm dikkatini işine verir.She is absorbed in her study.
O, işine ilgisini kaybetti.She lost interest in her work.
O, işine daldı.She was engrossed in her work.
O, tüm dikkatini işine verdi.She was absorbed in her work.
Yeni işine odaklandı.She applied her mind to her new job.
O yorgun olmasına rağmen işine devam etti.Even though he was tired, he went on with his work.
Çeneni kapa ve işine devam et.Just shut up and get on with your work!
Kendi işine bakmalısın.You should mind your own business.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
O, işine odaklandı.She focused on her work.
Yuriko, mobilya işine taşınmayı planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Yuriko mobilya işine geçmeyi planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about starting your own business?
Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Keşke Tom ev işine yardım etmek zorunda olmasa.Tom wishes he didn't have to help with the housework.
Tom başkalarının işine burnunu soktu.Tom stuck his nose where it didn't belong.
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.Tom lost interest in his job.
Tom işine yoğunlaştı.Tom concentrated on his work.
Tom kendi işine başlamaya karar verdi.Tom decided to start his own business.
Tom işine yoğunlaşamadı.Tom couldn't concentrate on his work.
Sen kendi işine bak lütfen.Just mind your own business, please.
Ken Takakura yeni işine alışkın değildi.Ken Takakura wasn't used to his new job.
Rakip bir şirket tarafından onun işine son verildi.He was hired away by a rival company.
Bana ne yapacağımı söylemeyi bırak ve sen kendi işine bak.Stop telling me what to do and mind your business.
Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.He went back to work with physiotherapists.
Yürü git işine.Why don't you go fly a kite?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod