Ana içeriğe geç
Sözlük

işi ile cümle

işi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom işi hakkında neredeyse hiç konuşmaz.Tom hardly ever talks about his work.
Biri bana Tom'un işini bıraktığını söyledi.Someone told me Tom has quit his job.
Ben işim üzerinde yoğunlaşıyorum.I've been concentrating on my work.
Tom'un işini bıraktığını biliyor muydun?Did you know that Tom quit his job?
Tom işini geri alamadı.Tom was able to get his job back.
Tom işi hakkında nadiren konuşur.Tom rarely talks about his work.
Bu, işimize zarar verebilir.This could hurt our business.
Tom son zamanlarda işini kaybetti.Tom lost his job recently.
Benim işim Fransızca öğretiyor.My job is teaching French.
Kim bu işi ister ki?Who would want this job?
Tom'un bir işi var, değil mi?Tom has a job, right?
Biri bana Tom'un işi terk ettiğini söyledi.Someone told me that Tom left work.
Tom bana yeni işim hakkında soru sordu.Tom asked me about my new job.
Ayın sonunda işimi bırakacağım.I'll quit my job at the end of the month.
Tom, şu anki işinde ruhsal çöküntü tehlikesiyle karşı karşıya.Tom runs the risk of burnout in his current job.
Tom Mary'ye onun yeni işi hakkında soru soruyor.Tom asked Mary about her new job.
Tom bana yeni işimi ne kadar sevdiğimi sordu.Tom asked me how I liked my new job.
Nihayet işi bitirdim.I finished the work finally.
Tanrım, işimden nefret ediyorum.God, I hate my job.
Bu başka birinin işinde patronluk taslamak ya da karışma mıdır?Is this patronizing or meddling in someone else's business?
Son zamanlarda yapacak çok işim var.I've had a lot of work to do lately.
Bir sürü işim yok ama bu hafta beni ofiste tutmak için yeterli.I don't have a lot of work, but it's enough to keep me in the office this week.
Benim işim seni affetmektir, ki onu yaparım.My job is to forgive you, which I do.
Bana işi vereceklerini düşünüyor musun?Do you think they will give me the job?
Tom, Mary'ye yeni işini nasıl bulduğunu sordu.Tom asked Mary how she liked her new job.
Tom bana işim hakkında bazı sorular sordu.Tom asked me some questions about my job.
Bu hafta sonu işi yapanlar sadece onlar mı olacak?Will they be the only ones doing the work this weekend?
Tom işi zamanında yaptırmak için çok çalıştı.Tom worked hard to get the work done on time.
Tom herhangi bir zorluk olmadan işi yapabildi.Tom was able to do the work without any difficulty.
Sanırım senin işin çok iyi.I think your work is very good.
Yapacak çok işim var. Başka bir iş yapamam.My hands are full.
Tom işinde oldukça iyidir.Tom is quite good at his job.
Onun çirkin işi sonunda kamuya sızdı.His ugly business finally leaked to the public.
Zor işin kimseyi öldürmediğini doğrudur ama neden işi şansa bırakalım.It's true hard work never killed anybody, but why take the chance?
Çamaşır yıkamak benim işim.Doing the laundry is my job.
Bir başkanın işi çok ilginç.A president's work is very interesting.
Bu işi kendin seçtin, değil mi?You chose this job yourself, right?
Benim işim ayakkabı tasarımıdır.My job is designing shoes.
Tom işi yapabilir mi?Can Tom do the job?
Sadece işimi yaptım.I just did my job.
Ben kendi işimi yaparım.I do my own thing.
Tom işi yapamaz.Tom can't do the job.
Günlük işini bırakma.Don't quit your day job.
Bu işi yaptıralım.Let's get this job done.
Buradaki işimiz hazır değil.Our work here isn't done.
Biz işi vaktinde yaptırdık.We got the job done on time.
Bizim hâlâ bitmemiş işimiz var.We still have unfinished business.
Müzakerelerle işimiz bitmedi.We're not finished with negotiations.
Tom'un işi alacağından eminim.I'm sure that Tom will get the job.
Onlar sana işini geri aldı mı?Did they get you your job back?
Ben işi isteksizce yaptım.I performed the work reluctantly.
İlk işim bir seyahat acentasındaydı ve onu çok sevmedim.My first job was at a travel agency, and I didn't like it much.
Ben işime odaklanıyorum.I'm focusing on my job.
O, işi bitirdikten sonra eve gitti.Having finished the work, he went home.
Babam işini kaybetti.My husband lost his job.
Çamaşır günlük ev işidir.Laundry is a chore.
Ben aslında işimi seviyorum.I actually love my job.
Bana hayatından, işinden ve hobilerinden bahset.Tell me about your life, work and hobbies.
Bu benim işim, Tom'unki değil.That's my job, not Tom's.
Bu gerçekten benim işim değil.That's not really my job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod