Yalnızca işimi kaybettim.I just lost my job.
Şimdi kendi işimi kurdum.I just started my own business.
Ben az çok işi berbat ettim.I kind of messed up.
O işin kolay olmadığını biliyorum.I know that job wasn't easy.
Ben işimi biliyorum.I know my business.
Tom'un işini biliyorum.I know Tom's work.
Yapacak biraz işimiz olduğunu biliyorum.I know we have some work to do.
Bu işi neden istediğini biliyorum.I know why you want this job.
Beni işitebileceğini biliyorum.I know you can hear me.
Son zamanlarda yeni bir işin olduğunu biliyorum.I know you recently got a new job.
Sadece işinizi yaptığınızı biliyorum.I know you were just doing your job.
Bu işi seviyorum.I like this job.
Pazartesi günü işimi kaybettim.I lost my job on Monday.
Bu işin kolay olacağını hiç söylemedim.I never said this job would be easy.
Tom'la konuşmanızı tesadüfen işittim.I overheard your conversation with Tom.
Tom'un işini nasıl aldığını bilmiyorum.I don't know how Tom got his job.
Bugün işin yok mu?Don't you have work today?
Kendi işimi işletiyorum.I run my own business.
Sadece kendi işimi umursamalıydım.I should've just minded my own business.
Hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that has to be done.
Eve gitmeden önce hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that needs to be done before I can go home.
Sanırım buradaki işimiz tamam.I think our work here is done.
Sanırım Tom Mary'nin işini istiyor.I think Tom wants Mary's job.
Sanırım biraz tamamlanmamış işimiz var.I think we have some unfinished business.
Sanırım burada işimiz bitti.I think we're finished here.
Tom Mary'nin işi çok iyi yapacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will do the job very well.
Tom Mary'ye Boston'daki işi hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her job in Boston.
Fransızcayı daha iyi konuşabilseydim, o işi alırdım.If I could have spoken French better, I might have gotten that job.
Bu, işimin parçası.It's part of my job.
Yapacak çok işin var mı?Do you have a lot to do?
Yeni işin nasıl gidiyor?How's your new job going?
Bana önerebileceğin bir işi alacağım.I'll take any job you can offer me.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısın.I think you should take the job Tom is offering you.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısınız.I think you should take the job Tom is offering you.
O, şimdiye kadar yapmaya başladığı her işi bitirdi.He's finished every task he's ever taken up.
Onun işinde o, elektrik devrelerini tasarlar.In her job, she designs electrical circuits.
Bir işin olduğu için mutlu olmalısın.You should be happy to have a job.
Kesinlikle işimi kaybetmek istemiyorum.I sure wouldn’t want to lose my job.
Eve gitmeden önce işi bitirdiğine emin ol.Be sure to complete the work before you go home.
Hâlâ yapacak bir sürü işim var.I've still got a lot of work to do.
Birisi bu işi bitirmek zorunda.Somebody has to finish this job.
Tom, eğer bunu yapabileceğini düşünmeseydi işi yapmanızı istemezdi.Tom wouldn't have asked you to do the job if he didn't think you could do it.
Eğer bana tavsiye etmeseydin işi almazdım.I wouldn't have gotten the job if you hadn't recommended me.
Ben ayrılmadan önce yapacak bir sürü işim var.I've got a lot of work to do before I can leave.
Bu işi bitirmek için üç haftamız olduğunu sandım.I thought we had three weeks to finish this job.
Tom işi yapmak için ihtiyacı olan her şeye sahiptir.Tom has everything he needs to do the job.
Kendi işine bakmanı tavsiye ederim.I'd advise you to mind your own business.
Ben gerçekten işinize aşina değilim.I'm not really familiar with your work.
Bir daha senin işine karışmayacağım.I won't interfere with your work again.
Tom her şeyin onun işi olduğunu düşünüyor.Tom thinks everything is his business.
Bu işi yapmak için kendi aletlerime ihtiyacım olacak.I'll need my own tools to do this job.
Ben işi reddettiğini anlıyorum.I understand you turned the job down.
Ben sadece kendi işime bakıyordum.I was just minding my own business.
Yapacak bir işin olduğunu anlıyorum.I understand you have a job to do.
Yapmam gereken çok işim var.I have a lot of work I have to do.
Yapacak epey işim var.I have a great deal of work to do.
Yapacak pek çok işim var.I have a great deal of work to do.
Yapacak bir hayli işim var.I have a great deal of work to do.
Bu işi yapabilip yapamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can do this job.
Kendi işine bakar mısın?Would you mind your own business?